Ne Kadar Normaliz Hiç Düşündük Mü?

Bu, her ne kadar geçmişte bıraktığımız bir soru gibi görünse de, bana göre bu dönem insanları için de hala popülerliğini korumakta.


Bu yazımda, benim de işyerimde sıkça gözlemlediğim kişilikler ve normallik hakkındaki görüşlerimi paylaşmak istiyorum.


Yaşantımız, büyükannelerimizinki gibi net ve keskin sınırlı değil. Hayat yelpazesi genişledi, zaman kavramı kayboldu. Böyle bir duruma uygun yaratılmayan insan için de kişilik sınırları yokolmaya başladı.





Peki günümüzün bu karmaşa ve telaşa uyum sağlamaya çalışan beynimizin siyah ve beyazının sınırları ne kadar belli?





Beden ve ruh dünyamızdaki bu hızlı değişimler, beyin kimyamıza ne derece uyum sağlayabiliyor ya da diğer bir deyişle, dahilik ile delilik arasındaki o ince çizgi nerede başlayıp nerede bitiyor?


Tıp dünyasına göre bu sınırlar belli olabilir ama gündelik hayatta karşılaştığımız öyle durumlar oluyor ki karşımızdakini ' hasta ' olarak değerlendirmemize yol açabiliyor. ' Bir şeyler yolunda gitmeyecekmiş gibi hissediyorum.' ya da ' İşimde mükemmel olabilmek için geceleri bile çalıştığım oluyor. ' sözleri size de tanıdık geliyor mu?


' Alice Harikalar Diyarında ' masalını okuyanlar bilir. Alice adlı kız, iskambil kağıtları ve tavşanlarla konuşuyordu. Bir masal olarak düşünebiliriz ama belki de kahramanımız bir ' Deli ' idi. Subluminal mesaj olarak bu tür kaçıklıkların normal olduğu daha o yaşlarda kafamıza işleniyor olabilir.


Üzerimizde müthiş bir baskı oluşturan günümüz temposunda iskambil kağıtlarıyla konuşmasak da çizdiğimiz kişiliklerle bedenimiz alarm veriyor olabilir.


Nedir bu kişilikler :


HUZURSUZ KİŞİLİK


Zaman yetersizliğinden sürekli olarak şikayet edip agresif davranışlar sergileyen kişilerdir. Kaygı, stres, depresyon,anksiyete ve kalp krizi en çok bunlarda görülür.



MÜKEMMELLİYETÇİLER


İnsanüstü sınırları ve hedefleri olan bu kişiler sadece kendilerinin değil arkadaşlarının bile başarısızlıklarına tahammülleri yoktur. En ufak bir tökezlemede depresyona girerler. ' Ya hep ya hiç' ilkesiyle hareket ederler.


Başaramamak endişesi o kadar yoğundur ki en basit bir işe bile korkuyla yaklaşırlar. Obsesif Kompulsif takıntılar ve depresyon bu gruptakilerden çıkar.



İŞ KURTLARI


Ofisteki işlerinin bitmediğini düşünerek ofisten geç çıkar veya eve iş taşırlar. Hayatlarındaki tek mutluluk kaynağı bu olduğundan normal bir evlilik yapmak yerine ' İşleri ile evlenirler.'


Yorgunluk, gerginlik, uykusuzluk, baş ve kas ağrıları bu gruptakilerde görülür.



Bu kadar bilgiden sonra delilik ile dahilik arasındaki sınırı şöyle tanımlayabiliriz :


Alışkanlık veya belirtilerin ''Hasta ve çevresini rahatsız edecek ölçülerde'' olmaması.


Hepimizin içinde yukarıdaki kişiliklerin ufak da olsa bir parçası vardır ama önemli olan onu zincir altında tutabilmektir gerisini zaten beynimiz halleder..



Hepinize sağlıklı, dingin ve huzurlu günler diliyorum..

Ne Kadar Normaliz Hiç Düşündük Mü?
Cevapla