Küçükken anlayamazsın hayatı nedir ne değildir bilemezsin. Dardır bakış açın, acı, zorluk bilmezsin. Aldığın her yaşla, her engelle, her zorluk, takıldığın tümsek, yaşadığın her bir acı imtihan ile, olgunlaşmanın merdivenlerini birer birer çıkıyorsun. Karşına çıkan her zorlukla, savaştığın zaman zarfında, aslında hayatı öğreniyorsun. Öğrendiğin şeyleri, iyi kötü olumlu - olumsuz bir ders olarak, avuçlarına dolduruyorsun, öyle devam ediyorsun bu yola. Gittiğin her yere onları da götürüyorsun. Büyüyorsun. Büyüyorsun... Küçükken karşısına geçtiğin zamanı hatırlamazsın belki, şimdi o aynanın karşısına geçtiğini neler neler geçiyor gözünün önünden. Neler neler... Üstüme gökten kan da damladı, ama bir sabah uyandım gittiğim yolda yanımda bir çiçek bile açtı diyorsun. Bir yanda yağmur, bir yanında güneş var, insanlara, duruma, yerine göre sen mevsimini gösteriyorsun. Yani seni anlayana... Anlayana..
*Onların ikinci yüzlerini gördüğün için mi, seni sandığın kadar saymadıklarını fark ettiğin için mi? *Yoksa diğer insanlar gamsız olduğu için mi? Senin gibi duygusal olmadığından mı? Senin gibi ince düşünemedikleri ve bu yüzden seni anlamadıkları için mi? *Yoksa vefasız oldukları için mi? Senin eksikliğini hissetmedikleri için mi? Hep düşünen , büyüklük bende kalsın diyen sen olduğun için mi? *Ya da bu hayat telaşında senin de bir kalbin olduğunu göremeyip de destek olmak yerine köstek olurcasına sözler sarfettikleri için mi? Neden , olmalı bir sebebi. Ki o zaman yalnızlığı seçtiğinin bir anlamı olsun.. 💆♀️
Peki sen neden insanlara kendini anlatmaktan vazgeçtin?
İkinci yüzlerini gördüğüm ve benimde hassas bir kalbimin olduğunu unutup fütursuzca söyler söyledikleri için elbet bu ilelebet sürmeyecek biliyorum. Sadece konuşmadan önce karşısındakileride düşünsün insancıklar ona göre hareket etsinler.
1
7 Yorumla
Soran
+1 yıl
Doğru. Herkes konuşmasını bilmez ki. Boş konuşan insanları fazla dinleyemiyorum artık.
Kim olursa olsun; karşındaki insanla özel bir detayı paylaşırsın, yaşantının iplerini de bizzat kendi ellerinle ona uzatırsın. Tamamen bundan ibaret hayat artık. Cahilliğini "isteyerek" benimsemiş, algısı kapalı, idrak yeteneği olmayan, analiz etmeyi değil yargılamayı tercih eden, egoist ve boş yaşayan insanların düşünceleri umurumda olmadı hayatım boyunca. Kim beni nasıl görmek isterse, öyle görür. Aynı seviyede olmadığım insanla paylaşacağım tek bir cümlem dahi yok.. Dış görünüşüne olan zaafları, maddi imkanların ve "iyi" kalbin; onlar için belirleyici temel unsur. Ne diye kendimi böylelerine anlatayım, neden zamanımı harcayayım.. Ben, bana yetebiliyorum. En önemli olgu bu benim için.
0
4 Yorumla
Soran
+1 yıl
“Aynı seviyede olmadığım bir insanla paylaşacağım tek bir cümlem dahi yok.” Bunu yaz çerçeveye as.. O kadar doğru ki. Sadece zaman farkıyla insanların ilk gördüğün, tanıdığın gibi olmadığını gördüğün an, temiz bir sınır çiziyorsun. Ve o saatten sonra, o sınıra yaklaşabilene aşk olsun..
İnsan herkesle konuşabilir ama herkesle gerçek sohbetler edemez. Anlatsak bile karşı taraf bunun ne kadarını anlayabilecek ki? Anlamıyorlar. İnsanlar artık yanlış anlaşılmalar dışında gerçekten anlaşıldığını düşünmüyor. Bu yorgunluk, hissizlik bu yüzden. Biz kendimizi ne kadar doğru bir şekilde anlatmaya çalışsakta ilk yanlışımızda nasılsa en kötü biz olacağız.
0
3 Yorumla
Soran
+1 yıl
O kadar haklısın ki. Anlatacağın insanı ince ince seçmek lazım.. Yoksa duvara anlatmaktan başka birşey hissettirmez...
İnsanlara anlatmak dan vaztin mi cidden bizlere biseyleri anlatmak için onca yazıp emeek göstermiş olman vazgeçtiğini göstermiyordu ☺️yoksa huy mu diyelim biz buna😊
Yaşamasak yazamazdık ki.. Yazmak bile iyi gelir insana. Yanında olup da seni anlamayan birine anlatmaktansa, kağıda dökersin iyi hissedersin. Buraya gelince içimden geldi öyle paylaşmak istedim.