Çünkü insanlar kendi hatalarının avukatı olmuş. Herkes sütten çıkmış ak kaşık sanki. Empati yapamayan, öz eleştiri yapamayan kişiler kendi hatalarını görmez. Sürekli başkalarının kusurlarını araştıran kişiler kendi hatalarını görmezler 🌺 Hz. Mevlana ne güzel söylemiş Kusur bulmak için bakma birine, bulmak için bakarsan bulursun, kusuru örtmeyi marifet edin kendine. İşte o zaman kusursuz olursun 🌺
Kimse mükemmel değil. Birine kolay gelen bir şey diğerine zor gelebilir. Biri, belli bir konuda hemen yanılabilecek bir yapıdayken, diğeri başka bir konuda zayıflık gösterebilir. Bu açıdan ben bir konuda hatalıysam, başka bir konuda hatalı olan biri beni eleştirebilir. Kendi hatalı da olsa benim hatalarımı belirtebilir. Bunda bir yanlışlık görmüyorum ben. Çünkü zaten hepimiz belli açılardan hatalıyız. Birbirimizi uyaramayacaksak, bizi hangi mükemmel insanlar uyaracak? Öyle kişiler yok. Bunu daha çok günah işlemeye devam etmek isteyen kişilerin söylediğini düşünüyorum. 'Tamam benim içkimi eleştiriyorsun da sen daha namaz bile kılmıyorsun' gibi bir bakış açısı yanlış. Namaz kılmıyor olabilir ama kötü bir şey olan içkiyi eleştirebilir. Kendi hatalarımın çok fazla farkında ve onları çok fazla sorgulayan biri olarak, kişinin hatasını görmemesini ise şu şekilde yorumlayabiliyorum: Büyük ihtimalle ya onun bir hata olduğunu düşünmüyordur ya da o hatadan vazgeçmek istemiyor, bu onun nefsine ağır geliyor, bile bile hataya devam etmek istiyordur. Ayrıca şunu da aklıma getirdi: İmanın belirtisi; müminin günahlarını üzerine devrilecek bir dağ gibi görmesi, imanı zayıf birinin ise eliyle kovabileceği bir sinek gibi onları hafife almasıdır. Kendi hatalarımıza nasıl baktığımız çok önemli ama kendimiz ne kadar hatalı olsak da başkalarını uyarmak da bizim görevimiz.
İnsanoğlu işte.. Doğasında var. Sadece bununla yetinmez, görmek istedikleri gibi görmeye meyil ederler. Kendi nefsinin hatasını görmeyen bir kişinin, sırasını başkasına paslaması hiç erdemli bir davranış değil.. Sosyal medyada buna örnek gösterilebilir. Başkalarının hata ve kusurları ile yakından ilgileniliyor. Kendi noksanlıklarından haberdar olmayan insanlar, bu şekilde toplumu güvensizliğe itiyor. Nefsin egosu her zaman zirvededir. Ben bilirimler bitmez bu hayatta.. Önce kendimizi görmeye çalışalım. Bi’ bakalım ne haldeyiz..
Çünkü insanlar herşeyde oldu gibi, rahmette de bencil. Kendi günahlarının büyüklüğünü kendisi affettiği için Allah'da affeder diye düşünse de, içeride bir yerler de huzursuzlar. Nefs ikna eder ama, ikna olmayan bir nokta yani vicdan hep vardır. Onun sesi o kadar gür ki, biraz olsun bastırabilmek için, ortaklar aranır. Mümkünse daha büyük suçlular ama yoksa daha fazla suçlu. O yüzden dir bunca suçlama, bunca kusur arama, hep bı yüzden.
Ayette geçen kalp, akıl anlamına geliyor, kalple karıştırılmasın. "Andolsun biz, cinlerden ve insanlardan birçoğunu cehennem için yaratmış olduk. Bunların kalpleri vardır ama onlarla kavrayamazlar; gözleri vardır ama onlarla göremezler; kulakları vardır ama onlarla işitemezler. Onlar hayvanlar gibidir, hatta daha da şaşkındırlar. İşte asıl gafiller onlardır."