İkiside aynı kapıya çıkıyor diye düşünebilir bazı arkadaşlarımız lakin burdaki yaşamaktan kasıt uzun uzun yaşamak değil; yaşadığımız olayların uzun yıllara gerek kalmadan bizi olgunlaştırmasıdır. İlk cümlemden de anlayacağınız üzere ben yaşadıkça insanın olgunlaştığını düşünüyorum.

Bu fotoğrafta hem yaşamış hem de yaşlanmış bir adamı görüyoruz. 104 yaşında bir delikanlı. Ben, yaşından sıyrılamayan insanların olgun olamayacağına ve hayattan zevk alamadıklarına inanıyorum. bir insanın, sorduklarında içinden geçen üç yaşı olmalı her ne kadar birini dile getirsede.
Cahit Sıtkı Tarancı'nın deyimiyle 35 yaşında yolu yarılamış bir insana yaşını sorduklarında, içindeki çocuk/genç bağırmalı 17 diye ve içinde bir yerlerde hayatı görmüş gözlemlemiş ihtiyarda katkıda bulunmalı 70 diyerek. bir insan sadece bir yaşta olmamalı, dinlediği müzikte, yürüdüğü sokakta, yaşadığı her anda bir yaş daha büyümeli bir yaş daha gençleşmeli.
Olgunluk yaşla değil hayattan anladıklarımızla ölçülür bence. Hayattan sıyrılmak, biraz da oyunu kurallarına göre değilde kendi kurallarımızı oluşturarak oynamakla olgunlaşılır. Her zaman bilmiş cevaplar vermek yahut her şeyi bilmek, anlayışla karşılamak değildir olgunlaşmak; olgunlaşmak: Gerektiği yerde karşı gelebilmek, saygı değil tahammül edebilmek, dik durmak, kulağına çalınan müziğe kafa tutabilmektir. Ben bugün mutlu olacağım deyip tüm arebeske karşı gelebilmek mesela...

Olgunluk, oyuncakları bıraktırmayı gerektirmez. :)
Son olarak bir sorum var size. Kaç yaşında olduğunuzu bilmeseydiniz kaç yaşında olurdunuz? ;)
Aşk İlişkileri
Kadın Emeği
Gündem
Dünya Kupası
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Özel Günler & Hijyen
Cinsel Yaşam
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
YKS2026
Diğer
En İyi Cevaplar