Affetmek; büyüklüktendir deriz hep, geçmişin yüklerinden de kurtulmaktır aynı zamanda. Bunda hemfikiriz. Fakat insanoğlu olarak yapacağımız şeylerin bize olan katkısını bildiğimiz zaman o eylemi yapmak bizlere daha kolay gelir. Peki bizler affedici olduğumuz zaman, neler kazanırız, birey olarak nasıl bir olgunluğa erişiriz? Sanırım affetmek kadar bunu bilmek de elzemdir 🌿
Birini ya da bir olayı affetmemiş olmak demek, belirli bir seviyede kin duygusu taşıyarak yaşamaya devam etmek demektir. Yani aslında bünyenizde halledilmemiş, ilgilenilmemiş, ifade edilmemiş negatif bir duygu var demektir.
Siz bu duygu ile yaşamaya devam ettiğiniz sürece bu duygunun yaydığı elektromanyetizma ile yaşamaya devam ediyor olacaksınız farkında olmadan. Duygular yüksek derecede çekim enerjisine (manyetizma) sahiptir aslında. İngilizce emotion kelimesi energy in motion (hareket halindeki enerjiyi) temsil eder.
Dolayısıyla bastırılmış, görmezden gelinmiş her duygu eş duyguyu çekmeye devam edecektir. O zaman da kişi sürekli o duygunun (sizin sorunuzda affetmeme) ortaya çıkacağı olaylarla karşılaşmaya devam edecektir. Evren karşınıza halletmeniz duyguyla ilgili yeni sınavlar çıkartmaya devam edecektir. Siz sınavı geçene kadar.
Bu yüzden insanlar sürekli “neden benim başıma hep aynı şeyler geliyor” deyip durmaya devam ederler. Olumsuz duygu halledilmediği, onunla yüzleşip ondan özgürleşilmediği sürece bu devam edecektir.
Ya da daha basit bir şekilde şu şekilde de cevaplanabilir sorunuz: olumsuz tüm duygular geçmişle ilgilidir. Böyle bir duygu hisseden kişi (affedememe gibi) hala geçmişte yaşıyor demektir. Geçmişe takılı kalmış demektir. Ama biz geleceği şimdiki andaki bilincimizle yaratıyoruz. Yani kişi şimdiki anda geçmişin duygularını deneyimliyorsa, geleceğini de geçmişin duyguları ile yaratıyor demektir. Yani geleceği, geçmişinin bir tekrarı olacak demektir. Bu yüzdendir ki, insanın geçmişe takılı kalmaya ne kadar meyilli olduğunun farkına varan atalarımız “tarih tekerrürden ibarettir” demişlerdir. Yeni bir şey yapmazsanız yeni bir sonuç bekleyemezsiniz. Affetmek yeni bir şeydir.
Ve şunu da hiç unutmayın ki affetmenin tek yolu “aslında affedecek bir şey olmadığının” farkına varmaktır. Gerisi kandırmaca olacaktır.
Daha detaylı bilgi ve deneyim için benimle istediğiniz zaman profilimdeki linkler vasıtasıyla irtibata geçebilirsiniz.
Affetmek fiili, insana bahşedilmiş bir erdem değildir nezdimde. Diyeceklerimin çerçevesini bu durum çiziyor.
Öte yandan, insanlarla olan iletişimlerimizde '' yanlışlar '' olmuş ise mazur görebiliriz. Ne için? İkinci, üçüncü ve daha nice şansları hak ettiğinden ötürü karşımızdakinin. İnsanları mazur görebilmek, insanların yanlışlarını unutabilmek, insanlara şanslar verip hayatımıza tekrar tekrar alabilmek ne büyük erdemdir ama. Ama hak edene...
Öte yandan, ibarelerimde yanlıştan bahsettim. Ama bir de '' hatalar '' vardır... Hayatımda hatalara meyli olup, birden fazla kez hataları tekrar etmiş birinden maalesef soğurum ben. İstisnalar belki olur bilemiyorum ama bir insan eğer ki hata etmiş ise, soğumuş isem geri dönebilme, geçmişi unutabilmek, samimiyetimle muhabbet edebilme ihtimalim çok düşüktür. Büyük konuşmayı sevmem ama zordur yani. Karşıdakinin sunacaklarına da binayen değişme olasılığı hep vardır.
Ben filiz severim, yeşil severim, papatya sarısı severim. Umut kokan her bir zerreye hayranımdır kainatta. Devriktir cümlelerim belki ama anlaşılmakta sorunları yoktur çünkü içimden gelenleri aktarmaya ve üslup katmaya hayran biriyim, hep de öyle oldum. Lisanıma cevap verebilen bir yürek varsa karşımda, sınırların çok ötelerinde muhabbetler her daim benim için kıymetli olanlara bakidir, insanlık ve erdem bunu gerektirir, vesselam...
Estağfurullah, mahçup etmeyin. Bazı fiiller, sıfatlar çok ağır gelir bana. Utanırım, düşünürken mahçup olurum ben. Biri kalksa '' affet beni '' dese, terlerim, kaçacak yer ararım. Bana ait değil ki o fiil...
Çok severim, parçada da çok başka şeyler anlatılıyor aslında :) Ve yazdıklarımla da aynı doğrultuda.
“Affetmek” erdemdir, Cenâb-ı Hakk’ın “Afüvv” esmasının biz kulları üzerindeki tezâhürüdür. O sebeple Allah affedici olmamızı ister. Bunca günaha ve kusura rağmen huzuruna vardığımızda bağışlanmış olmayı nasıl arzuluyorsak, bize karşı yapılan kusuru da aynı şekilde bağışlamış olmamız gerekir diye düşünüyorum. Ki bağışlamayı reddetmek sizin de dediğiniz gibi her şeyden evvel kişinin kendi kalbinde bir yüktür, hayatı boyunca kendisiyle taşır, örselenir, yorulur. Halbuki yükünü yere bırakan rahat eder, selâmete kavuşur.
Affedenlerden ve affedilenlerden olmak duasıyla...
Affetmek büyük bir erdemdir. Olgunlaştırır , merhamet duygumuzu açığa çıkarır , içimizde huzura yol alır fakat insanlarda bazen ikinci bir şansı hak etmiyor.Çoğu zaman suistimal edilse de affetmek büyüklük ister. Kinden ve nefretten uzak bir duygudur. Herkesin harcı değildir. Affettim dersin ama o içinde ok misali durdukça ya da hafif develendikce daha da acı verir çıkarsan bir dert çıkarmasan bir dert. Uzun lafın kısası affetmek güçlü insanların özellikleridir. Her insan beceremez..😊
Affetmek erdemdendir demiş büyükler ama kendi yaşamımda edindiğim tecrübe bazende o kadar affedici olmamak gerekli bir sıkıntı olduysa o zaman çözüm yoluna girmek gerekli olduğunu gördüm. affetmek aynı zamanda o hatanın tekrarlanması anlamına gelebiliyor. Dengeli ve yerinde tepki verilmeli
Affetmek er kişinin işi denmiş. Çok doğru da söylenmiş. Kolay değildir kabullenmek, sindirmek, içselleştirmek, içteki fitne ateşini söndürmek, kolay değildir... Bilinse bir yük atmakdır... Bilinse kader çizgisine teslimiyettir... Bilinse manevi bir huzurdur...
Her hata af edilmez.. Ama küçük hataları affetmek insanın gönlünüde vicdaninida rahatlatır hangimizin hataları yokki birini en küçük hatasında affetmememiz için bizimde hatasız olmamamiz gerekir amma hem hatasız değiliz hemde merhametsiz olmakta bir hata değil midir? Biz sevdiklerimize karşı Merhametli olup affedersek hem kalbimiz yumuşak kalır hem onlar bizi kolayca affeder hemde Allahtan af dilerken vicdanimiz rahat olur..
Affetmek kişinin yükünü hafifletmesi, kendine de merhamet etmesidir. Merhamet eden merhamet bulur. Affedilmeyecek konular da vardır bunları görmezden gelmek ise kişinin kendisinden geriye bir şey bırakmaz. Yani kendinden eksilir
Affetmek mi İntikam almak mi İntikam alırsan; sadece onu sinirlendirmis ve geçici olarak içini rahatlatmis sanacaksin ama o değişmeyecek bundan ders almayacaktır.. Affedersen eğer ; o buna şaşıracak yaptığı kötülük karşısında iyilik görünce kendinden çok utanacak af dileyecektir , vicdani onu rahat bırakmayacaktır , en büyük intikam affetmek olur her ne kadar zor olsada...
şu an buna hiç cevap veresim yok. Ama güzel insanları kaybetmekten korur diye düşünüyorum. Öte yandan da başına bela olacak birini yeniden yeniden kazanmak da olabilir. Kişisine göre diyebilirim.
Affedilecek durum var affedilmeyecek durum var. Affetmek kişi için en sağlıklı olanı. Ama öyle kötülükler var ki , affetsen kendine haksızlık etmiş gibi hissediyorsun. Artık Allaha bırakıyorum. Yarına bırakır ama yanına bırakmaz.
1
0 Yorumla
Gizli Üye
(45 üstü)
+1 yıl
Ne ruhi haletteysem o rotada soruların oluyor.. SüphanAllah..
Kalp en güzelin tahtıdir. Nefrete hırsa yer yok orada. İnsana, hayatına sirayet eder. Affet ki güzel kal güzel yaşa. Tabi bir de nefis mücadelesi ne var. Söylemek kolay olsa da affetmek zor oluyor.
Merhaba.
Birini ya da bir olayı affetmemiş olmak demek, belirli bir seviyede kin duygusu taşıyarak yaşamaya devam etmek demektir. Yani aslında bünyenizde halledilmemiş, ilgilenilmemiş, ifade edilmemiş negatif bir duygu var demektir.
Siz bu duygu ile yaşamaya devam ettiğiniz sürece bu duygunun yaydığı elektromanyetizma ile yaşamaya devam ediyor olacaksınız farkında olmadan. Duygular yüksek derecede çekim enerjisine (manyetizma) sahiptir aslında. İngilizce emotion kelimesi energy in motion (hareket halindeki enerjiyi) temsil eder.
Dolayısıyla bastırılmış, görmezden gelinmiş her duygu eş duyguyu çekmeye devam edecektir. O zaman da kişi sürekli o duygunun (sizin sorunuzda affetmeme) ortaya çıkacağı olaylarla karşılaşmaya devam edecektir. Evren karşınıza halletmeniz duyguyla ilgili yeni sınavlar çıkartmaya devam edecektir. Siz sınavı geçene kadar.
Bu yüzden insanlar sürekli “neden benim başıma hep aynı şeyler geliyor” deyip durmaya devam ederler. Olumsuz duygu halledilmediği, onunla yüzleşip ondan özgürleşilmediği sürece bu devam edecektir.
Ya da daha basit bir şekilde şu şekilde de cevaplanabilir sorunuz: olumsuz tüm duygular geçmişle ilgilidir. Böyle bir duygu hisseden kişi (affedememe gibi) hala geçmişte yaşıyor demektir. Geçmişe takılı kalmış demektir. Ama biz geleceği şimdiki andaki bilincimizle yaratıyoruz. Yani kişi şimdiki anda geçmişin duygularını deneyimliyorsa, geleceğini de geçmişin duyguları ile yaratıyor demektir. Yani geleceği, geçmişinin bir tekrarı olacak demektir. Bu yüzdendir ki, insanın geçmişe takılı kalmaya ne kadar meyilli olduğunun farkına varan atalarımız “tarih tekerrürden ibarettir” demişlerdir. Yeni bir şey yapmazsanız yeni bir sonuç bekleyemezsiniz. Affetmek yeni bir şeydir.
Ve şunu da hiç unutmayın ki affetmenin tek yolu “aslında affedecek bir şey olmadığının” farkına varmaktır. Gerisi kandırmaca olacaktır.
Daha detaylı bilgi ve deneyim için benimle istediğiniz zaman profilimdeki linkler vasıtasıyla irtibata geçebilirsiniz.
Sevgilerimle.