Üstü Açık Monologlar Dükkanı

Diyaloglar tutkunu, hayranıyken, ebediyyen içinde kısılı kaldığım "karar zından" hissini veren devinim; yıllarca konuştuklarını sadece kendinin anladığını ve kendine konuştuğunu görmek, bitmeyecek bir monoloğun müdavimi olduğunu farketmek işkencesini insana yaşatan nosyon.


İstemsiz bir şekilde her insan kendi kendine konuşmaktadır. Hatta gününün büyük bir kısmını kendisiyle konuşarak geçirmektedir fakat bu işlemi kendi içinde sessiz sessiz yapıyorsa düşünmek olarakta tanımlayabiliriz. Şayet bu eylem sesli bir hal almışsa tehlike çanlarını fark edip, kişinin olaya müdahale etmesi gerekir. Aksi taktirde toplumda deli olarak damga yiyebilir hatta kişi kendi sesinden bile irkilir hale gelir. Sessiz yapılan monologlar bence daha işlevsel çünkü insan kiminle ne kadar çok şey paylaşırşa paylaşssın en çok dertleştiği , en çok vakit geçirdiği kişi yine bizzat kendisidir. Çünkü söylediklerim karşımdakinin anlayabildiği kadardır, anlatmak istediklerim ise bambaşka bir boyutta olabilir bazen ne kadar çabalarsak çabalayalım içimizdekileri karşımızdakine hiçbir zaman tam anlamıyla aktaramayacağız.


Üstü Açık Monologlar Dükkanı


Peki insanın kendisi ile monolog halini bir nevi düşsel günlük yaşamı olarak nitelendirebilir miyiz ?



Çoğunlukla yarım kalmış işler zihinlerde gürültü ve görüntü kirliliğine sebep olur. Kişinin kendini zorlaması bu sesleri susturup içsel sessizliği sağlayabilir ancak yeterince dersinize çalışmamışsanız ve özellikle hayatınızda yarım kalmış birçok şey varsa bu sessizlik devam etmez.


Üstü Açık Monologlar Dükkanı



Kesin çözümü beyinde muhakeme yapmaktır bence. Çocukluğunuzdan beri sizin hayatınızda yarım kalmış olaylar silsilelerini bu düşsel günlükte yaşamak yerine bunun listesini çıkartıp ve onları tek tek iç monologunuz ile tamamen ortadan kaldırmaktır. Yine de bunları ortadan kaldırmak kolay olmayacaktır.

Üstü Açık Monologlar Dükkanı
Cevapla