Hayat bitti dediğin yerde başlar, sadece bir kıvılcım yeter...
2009 yazıydı , İstanbul2da yaşamaya başlayalı bir seneyi geçmişti. Üniversitedeydim. Arkadaşın doğum günü için bizi Taksim'de bir bara çağırması ile başladı herşey ,

İçeceklerimiz geldi , tabi benim de ilk bara gelişim. Daha önce böyle ortamlarda bulunmaktan kaçınmıştım. Saatler ilerliyor, karanlıkta iki göz beni izliyordu. İçeceğinden yudumlayıp ara sıra gözleri bana takılıyordu.
O aralar da sevgilim vardı, Ankarada okuyordu. Grubumuzdan bir kız arkadaş kulağıma fısıldadı. Sana bakıyor diye. Lavaboya gittim geldim. Telefonumda "merhaba" diye bir mesaj. Grubumuzdaki kız arkadaş numaramı vermiş.
Neyse dedim.
Yarım saat daha o ortamda kaldık. Yine gözleri gözlerimde parlıyordu o berdüs ortamda.Ardından arkadaşın evine geçtim birkaç arkadaşla beraber. Gece telefonda mesajlaştık. Konuştuk sabaha karşı da.
Ertesi gün pazardı. "görüşelim" dedi. "Olur" dedim.
Beyazıt taraflarında buluşup bir cafeye geldik. Üzerinde buruşuk hafif yakası açık siyah bir bluz, altında dizleri yırtık sitah pantolon , saçları boyası gelmiş kızıldı ama sanırım birkaç gün yıkamamıştı. Sanki başkasının evinde emaneten kalıyor gibi hissettim.
Haklı da çıkmıştım. Öğrenci yurdundan atılmış bir arkadaşında kalıyordu. Saatler geçtikçe , alkol bağımlısı ve madde bağımlısı olduğunu.nDaha önce 7-8 kişi ile birlikte olduğunu, bazılarının adlarını bile hatırlamadığını, üniv hocası ile bile ilişkisi olduğunu anlattı.
Akşama doğru ayrıldık. Gece saat 1 civarı telefonum çaldı. Ağlıyordu. Ben evden çıktım nereye gideceğimi bilmiyorum dedi.
"Gel" dedim. Adresi verdim. Taksiye binmesini söyledim. Taksi ücretini hallederim dedim. Geldi. Sarıldı. "Kimseyle anlaşamıyorken sen nerden çıktın" dedi.
2 oda olduğu için arkdaşın evi , benim odamdaki diğer yatağı ona açtık. Yattı. Uykuya daldı. Benimde aklımda "Ne yapıyorum ben" nidaları vardı. Gece yarısı göğsümde bir el hissettim. İrkildim. "Bana bu iyiliği boşa yapmadığını biliyorum" dedi. Kırmadan reddettim. Zaten sevgilim de vardı. Ve anlık böyle şeyler bana yakışmazdı.
Bir hafta bizde kaldı. Hergün konuştum onla. Alkol yerine başka alternatifler aradık. Hayatını bir süreliğine de olsa çok kısıtladım. Kira karşılığı yemek yaptırıyor, bulaşıkları yıkatıyorduk. Bir süre sonra alıştı. Alkolü bıraktı. Sigarayı azalttı. İçindeki "yapabilirsin" olgusunu güçlendirdim. Hayata karşı duruşunu düzelttim. Bir kadını yeniden inşaa ettim.
Yaz geldi , okullar kapandı Edirneye dönecektim. O da Nazilliye. Ardından haber alamamıştım. Taa ki 1 sene sonrasına kadar. Telefonuma bir cevapsız çağrı gelmişti. Geri aradım. Bir erkek çıktı. Ardından yanındaki aldı telefonu. "Can, ben nişanlanıyorum" dedi.
Belki de şu ana kadar aldığım en güzel haberdi. Şu an evli ve bir çocuk sahibi. Çocuğunun adı da "Can"
Bana bu hikayeyi yaşattığın için teşekkürler "Güzide"
Aşk İlişkileri
Kadın Emeği
Gündem
Cinsel Yaşam
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Özel Günler & Hijyen
Dünya Kupası
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
YKS2026
Diğer
En İyi Cevaplar