Açıkçası hiçbirimizin çok tasvip ettiği bir ilişki değildi onlarınki… Esas oğlan, paranoya derecesinde kıskanç biriydi. Arkadaşımızla ( kod adı Esra diyelim ) iki yaz önce Bodrum'da tanışmışlardı. Tanıştıkları andan itibaren tatilin büyük kısmını beraber geçirmiş, Esra'cık İstanbul'a sevinçten adeta uçarak dönmüştü. Üstelik esas oğlan da İstanbul'da yaşıyordu. Esra'nın deyimiyle ' Beyaz Atlı Prens bulunmuştu '! Anlattıkları bizi de arkadaşımız adına son derece sevindirmişti. İyi bir işi olan, askerliğini yapmış, eğitimli, kültürlü, esprili, harika bir aileye sahip olan biriydi Prens. Eh, bütün bunlara ek olarak bir de yakışıklıydı ki bu da işin bonusuydu! Güzel bir peri masalına yelken açmamaları için hiçbir sebep yoktu kısacası.
Esra da öyle yaptı. Her kadın gibi etekleri zil çalarak mutluluğa yelken açtı.. Açtı da, çok geçmeden aşk denizinde alabora oldu!
Tek bir kötü huyu var, O da kıskançlığı…
Esra'yı hayatında ilk kez yaz tatilinde, mayo ve bilumum yazlık kıyafetlerle görüp aşık olan Prens, kızcağızın bütün kıyafetlerine karışmaya, müdahale etmeye başladı. Zaten öyle açık saçık giyinen biri olmayan Esra ne olduğunu şaşırdı. Ama aşıktı, ne yapsın garibim! Her sabah evden çıkmadan, o gün giyeceği kıyafetlerin resmini çekerek Prens'e gönderiyor, onay gelmezse kreasyonunu değiştiriyordu.
Beline kadar uzun, sapsarı saçları çok dikkat çektiği gerekçesiyle siyaha boyandı, kesildi. Yüce Prens öyle istiyordu!

Bu kadarla kalsa iyi! Kızcağızın telefonunda kayıtlı olan tüm numaralar, yaptığı konuşmalar, gönderdiği ve aldığı mesajlar sık sık kontrol ediliyordu. Sanki karşı cinsten her insan potansiyel bir tehlikeydi. Sabahları kapı görevlisine sipariş verirken zaten yeterince kapalı olan pijamasının üzerine hırka giymek zorundaydı mesela.. Prense göre erkeklerden her an her şey beklenirdi. Esra'ların yirmi beş yıllık kapı görevlisi Ali Rıza Amca'dan bile!!!
Kızcağızın Prens dışında bir hayatı kalmamıştı. İşe gidiyordu evet, ama Prens beklenmeyen anlarda iş yerine çat kapı gelip ortamı kontrol ediyordu. Herkes tarafından sevilen, renkli bir kişiliğe sahip olan arkadaşımıza ' merhaba ' demeye bile korkar olmuştu insanlar. Arayıp soranları azaldı, çevresinde birkaç yakın arkadaşı hariç kimse kalmadı.
Zavallı Esra gün geçtikçe sessizleşmeye, içine kapanmaya, kilo vermeye başladı. Anne ve babası da kızlarının bu haline çok üzülüyorlardı, perişan durumdalardı. Yakın arkadaşları olarak artık bir şeyler yapmak gerektiğine karar vermiştik. O'nu karşımıza alıp ciddi bir şekilde konuşmaya çalıştık. Ama Esra sırılsıklam aşıktı ve beyni yıkanmış gibi gözlerini boşluğa dikerek ' Tek bir kötü huyu var, O da kıskançlığı… Olsun, ne yapalım, seviyorum.. ' diyip duruyordu. O zeki, cevval kız gitmiş; yerine adeta beyni alınmış bir yaratık gelmişti!
Kıskançlık karşındakinden çok kendinden duyduğun şüpheye bağlı
</center
Prens uyanık çıktı. Esra'nın yakın arkadaşlarının atağını karşılıksız bırakmadı ve ne yapıp edip Esra'nın ebeveynini de kandırdı, nişanı bastı. Bizim neredeyse fotosentezle yaşamaya başlamış şaşkın arkadaşımızın suratına, bir de aptal bir gülümseme yerleşti böylelikle.
Bitkisel hayattaki arkadaşımızla Kıskanç Prens'in ilişkisi, nişanlılık dönemi de dahil olmak üzere iki sene kadar sürdü. Evlilik tarihine karar verdiler. Bizler de içimiz buruk, arkadaşımızı öyle istiyor diye duruma razı geldik.
Prens, bir gün Esra'yı gelinlik beğenmek için aile terzilerine götürmüş. Gelinliği de O seçecek tabii, aksini düşünmediniz ya?!.
Esra model beğenmek için dergilere bakarken, bir sayfada gelinlik ve damatlıkla poz veren mutlu bir çifte rastlamış. Sonra da kafasını kaldırıp, aynada kendini izlemiş bir süre. Eğer Prens'le evlenirse, hiçbir zaman, dergideki kız kadar içten gülümseyemeyeceğini fark etmiş içi acıyarak. Çantasını almış, Prens'i yanaklarından öperek şaşkın bakışlara aldırmadan orayı ve hilkat garibesine dönen peri masalını terk etmiş.
Sonrası mı? Hepimizin bildiği şeyler: İkna etme çalışmaları, özür dilemeler, çiçekler, hediyeler, ' değişeceğim ' diye yemin etmeler ve tüm sevgisine rağmen barışmamaya kararlı Esra'cık… Ve, SON..
Bir hikâye daha böylece bitivermişti işte

Ortaokul yıllarında gittiğim bir kursta sessiz sakin, içine kapanık bir kız vardı. Sonra bir gün tuttuğu bir defter çıktı ortaya. Kız, sınıftaki diğer kızlarda kıskandığı ne varsa onları defterine not almış, ama başına ' ben ' öznesini koyarak. Cümlelerin yanına diğer kızların isimlerini yazıp üzerlerini çizmiş.
Ailesi kızı apar topar kurstan aldı. Öğretmenlerden biri 'Arkadaşınız hastalık derecesinde kıskanç. Sanırım yardım alması gerekiyor ' demişti. İşte o günden beri huzursuz eder beni bu ' kıskançlık ' kelimesi.. Bana sorarsanız, Prens'in yaptıkları ile bu kızın tutumu arasında hiçbir fark yok! Özenmek, gıpta etmek, imrenmek insana mahsus; zararsız özellikler. Ama kıskançlık öyle değil! Zehirli bir yılan gibi! Sonunda hem insanın kendisini sokuyor, hem de hayatındaki herkesi… Allah aşkına; ne demek oluyor sevdiğin, beğendiğin birini değiştirmeye çalışmak? Kişiliksiz biri ile mi yaşamak istiyorsun? Bir otla mesela? Ben ' seviyorum, ölüyorum, bitiyorum ' diyerek bu anlamsız işkenceye, sıkıyönetime boyun eğenleri de hiç anlamıyorum. Hayattaki hiçbir şey, insanın kendi kişiliği kadar değerli olamaz ki!
İnsan elbette sevdiği, hayatını paylaştığı insana tatlı bir kıskançlık duyabilir. O'nu kimseyle paylaşmak istemez, zaten normal olanı da bu. Ama aşırı kıskançlık karşındakinden çok kendinden duyduğun şüpheye bağlı sanırım.
Prens bu sıralar ne yapıyor, kimlere sıkıyönetim uyguluyor bilmiyorum. Ama Esra'mız çok mutlu. Saçlarını eski rengine boyattı, eski kilosuna yaklaştı bile
Ve gökten üç elma düştü.. Üçü de kıskançlık yaparak insanların hayatını zindana çeviren ve onlara sessiz sedasız göz yuman kişilerin tepesinin, tam orta yerine inşallah!
Aşk İlişkileri
Kadın Emeği
Gündem
Cinsel Yaşam
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Özel Günler & Hijyen
Dünya Kupası
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
Diğer
En İyi Cevaplar