Beynimizin %100’ünü Kullansaydık!

Mühim olan hangi oranda değil, hangi tonda kullandığındır. Bilim ve sanat ile ışık saçanlar ve insanlığın sırtından inmeyen utançlar. Zihnin hangi renge ait? /audincewh

Beynimizin ne kadarını kullandığımız sorusu filmlerde ve dizilerde oldukça popüler olarak kullanılmaktadır. Birçok araştırma alanında da karşımıza çıkabilmektedir. Peki beynimizin ne kadarını kullanıyoruz?

Hayır, hep duyduğumuz %10 masalından bahsetmiyorum. Bu algının doğru olmadığının ve beynin asıl kapasitesi üzerinde duracağız bu bencede.

Beynimizin %100’ünü Kullansaydık!


Beyin nedir?

İnsanlar için en önemli organlardan biri olup, kafatasının içerisinde bulunur. Merkezi sinir sistemimizin yönetilmesi konusunda faaliyet gösterir. Beyin sahip olduğu ilginç özellikleriyle diğer organlardan ayrılır. Bunlardan en önemlisi, insan vücudunun her kısmı beyinden sinirler aracılığıyla sinyaller alır. Bu sayede beyin, vücudun yönetilmesini sağlar. Organların faaliyetlerinden, düşüncelerimizin oluşmasını, duygularımızı ve anılarımızı hatırlamamızı sağlar. Aklımıza gelmeyecek en küçük fonksiyonlarda bile etkisini görebiliriz.


Beyinde yaklaşık 100 milyar nöron bulunur ve bu nöronlar beynin işlem yeteneğini arttırır. Bir insan beyni, insan vücudunda üretilen toplam enerjinin en büyük kısmını tüketir. Çünkü çok fazla enerjiye ihtiyaç duyar. Bir de beynimiz yaklaşık 12-25 watt arası elektrik üretir. Bu da bir ampülü aydınlatabilecek güçtedir.


Beynimizin ne kadarını kullanabiliyoruz?

Beynimizin hepsi çalışıyor. Medya algısı %10 masalını gereğinden fazla ciddiye aldığı için insanlar bunun doğru olduğunu düşünmeye başladı. Dünyanın en düşük zekalı bireyi de, en meşgul bilim insanının da beyninin %100’ünü kullanabildiğini söyleyebiliriz. Beyin çoğu zaman aktif olduğu fakat her bölgesinin aynı anda %100 oranında çalışmadığı araştırmalarla anlaşıldı. Yani böyle bir yüzde hesaplamak mümkün değil.

Beynimizin %100’ünü Kullansaydık!

Beynimizin ne kadar kullanıldığı da kişiden kişiye değişiklik gösterir. Çok gelişmiş bilgisayarın kullanımını ele alalım; bu bilgisayara sadece resim dosyası yüklenerek açıp kapatılarak kullanılabilir, bu şekilde enerjisini boşa harcayarak hakkını vererek kullanılmıyor olabilir. Geriye kalan işlevleri sadece kişinin alıp kullanabilmesiyle yetkinlik kazanırdı. Beynimizi de sürekli kullanıyoruz ama bazı kısımları bu süreçte tamamen aktif olamayabiliyor.


Aydınlanma ile zihnin önündeki engelleri kaldıranlar ve karanlığa yüz tutmuş zihinler yüzyıllardır aynı masada oturuyorlar. Bir Sovyet rüyasında hayat bulan Sputnik-1'de benim, soğuk savaş ile nükleer silahların arasında yükselen Berlin Duvarı'da. /audincewh

Beynimiz tüm fonksiyonlarını tam kapasiteyle kullansaydı ne olurdu?

Elbette, beynimizle süper güçler kazanıp, nesneleri hareket ettiremezdik. Beyin çokça enerji harcadığından tam kapasite çalıştığı bir tüm enerjimizi alırdı ve vücudumuzdaki tüm kanı beynimiz için ayırmak zorunda kalırdık. Vücuda gerekli enerjiyi sağlamak ve beynin %100’ünü kullanmak için yemekle bu enerjiyi almaya çalışırdı. Fakat midemiz sürekli yemeye ve sindirmeye yetişemezdi. Vücudun kanından ve enerjisinden faydalanamayan diğer organlar ise çalışmaz hale gelirdi. Vücudun ihtiyacına göre bir bir kapanırlardı.


Tüm kapasitesini kullanan beyin demek nöronların da sürekli aktif olarak çalışması demek. Yani beş duyumuzu da süper hızlarda işlerdik. Bu ise sürekli bilgi işlemek anlamına gelir. Böylelikle tüm nöronlar aynı anda çalışacağından beynimiz kaosun vücut bulmuş hali olurdu.

Sonuç olarak beynimizin tam kapasiteyle çalışması vücudumuzun kaldırabileceği bir durum değildir. Vücudumuz bu haliyle denge içerisinde. Beynimizin %100’ünü kullanmak fiziksel, mental ve bilimsel olarak ne yazık ki mümkün görünmüyor.

Beynimizin %100’ünü Kullansaydık!


Ruhun hangi tutkuları arzuluyorsa, zihnin sana onları getirecek çözümler üretir. Güzel düşler biliyorum ve hatırlamayı seviyorum. Uyandığımda senin için tebessüm edeceğim. /audincewh

Beynimizin %100’ünü Kullansaydık!
Cevapla