İtiraf ediyorum. Akıllanmayacağım. "Şimdiki aklım olsaydı" diye başlayan o kadar çok cümle sıralıyorum ki kendimle konuşurken kendime. Bana mı yetmeyenler çoğunlukta, yetişemediklerim mi bilemedim. Belki de kandırıp duruyordum bunca yıldır kendimi. "Pişmalık duyacağım hiçbir şey yapmam" yalanıyla. Ama gerçek şu ki, eğer bu denli yetmezliğin içinde yetişemediklerimden hesap soruyorsam, aklımdan zorum olmalı. Ya da pişmalıklarım benim bile kabul edemediğim kadar fazla.
Ya siz? Sizler de benim gibi misiniz kendinizle şöyle baş başa kaldığınızda? Hani olmazsa olmazlarınızın oluruna bakmaya zorlamak adına, olur olmaz her şeye başkaldırıp ya da oluruna bırakmayı daha kolay bir yol olarak görüp, yalnızca kendinizi hesaba çekerken?
Hadi ama yapmayın. İlle de bir gerekçeniz olmalı. Hiç mi dahasını istemediniz bugüne dek dahasını elde etme fırsatını yakalayamadığınızı anladığınızda? Ne bileyim. Hiç mi "bugün değil de dün olsaydı, tereddüt etmeden üzerine balıklama atlardım" diye düşünmediniz. Bir kerecik bile "yanılmışım" demediniz. Hevesinizin kursağınızda kalmayacağına emin bir şekilde, kaç kez hayal kırıklığı yaşadığınızı bir düşünün. Elbette dediniz. İşte size kanıt.
"Şimdiki aklım olsaydı................"
"Evlenmezdim" , "okurdum", "hayatıma kimsenin müdahil olmasına izin vermezdim" , "keşke hiç kırmasaydım", "boşa harcamazdım bir yılımı", "dünün kavgasını, bugünün sancısını, yarının endişesini yaşamazdım" gibi, sonu "mazdım" ve "mezdim" lerle biten sıralı cümleler melankolisi.
Hadi dökülün şimdi. "Pişman olacağımı düşündüğüm hiçbir şeyin hayatıma girmesine izin vermedim" yalanına sığınmadan yapın ama bunu.
Kabul etmelisiniz ki, önünüze sunulan ve adını bile koymakta zorlandığınız o şey her ne ise, onu yaşamak ya da yaşamamak, sizin tercihiniz oldu çoğu zaman. Ya da o kadar çok şey sundular ki önünüze, siz sadece o an size doğru geleni tercih ettiniz. Ve yaptığınız bu tercih, başlarda yeterli geldiyse de, bir süre sonra yetmezliği ile münakaşa eder buldunuz kendinizi. Ve hazin son. Ya da mutlu. Bilemem.
Yeniden denemek.
E hep bir umut yok mu içinizde yenisinin daha iyi olacağına dair? Yeniden denemeye hani. Yenilenen yinelerin eski hatalardan dersler niteliğini de taşıyacağına güveniniz de mi yok? Bir kez daha yenilmeyeceğinize inancınız da mı kalmadı? "Hata etmişim" diyerek, aynı hatayı tekrarlamayacağınıza hep söz verip, "bu kez olacak" larla kendinizi cesaretlendirdiğiniz nice yenilenmelerinize şahit olan ben miyim sadece?
Elbette var. Hep olacak. Hep yetmeyecek, hep isteyeceksiniz. Bırakın bana "artık gücüm tükendi" bahanesiyle gelmeyi.
Bakın ne diyeceğim. Alın şimdi bir kağıt kalem elinize. Önce hedeflerinizi sıralayın, - ki bu hedefler kayıtsız şartsız mutluluğun tek adresi sizin adınıza- sonra yapamadıklarınızın üzerini çizin. Ya da hayal kırıklıklarınızın. O çizdiğiniz her satırın yanına bir tik atın. Hangisi daha çok? Ve ardından o tik attığınız şeyler adına şunu sorun kendinize.
Neden beceremedim ?
Cevabını bildiğiniz, ama her nedense o doğru cevabı bir türlü kendinizle aynı kefeye koyamadığınız an, "şimdiki aklım olsaydı" ile başlayan cümleler olacaktır kaçışınız kendinizden.

Oysa cevap oldukça basit değil mi?
Güvendim, istedim, istediğim buydu sandım, merak ettim, hayal ettim, olur sandım, umutlandım, mutluydum, hiç yaşamamıştım, becereceğimi sandım, umurumda değildi, umursamadım, yeterince çabalamadım, çaba gösterdim ama olmadı, gitmesine izin verdim, bitmesine izin verdim, sinirime hakim olamadım, ulaşılmazdı, yetersizdi, yetemedim, yeter sandım, vaktim yoktu, şansım yoktu, talihsizlik, o an anlayamadım, insanda biraz şans olmalı, göremedim, düşünemedim, veremedim, alamadım, torpil yaptılar, güçsüzdüm, cesur olamadım, aklımı aldı, beynim tutuldu, param yoktu... gibi gibi bir çok gerekçe sıralamak oldukça basit değil mi?
Ama siz en kolay cevapları buluyorsunuz ve hemen ardından asıl bombayı patlatıyorsunuz;
Ama ben böyle olabileceğini nereden bilebilirdiiiim...

Neyi, ne kadar, nereye kadar, nasıl yaşadığımızı ya da yaşayacağımızı, yalnızca kendi tercihlerimiz belirler.
Bütün bu saydıklarıma ek olarak, hatta sivri dilimi biraz daha sivrilterek, bir de üzerine utanmayıp ukalalık da yaparak "bu benim tercihim olmadı" avuntularına sığındığımızı iddia ediyorum. Çünkü;
Yaşam bize seçenekler sunar. Birini tercih edersiniz. Aklınız, o tercih etmediklerinizin birinde kalıp, arada bir "acaba" larla boğuşuyor da buluyorsanız kendinizi, ve o an emin olduğunuzu düşünüp geriye dönmenin imkansızlığına kanaat getirmişseniz, siz de benim gibi daha çooook "şimdiki aklım olsaydı" demekten alıkoyamayacaksınız kendinizi.
Çünkü aklınız, aklınızın alabildiğinde olmadı hiç. Aklınıza koyduğunuzu yapabilirliğinizde de değildi. Akıl almaz olmalarının cazibesinde de olmadı üstelik. O an verdiğiniz karar, sizin bana "şimdi tam da bu geçiyordu aklımdan" dediğiniz gibi, doğru karardı. Doğru olduğuna inandığınız karar. Çünkü yanlış olduğunu yaşamadan bilemeyeceğinizdi o karar. Doğru olmadığı, doğru ile el sıkıştığınızda çıktı karşınıza. Aklınızı mı okuyorum ne? Gerçi doğrunun kime ve neye göre doğru olduğu da hep tartışılır ya.
Tamam o zaman hep beraber, hep bir ağızdan şunu söylüyoruz;
O an verdiğim kararlar, yaptığım tercihler, doğru ya da yanlış benim kararım, benim tercihimdi. "Şimdiki aklım" demiyorsam ben, o zaman akılsız olduğumdan ya da aklımın şimdi başına geldiğinden değil, yaşadıklarımın bana kazandırdıkları ya da kaybettirdiklerindendir.
Yani tecrübe. Yaşanmışlık. Ya da adı her ne ise o.

Unutmadan;
"Yaşamı çekilmez hale getirmek değildir hüner. Güzel olanı değil sadece, hüznü de paylaşabilmektir. Hayata değer katabilmektir sevgiyle. Bir minicik tebessüm ise beklediğin sadece, tebessüm edebilmektir içtenlikle. Neysem, nasılsam, ne kadarsam, işte o kadar benim sevmelerim. Senin beni nereye koyduğundan çok, benim seni nerede bulduğumdur önemli olan. Bir tutam mutluluk, az biraz da huzur çalabilmekse yaşamdan tek istediğin, ben seninle her yola çıkarım gözümü bile kırpmadan..."
Aşk İlişkileri
YKS2026
Gündem
Dünya Kupası
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
Cinsel Yaşam
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Kadın Emeği
Özel Günler & Hijyen
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
Diğer
En İyi Cevaplar