Sabahın ilk ışıklarında gözünü açıyosun sıkıcı bir pazartesi sabahı gibi içini bir hüzün kaplıyor. Daha ne olduğunu anlamadan kurmadığın alarma uyanıyorsun. Alarmın şaşkınlığı ile duvarlara çarpa çarpa yüzünü yıkamaya gidiyorsun. Aynaya bakınca artık onunla yüzleşiyorsun. Artık Akıllısın !
Akıllıyken sen sen değilsin
Hayatın hangi yönden aktığına artık sen karar veremiyorsun, serseri mayın devri bitti artık. Akıllı olmanın ilk kuralı artık başkalarının yaşadığı gibi yaşıyorsun. Rutine bağlamış, onlar gibi hareket ediyorsun. Çayının, yemeğinin her şeyin bir saati var. Onların istediği yönde eğitim alıyorsun, eğitim müfredatının sınırlarını bile onlar çiziyor. Bunu biliyorsun ama haykıramıyorsun. Artık Akıllısın
Akıllı beyinler, Yetersiz bellekler
Sana yakıştığını düşündüğün şeyler aslında sana yakışmıyor. Giymek istediklerini beğendiğini düşünüyorsun aslında beğenmiyorsun. Çünkü senin kararlarını artık moda dergisi veriyor. Moda dergilerininde artık kimlere göre hareket ettiğini pek âlâ biliyorsun, ama buna göz yumuyorsun. Artık Akıllısın !
Özgürlük bile kendi içinde ikiye ayrılıyor
Dört köşene farklı şekillerde duvarlar koyulmuş, onların sonsuz olduğunu düşünüyorsun. Tıpkı truman gibi, bunların senin ulaşamayacağın noktalar olduğunuda eklemeyi unutmamışlar. Sana farklı tonlarda "Ben özgürüm" sesleri eklenmiş. Özgürlüğü bile bölmüşler, negatif ve pozitif diyerek. Bazen uçurumun kenarında, bazende uçakta özgürlüğün hafif esintisini hissediyorsun. Ama sesini çıkaramıyorsun. Artık Akıllısın !
Bataryanızı boş şeylere tüketmeyin
Akıllı telefonu donduğu için kaldırıp fırlatıyosun. Sonra koşa koşa bişi olmuşmu diye tekrar telefona bakıyorsun. Bazılarımızda gururuna yediremeyip yan yan bakar, üstüne birde küfür eder "bozulmadıysan ..." diye devam eder. Aslında sinirimiz telefonun kırılma korkusu ile yerini yusuf yusufa bırakmıştır. Şimdi kendinizi o akıllı telefonun yerine koyun, ondan pekde farkımız olmadığını anlayacaksınız.
Zombiler beyin yer akıllı insanlar güvendesiniz
Aslında akıllı kafayla çekilecek bir dünya değil, sadece kendimizi yoruyoruz. Vahşi doğadan pekde farkımız yok, başkalarının yaşamını elinden alarak kendi yaşamlarını sürdürüyorlar. Nereye kadar bu böyle devam edecek hiç bir fikrim yok ama emin olduğum bir şey var "hepimizin aslında bir kaç tahtası eksik, onuda ölünce üzerimize çakacaklar".
En İyi Cevaplar