
Hiçbir insan kendi kısmetinin bağlı olup olmadığını bilemez, ancak Allah bilir. Bu nedenle evlenmek isteyenlerin kısmetinin durumunu sorgulamaksızın bazı sebeplere teşebbüs etmesi gerekir. Şayet istediğimiz evlilik elde edilmez ise, o zaman “Hakkımızda hayırlı değilmiş” deyip, verilmediği için ve ahirette isteğimizin daha güzelinin verileceğine iman edip yine şükretmek gerekir.
Özellikle genç kızlar kısmetini beklerken evham yapmamalı, kısmeti hakkında yanlış yorumlar yapmamalıdır.
Evham ve kötü düşünceye kapılan aileler, tereddüt etmeden konuşabiliyorlar:
"Çocuğumun (kız/erkek) kısmeti bir türlü çıkmıyor, çıkınca da anlaşmaya varılamıyor, bir bahane bulunup iş bozuluyor! Demek ki kısmetini bağlamışlar. Zaten falan ve filan komşulardan da şüphe ediyoruz..." Veya büyü yapmışlar diye de hüküm verebiliyorlar.
Halbuki Allahu teala hazretleri, hiçbir insana ve cinne bir başkasının kısmetini bağlama imkan ve yetkisini vermemiştir. Bu sebeple, kısmet bağlanması diye bir olay olamaz. Ama kısmet beklenmesi diye bir gerçek olur.Demek ki mesele, kısmet bağlanması değil kısmetin beklenmesi meselesidir.
Allahu teala yarattığı hiçbir kulunu kısmetsiz bırakmaz. Dünyada vermediyse ahirette verecektir. Cennette 33 yaşında en güzel bir cennet genci olarak olarak evlendirir, kısmetini yine karşısına çıkarır, asla kısmetsiz bırakmaz. Onlar da o zaman asla pişmanlık duymazlar dünyadaki bekleyişlerinden dolayı. Çünkü cennet evliliği dünyadakiyle kıyaslanamayacak kadar özel ve güzel bir evlilik olur...

Bence burada unutulmaması gereken en mühim nokta şu olmalıdır:
Evlenmek için kısmetini bekleyenler bekleme süresini büyük bir fırsat bilmeli, bu sıralarda kendi özelliklerini geliştirip özelliklerini çoğaltmayı hedef almalı, vasıfsız işçi durumundan çıkıp aranan vasıflı aday özelliğini kazanmalı, kendini bir çok vasıflarla değerli durumuna getirmelidir.
Maalesef günümüz şartlarında kutsal evlilik müessesesi kutsallığını yitirip menfi bir kurumsal yapı halini aldı. Bildiğiniz gibi evliliklerde temel esas damat beyin ne iş yaptığı ve kazancı oluyor. Kızlarda ise aranan özellik yine vasıflarına tekabül ediyor. Bu noktada denklik kavramı devreye girmektedir. Çirkin bir kız veya erkeğe, çirkin bir kız veya erkek layık görülmediği gibi işsiz ve başıboş bir genç için de aynı durum geçerli.
Öyleyse kısmetini bekleyen kız veya erkek bulunduğu olumsuz durumu değiştirmelidir. Kızlarda kilolu olmak, erkeklerde ise bakımsız ve pasaklı olmak gibi istenmeyen özellikler ve kötü huylardan kutulmak gerekir.
Evlenmek için kısmet bekleme aşamasını güzel vasıfları kazanma, çoğaltma devresi olarak düşünmeli, yüksek vasıflılara layık hâle gelmeye gayret göstermelidir. Zaten kısmetini beklemenin bir faydalı yanı da, "güzel vasıflarını çoğalt" ikazını yapıyor olmasıdır.
Aşk İlişkileri
YKS2026
Gündem
Dünya Kupası
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Kadın Emeği
Özel Günler & Hijyen
Cinsel Yaşam
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
Diğer
En İyi Cevaplar