İnsanlar bilmediği bir şeye karşı daima merak beslerler
Bir zaman içerisinde bu zaman x olsun bir futbol maçı olsun, bu futbol maçı şehrin en önemli maçı olsun. Bir insan bu maçın başlamadan önce, duyduğu duygular: ''Heyecan ve meraktır.'' Merak edişi şundandır, sonucu bilinemediği için, süreç içinde başlayacağı içindir. Bir takım gol attığında ise, karşı tarafın merakı, endişeye dönüşür. Çünkü endişe dediğimiz kavram, merak etmenin bir üst aşamasıdır. Yeniliyorken duyduğu endişe, maç son dakikalara geldiğinde, korkuya dönüşecektir. Bu korku yenilme korkusudur. Daha sonra bir penaltı olsun ve durumu eşitleme şansı yakalasın karşı taraf, işte burada, penaltının gol ile sonuçlanması sonucu kişi, güven besleyecektir.
Sınıfa girerken tüm gözlerin üzerinizde oluyor hissi, sınıfta parmak kaldıracak iken, kendinize güvenmeyip kaldırmaya utandığınız parmağınız, karşı cins ile konuşurken gözlerinizi kaçırdığınız ve utandığınız anlar, belirli ve bazı zamanlar bazı mekanlarda duyduğunuz aşırı stres sonucu elde terlemeler, yüze vuran kırmızılık ve kızıllığa kaçan kızarıklar sonucu oluşan göz ıslaklıkları, bazı zamanlarda duyulan öz güvensizlik hissi, karşı taraf ile sokakta dahi göz göze gelememe hissi, pekala hoş geldiniz.
Son bir örnek daha konuyu iyi anlamanız için
Sokaktasınız, karşıdan bir insan geçiyor. Bu insanın fiziksel görünümü egolarınızı harekete geçirdiğinden dolayı, ona karşı bir merak duydunuz. Bu merak sizde oluşmaya başlarken, karşıda ki kişinin gözlerini sizin gözlerinize dikmesinin hemen ardından sizde oluşan, endişe hissi baş gösterir. Bu iki kavramın oluşmasının tek nedeni, ışığın gölgesini görüyor oluşunuzdan kaynaklanır. Zamanla o endişe, korkuya dönüşecektir. Ve korkularınızda boğulabilir, veya yenecek gücü daha ilk aşama olan merak etmede başarırsınız.
İnsanlar bilmediği bir şeye merak duyarlar
Edindiği, ve duyumlar yoluyla elde ettiği varsayımlar bazı zamanlar gerçeği göstermediğinde merak giderilmediğinde kişide, zamanla o duygu endişeye dönüşür. Endişe onu bir çıkmaza sürükleyecektir. Kişi duyduğu endişe ile, karşı objeye karşı dayanılmaz bir çekim kuvveti hissedecektir. O endişeleri durduramaz ise karşı tarafa karşı bir çok korkular besleyecektir. Bu korkular ise onu ya boğacak, ya da asıl olan hakikate yaklaştıracaktır, nedir o hakikat? tabi ki de güvendir.
Sakın ki bilmediğiniz bir şeye karşı oluşan merakınız, endişeye dönüşmesin
Ne zaman endişeye dönüşürse çanlar sizin için çalıyor olacaktır. O endişeleri ise asla korkuya dönüştürmeyin, zira dönüştürürseniz, ruhunuzda haykırışlar artacaktır. Sakın o korkuları da alıp kendinizi sakın boğmayın, zira Latinlerin dediği gibi '''Heu patior telis vulnera facto meis'',-Ah yazık, beni yaralayan kendi oklarım.
Bende merak ediyorum ama şuana kadar olan şeylerin tesadüf olup olmadığını bilmediğim ve tam emin olmadığım için ya yanlış anladıysam diye soruyorum cesaretimi kaybediyorum sonra tekrar cesaretleniyorum ve aynı şeyler oluyor endişe duyuyorum belki de reddedilme korkusundandır korkuyorum belkide 😑
Farklı bir bence olmuş. Yanlış anlamanı istemem fakat kurduğun cümlelerin bir çoğunda anlatım bozukluğu var bu da okuyucuyu olumsuz yönde etkiliyor. Emeğine sağlık 😊
Senin hataların senin kuralların ve senin hayatın beni ilgilendirmez zaten :) fakat bence yazmışsın ve bencende bende kendi fikrimi belirttim. Evet mantığını anladım tabi
mantığımı anladıysan anlatımımında iyi olduğunu göstermez mi , yani anlatımda bozuklukların olması demek kişinin anlatımını senkronize edememesi ile alakalı ve akışkanlığını önlüyorsa, ama zaten mantıkta anlamak varken kim takar bunları