Son zamanlarda insanlarda en çok rastladığım sorunlardan birisi , "hayatın bir an önce sona ermesi isteği" Bu benceyi okuduktan sonra size bu sorunu tam olarak ortadan kaldıramasam dahi hafifleteceğimi vaat etmekteyim.
Hayatın bir an önce bitmesi isteği..
Ben de bu listeye dahilim fakat ufak bir farkla ;
Elimizdekilerin , eksikliklerimizle yaptığı savaşta kazandığını bilirim.
Elimizdekiler , en önemlisi ve değerlisi 'aile' dir.Tam anlamı ile güvenebileceğiniz ve bana göre güvenilmesi gereken yegâne kişilerdir. Daima yanımızdadırlar. Tıpkı bir ağaç gibi , sırtımızı yaslayabileceğimiz türden.
Ağaçlar yapraklarından vazgeçseler dahi vazgeçemezler dallarından
Bazen aranızda kan bağı olmayan insanlar aileniz olurlar. Arkadaş , sevgili gibi.Ben arkadaş kavramına inanan biri değilim pek. İnsanlardan zarar geleceğine inanırım. İstisnalar mevcuttur tabii. Eğer öyle birine sahipseniz dünyanın en değerli hazinelerinden birine sahipsiniz demektir.
Anılarınız
Evet , doğru duydunuz.Kötü anılar da galip gelir eksikliklerimize.Onlar fazlalıktır bir nevî , onlarla edindiğimiz tecrübeler paha biçilemezdir. İyi anılarsa , hatırlanıldığında yüzümüzde gülümseme oluşturur. Anılarınızın değerini bilin , onlar kim olduğumuzdur.
Size "umut" adlı olgudan bahsetmeyeceğim
Çünkü varlığına ben dahi inanmıyorum.Ancak ihtimaller başlığı altında durabiliriz.Başından beri düşündüğünüz kötü şeylerin başınıza gelebileceği ihtimalinin varlığı gibi , iyi şeylerin de olabileceği ihtimali mevcut.
Sizler geleceğin anneleri ve babalarısınız
Diyelim ki bu gerçekleşmedi. Yalnız bir insan olarak devam ettiniz yolunuza. Bilindiği gibi herkes için "o kişi" yoktur. Kendinizi ileride gençlere öğüt veren yaşlı bir teyze/amca olarak bulabilmeniz de mümkün.
Anlamanız gereken nokta , sahip olmadıklarımıza ileride sahip olamama korkusunun gereksiz oluşu ve bunu bir kayıp olarak görmenin yanlış olduğu.
"Umut" yoksa "unutsuzluk" da olmamalıdır
Önemli olan sizin kim olduğunuzdur.Kendinize olan inancınızdır. Şimdi gülümseyin. Çok yakında anlayacaksınız , kaybettiğimizi zannettiklerimiz aslında kazandıklarımızdır.
Emin olduğum tek şey hiçbir şeyden emin olmadığımdır , her insan farklı farklıdır haklısınız lakin hiçbir türlü insan sevmiyorum. Hayvanlara olan sevgim kat be kat fazladır
sorunlarım var fakat bu konu onunla alakalı değildi banada yardımcı olmanızı isterim yazı çok güzel fakat benim sorunumla alakalı değil elinize sağlık :)
Hayat nedir diye yüz kişiye sorsan yüz kişiden de farklı cevap alırsın. Yani tartışılır iyi ya da kötü olması. Şu an ben de senin gibi düşünüyorum. Ama yazına başlarken "Bu benceyi okuduktan sonra size bu sorunu tam olarak ortadan kaldıramasam dahi hafifleteceğini" vaat etmiştin.
İyi madem. Nefret ederim polyannadan da ona benzeyenlerden de. Hayat öyle ''Aaa iyiki bacağımı kırdım , bak iki hafta ayağımın üstüne basamayınca yürümenin kıymetini ögrendim'' diyecek kadar basit degil. Senin burada belirttigin başlıkların tamamı tıpkı polyannanın zihniyeti gibi zehirli. İnsanları hayal dünyasına sevk eden hem boş hem de tehlikeli düşünceler. gerçeklere sarıl daha az hayal kırklığı yaşarsın.
Küçük bir uyarı ile başlayayım , düşünceler kişiye özeldir ve "boş" olarak nitelendirilmeyi haketmezler. Polyanna olmadığım gibi pek iyi bir insan olduğum da söylenemez , ve bu betimlemeden pek hoslanmadım dikkat ediniz. Polyanna umudu temsil eder ve ben de umuda inanan birisi değilim. Hayal kurmak da sevmedigim islerden biridir. Okuduğunuzda anlamis olmaniz gerektigi gibi ihtimaller uzerinde duruldu bu yazıda. Yaşın her zaman tacrube getirecegi kanisinda degilim. Aklınızda bulunsun tavsiye verenlerdenim alanlardan degil. Düşüncelerinize saygılıyım lakin üslubunuzu değiştirmeniz yararınıza olacaktır
Al sana bir gerçek daha , şu anki üslubu değiştirip senin kastettigin üslubu kullanmak zannettigin etkiyi bırakmaz. Hele hele sanal ortamda hiç işe yaramaz. Düzgün konuşmaktan anlamayan bir sürüye düzgün bir üslupla hitap etmek boşuna enerji kaybından başka bir şey degil. Eminim buna da saygı duyarsın tavsiye veren hanım.
Ben sarf ettiğim kelimeleri yahut takındığım üslubu ise yarasın diye yapmam. Ne konuştuğum nasıl davrandığım benim kim olduğum ile alakalıdır. Ortada "sürü" olarak nitelendirdiğiniz bir grup insan var evet. Onlarla nasıl konuşmanız gerektiğine de siz karar verirsiniz. Ben genelde muhatap olmamayı tercih ederim. Ama şu anda karşınızdaki bensem dikkat etmeniz gerekir. Söylediğiniz her kelimeye saygım mevcuttur
En İyi Cevaplar