Bu aralar yorgunluklarımın ardından dinlenen, kendine bakan, kendini dinleyen bir insana dönüştüm... Bir nebze daha sakin, biraz daha umutluyum o yüzden.
Ama illaki bir cevap verecek olursam, sanırım, her seferinde "daha iyisi olacağım, değişeceğim, böyle olmayacak artık" dediğim şeylere karşı hiçbir şey yapamayışım yoruyor beni...
İnsanlara olan tutumum maslahat gereği, temkin ve ihtiyatla davranmayı gerektiriyor..
Cesaretin on derece olduğunu söylersek, bunun dokuzu ihtiyat ve yalnızca biri korkmamaktır..
O halde ihtiyatın insanlarla olan ilişkilerde büyük bir payı ve yeri vardır. Çünkü karşılaşılabilecek gerçekler üzücü olabilir. Yapacak tek şey ise onu önceden tahmin etmek ve o kapıyı aralamamaktır..
Belki bunu bilmeyenler için hayat gerçekten çekilmesi güç bir geçit, büyük bir zindan, yalnızlık çukurlarından bir çukurdur..
Ama insan er geç bu gerçeği öğrenir. Artık yalnızlaşması ve içine çekileceği büyük bir yolculuğu da bu yüzdendir.
Mevlana der, "Güvenmek bir fırsat vermektir. Güvenmediğin kişiye bu şansı tanıma."
O halde bu uzun süreçte, insanları gerçekten tanımadan onlara güvenmemiz gerekir. Güvenmek zaman ister..
Bu şekilde insan üzülmeyeceği gibi, gelecekte karşılaşacağı bir pişmanlık sebebi de kalmayacaktır.
Her gördüğü insanı kendisi gibi zanneden, herkese safdillilikle yaklaşan ve daima dünyaya temiz bir pencereden bakan kötülükleri aklına getirmez.
Şu gerçektir ki Allah sevdiği kulunu daima korusa bile, çeşitli imtihanlarla hem derecesini yükseltir hem de onun sabrını kuvvetlendirip, dışarıya karşı daha olgun davranmasını temin eder..
Yaşadığımız yanılmalar, aldanmalar hep bu minvaldendir. Esasen Allah böylece bizi büyük bir bela ve musibetten korur. Biz kaybettiğimizi düşünsek bile, yanıldığımız insanlardan kurtulmuş ve daha hayırlı bir geleceğe kapılar açılmıştır..
Düşünsenize, bir hatadan men ediliyorsunuz. Daha büyük hata yapmanız engelleniyor. Size üzülmek yolu ile, kalbiniz sorgulatılıyor. Bir daha hataya düşmemeniz bir bela ile gösteriliyor..
"Bir bela bin nasihatten yeğdir."
Hayatın bize öğretikleri reddedilemez. Kaldı ki bunu en güzel haliyle yaşantılarla bilebiliriz.
Müthiş bir ilahi nizamdır ki, Peygamberimizin a. s. m dahi terennüm ettigi hikmetli sözlerde (Abdullah bin revaha, Tarafe'nin şiiri) gizlidir.
"Günler sana bilmediğin şeyleri gösterecek ve ummadığın kimseler haberler getirecektir."
Bu bazen en yakınımız, ailemizin bir ferdi, bazen de yıllarca tanışık olduğumuz en yakın dostumuz olabiliyor..
Unutmamamız gerektir ki bizi Allah'tan daha iyi anlayan, bilen, gizli hallerimize vakıf ve bizi en güzel işiten ve icap eden yoktur.
Bizi bilen Rabbe şükürler olsun. Kalbimizi ondan gayrısına açma gafletinden bizleri korusun..
Allah razi olsun. Cok güzel toparlamissin. Özellikle su pencereden bakma kendi gibi sanma kismindan sonrasi cok etkileyicydi. Tesekkür ederim bu kaliteli yorumun icin. ❤️
Okudunuz mu bilmiyorum? Sorulan bir soruda aklıma gelmişti, burada bahsettiğiniz pencere kısmı o an orada da tevafuk etti 🙂 Söylemek istedim, dilerseniz görüşü okuyabilirsiniz.
Şu sıralar biraz daha kendi içimde geçiyor Çevremde dost gibi görünüp bana zarar veren insanları çıkardım Şu sıra biraz derslerim yok Ramazanla ibadetlerimle ilgileniyorum kendimle ilgileniyorum (her gece aynanın önünde en az yarım saat bakım yapmayanda ne bileyim yani😂😂)