Fobiler insanı hayata bağlıyor
Dünyada herkes bir çeşit fobiye sahiptir ve bu fobiler sayesinde hayata karşı tutunma şekilleri gelişir. Fobisi güçlü olan insanlar genellikle hayata daha güçlü bağlarla bağlıdırlar; fobinin kaynağı, sahip olduğunuz en değerli şeyi kaybetme korkusu ve kaybetmemek adına verdiğiniz mücadele anında yaşadığınız panik duygusundan ibarettir.
Dikkat ederseniz tüm insanlar için korkular ortaktır. Mesela karanlık, yılan, yükseklik, özellikle eklem ve çok ayaklılar korkusu çok yaygındır.
Sadece buraya bakarsak bile korkunun belirli kıstaslara göre oluşan ve tecrübelerle ortaya çıkan davranışlar bütünü olduğu konusu fobilerin nasıl oluştuğu konusunda bize ipucu veriyor.
Mesela:
Evinizde/odanızda bunu görseniz ne yaparsınız en çok sorulardandır. Gelin bakın her iki cinsiyetin bu görsele karşı yorumlarını inceleyelim:

Erkekler:
"Evin tapusunu üstüne yaparım, buna yamuk da yapılmaz aq"
"Anahtar masanın üstünde deyip, Usain Bolt'a tur bindirecek şekilde koşarım"
"Kalpten gideceğim için evin yeni sahibi o olur"
Kızlar :
"Ay bakamıyorum, keşke bakmasaydım"
"Kaşınmaya başladım, vücudum kızardı"
"Iyy, bilgisayar açık kaldı, babamı çağırayım kapatsın şu sayfayı"
Yorumlar örümcek fobisinin varlığını yeterince göz önüne seriyor. Örümcek fobisi için en yaygın özgül fobi de demek mümkün. Çünkü böceklerden korkmayan insanlar da bile olabilen bir korku çeşidi.
Mitolojik olarak da örümcek sevilmeyen bir hayvan

Bir gün Athena, örgülerini çok beğendiği Arachne ile yarışmak ister. Athena örgüsünde daha pozitif şeyleri konu alırken, Arachne adalete isyan temalı bir örgü örer. Kazanan Arachne olur ancak Athena bunu hazmedemez. Arachne'yi örgü öldüğü cisimle başına vurur ve onu bir daha sadece ağ örebilen bir hayvan haline getirir. Böylece Tanrılara isyan eden Arachne de cezalandırılmış olur.
(Bu mitin başka versiyonları da var, ben bu şekilde duydum)
Bizim toplumda da "Karadul" anlayışı var: Dişi örümceğe güven olmaz!
Birçok yörede bir atasözü gibi kalıplaşmış bir söz var; dünyada yıkılması en basit yuva dişi örümceğin yuvasıdır denmiştir.
Bunun sebebi dişi örümceğin, yuvasını avlarını iştahla mideye indirmek için kullandığı bir ağ oluşu. Öyle ki erkeğini bile yuvasına davet edip, üreme ihtiyacını karşıladıktan sonra öldüren bu canlıdan boşuna korkmuyor insanlar. Şanslıysa kaçıyor erkek örümcek, acı...
Psikolojide örümcek korkusu ne peki?
Dünyada insanlarda dahil olmak üzere canlıların çok büyük bir kesiminde erkekler fiziksel görünüş olarak, kadınlardan daha büyüktür.
Ancak örümceklerde durum çok farklı; dişi bir örümcek erkek örümceğin 5-15 katı büyüklükte olabiliyor. Yani dişi örümceğin dominantlığı söz konusu ve daha güçlü, erkek üzerinde ihtiyaçlarını karşıladıktan sonra erkeği kaçmazsa, onu da öldürüp yiyor. Resesif karakterdeki erkek, dişinin vicdanına bağlı yaşıyor.
Babası sakin olup annesi dominant olan ve çocuklarına karşı baskıcı olan annelerin çocuklarında da örümcek korkusuna sık rastlanabilir. Bunun sebebi tiksinti de olabilir. Bu durumda bir obsesif kompulsif bozukluk çeşidi olan el yıkama rahatsızlığı da yine anne problemli olabilir.
Hijyen takıntılı ve otokontrolcu annelerin çocuklarında el yıkama obsesyonu, diğer annelerin çocuklarına oranla daha fazladır.
Anne burada hem sorun kaynağı hem de obsesyonu tetikleyici görevde olabilir.

Obsesyonu travma ve çevre kaynaklı da olabilir. Bir psikolojik rahatsızlığın temelinde hiç ummadığınız bir rahatsızlık yatabilir.
Görseller için kusura bakmayın.
Sevgilerimle
Aşk İlişkileri
YKS2026
Gündem
Dünya Kupası
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
Cinsel Yaşam
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Özel Günler & Hijyen
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
Diğer
En İyi Cevaplar