Her Şeyin Güzellik/Yakışıklılık mı Olduğunu Düşünüyorsun?

Evet şu an veya geçmişte bi yerlerde aynen başlıktaki gibi düşündün. Çünkü hormonların ve bilinçaltın seni en güzele/yakışıklıya itti. Hadi gel bu işin derinine inelim, aslında bu gerçekten de böyle mi ?

Her Şeyin Güzellik/Yakışıklılık mı Olduğunu Düşünüyorsun?

1- Artmakta olan hormonlar ve bilinçaltı faktörü

Hepimiz belirli bir ergenlik döneminden geçtik veya geçiyoruz. Fakat bu dönem hakkında aklımızda kalanlardan birisi hiç şüphesiz karşı cinsimizi yakışıklı/güzel olarak nitelendirmek. Peki bu kriterler neye göre belirleniyor ? Çözümü çok basit aslında: Bilinçaltı ve hali hazırda artan hormonlar. Evet cevap bu. Çünkü bilinçaltımız doğası gereği en güzel genlere doğru yönelir ve bilinçaltımızın en sağlıklı genleri fark ettiği an hormonlarımızı harekete geçirir. Geniş ve hatları belli olan yüzlü birini görünce kızların bilinç altı onları “daha erkeksi” oldukları hakkında uyarır ve hormon salgılar. Aynı şekilde vücut hatları daha belirgin, dudakları daha dolgun bir kız gördüğünüzde de erkeklerin bilinç altı onları “daha kadınsı” oldukları hakkında uyarır. Olay tamamen bu. Ne eksik ne de fazla.

2- E peki sen bu benceyi neden yazıyorsun?

Çünkü “salt görünüş”ün aslında sandığımız kadar etkili olmadığını kanıtlamak için yazıyorum. Her canlı gibi bizlerin de belirli evreleri olur. Gelişir ve olduğumuz yerde kalmanın tam aksine belleğimize yeni bilgiler eklemeye devam ederiz, böylece gelişim dediğimiz olay meydana gelmiş olur. Neyse buraları geçiyorum :)) ergenlik çağımı bitirdiğimde ilk anladığım şey birinin tipinin kendi fikrimce aslında oldukça düşük bir öneme sahip olduğu. Çünkü sürekli hormonlarımın salgılandığı dönem bitmiş oldu ve ben kendi irademle daha net kararlar verebiliyordum. Aslında olayın kişinin kendini tamamlayan biri ile ilişkisinin dünyanın en güzel/yakışıklı kişisiyle birlikte olmasından bile daha mutluluk verici olduğunu fark ettim. Bazılarımız fark etti ve de bazılarımız fark edecek. Bundan kastım şu: Elbette bakım ve tarz önemli ama değiştirebileceklerimiz üzerinde konuşabilmemiz gerekir, değiştiremediklerimiz bizi bağlamaz. Olay tamamen bu.

3- Bir tarzınız olsun

Ne gördüyseniz değil neyi yakıştırdıysanız alın ve bir konuda kesin olun: Tarz sizsiniz, Tarzınız kimliğinizdir… Ayrıca değiştirebildiğiniz kadar kusurunuzu örtün. Çünkü değiştirebilecek gücünüz var ise bu sadece sizin elinizdedir.

4- Görünüşün hiçbir şey olduğunu ANLAYIN

”Demesi basit” diyorsunuz ama evet hiçbir şey. Güzellik/yakışıklılık her an bozulabilir biliyorsunuz demi :)? O sebeple görünüşünüzle değil kişiliğinizle anılacağınızı ASLA unutmayın. Size önerdiğim gibi eksiklerinizi elinizden geldiğince örtün. Elinizde olanları değiştirirseniz kendinizi suçlayacağınız hiçbir şey kalmaz.

Son olarak…

Hayat kısa, 1 kez doğdunuz 1 hayatınız var. Evet parayı basıp aşırı uber yakışıklı veya güzel olabilirsiniz. Bu sizin tercihiniz. Fakat belli bir dönemden sonra bunların hiçbir işe yaramadığını fark edip kafanızı duvarlara vurmayın :) yaramıyor basit. 1.60 veya 1.90 olmanız belli bir kesim dışında kimseyi etkilemiyor. Kimsenin üzerinize atlamadığı gibi kimse de sizi eleştirmiyor. Tek diyeceğim aslında tip kelimesinin bir anlam ifade etmemesi. Kim neye göre güzel? Neye göre yakışıklı?

Sağlıcakla kalın :)

Her Şeyin Güzellik/Yakışıklılık mı Olduğunu Düşünüyorsun?
Cevapla