Bu yazıyı beni günlerce kıskançlık, hayatımdaki kadınıysa öfke krizlerine sokan olaylarda en büyük dayanağım olan konuda yanıldığımı öğrendikten sonra yazıyorum.
O kadar da güvenilir bir delildi ki, su götürmezdi. Bütün senaryo neredeyse onun üzerine kurulmuştu.
Israrla öyle olmadığını söylemesi, kesinlikle kabul etmemesi beni şaşırtmıştı. Kalbim ona güven, haklı olmasa neden bu kadar savunsun derken mantığım da bu işte bir hata var diyordu. "Tamam sana inanıyorum" demiş olsam da kafam iyice karışmıştı.
Sonunda bugün tartışmamız öyle bir hale geldi ki "Artık beynim yandı, düşünemiyorum" diyerek benden bir kaç gün zaman istedi.
Bu noktada yapılacak bir şey yoktu, bir hata yapıp günahını almıştım. Saat geç olduğu için hatalı olduğumu fark ettiğimi, sonucuna katlanacağımı, benim hakkımda vereceği karar sırasında bunu bilmesi gerektiğini söyleyen bir mesaj attım.
İnsanın karşısındakine güvenmesinin ne kadar önemli olduğunu bir kez daha fark ediyorum. O delil ortaya çıktığında "hadi canım, kesinlikle bu işte bir yanlışlık var" diyebiliyor olmam gerekirdi.
Bunu diyemiyorsanız bunun iki sebebi vardır. Birincisi ya sizde bir sorun vardır, ya da karşınızdaki kişi size o güveni verememiştir.
Geçen burada bir arkadaş bir yorumda "Güven istenmez, verilir" yazmıştı. Google'dan aradım, özel bir söz mü diye bir sonuç çıkmadı. Bu nedenle arkadaşın adını hatırlamadığım için affına sığınıyorum.
"Güven bana" demek yeterli değildir. Bunu siz sağlamalısınız.
Yaptıklarınızla, sözlerinizle güvenilir olmazsanız eğer karşınızdaki kişinin huzursuz olmasına da itiraz edemezsiniz.
Siz dikkatli davranır ve şüpheye mahal vermezseniz karşınızdaki kişi zaten size güvenir.
Eğer sizde bir problem varsa da bunu çözmenin yollarını acilen bulmanız lazım. Sanırım bu konuda en önemli olan şey sakin olmak, çünkü kıskançlık anında ağzınızdan istemediğiniz şeyler çıkıp karşınızdakini gereksiz yere kırabilirsiniz. Hiç birimiz sonrasında pişman olacağımız şeyleri söylemek istemeyiz.
Bıçak yarası geçer, söz yarası geçmez demişler. O yüzden o sırada ne kadar haklı görünürseniz görünün, saygıyı elden bırakmayın. Belki de büyük bir hata yapıyorsunuzdur.
Adaletli olun, kesinleşmemiş şeyler hakkında ithamlarda bulunmayın. En önemlisi sözlerinizle karşınızdakini aşağılamayın veya hakaret etmeyin.
Hakaret etmeden de yeterince haklı olabilirsiniz. Daha üste çıkmak için söylediğiniz sözler gün gelir belki de ayrılığınızın sebebi olur.
Benim de bu olaydan çıkarımım elimdeki delilden önce karşımdakine inanmam gerektiğidir. Farzedin ki dibine kadar yalan söylüyor. İnanmakla ne kaybedersiniz?
Aptal yerine mi konulmuş olursunuz?
Merak etmeyin bir kaç kere aptal yerine konulmakla siz dürüstlüğünüzden bir şey kaybetmezsiniz.
Siz söylenene inanın ama salak da olmayın. Bir insana çok fazla şans vermemek gerekir. Eğer siz ona inandığınız halde sizi tekrar tekrar kandırıyorsa bu onun ayıbıdır. Siz hatalı olmayacaksınız, bence doğru olanı yapmışsınızdır.
İçinizdeki şüpheyi kontrol etmeyi öğrenin, yoksa bu uğrunda kıskançlık krizlerine girdiğiniz o çok değerli ilişkinizi bitirebilir.
En İyi Cevaplar