Merhabalar.. Yaşam standartlarımız birbirinden sosyoekonomik olarak farklılıklar gösterse de işin özünde hepimizin sahip olmak istediği en temel şey kafa rahatlığı ve iç huzuru.. Bu gün bu konuya kendi yorumumu katmak istedim..
İçinizden geldiği gibi davranın..

Kişilik özelliklerinizden sırf çevreniz size farklı gözle bakacak kaygısı yüzünden vazgeçmeyin.. Sizi siz yapan iyi ya da kötü özelliklerinizdir ve bu durum için kimseden çekinmenize gerek yok.. Kimse mükemmel ya da sizden daha iyi değildir.. Neyseniz o olun.. Birileri sizi onaylasın ya da yadırgamasın diye şekilden şekle girmeyin..
Günü kurtarma kafasında yaşamayın..

Anlık davranışlarınızın sonucunun ileride nelere mal olacağını düşünün. Yani ben şu anı kurtardım gerisi ne olursa olur artık demekten vazgeçin.. Elbette hayatı kendimiz için yaşıyoruz ama bu çevremizde ki insanlara saygısızlık ve düşüncesizlik yapabileceğimiz anlamını taşımıyor.. Bencil davranmazsanız ve faydanız olmasa bile çevrenize zarar vermezseniz kendinizi vicdanen daha rahat hissedeceksiniz..
Kendinize güvenin ve gülümseyin..

Her konu da olduğu gibi içerisinde yaşadığımız zorluklarla dolu dünyada da en çok ihtiyacımız olan şeylerden biri de öz güven ve motivasyon.. Kendi ayakları üzerinde duramayan biri kesinlikle sürekli desteğe ihtiyaç duyar.. Tıpkı bir bebeğin yürümeyi öğrenirken annesinin ellerine tutunması gibi çevresinde ki insanlara bir bağımlılık duyar.. Öz güven duygusunun eksikliği kişinin mental anlamda tatmin olmasını engeller.. O yüzden bir kuşun uçmayı öğrendiği gibi bazen yuvadan atlamak gerekir sonunu düşünmeden..
Hayal kurmaktan vazgeçmeyin

Evet, sadece hayal etmekle olsaydı' dediğinizi duyar gibiyim.. Herkesin iki hayatı vardır benim için.. Bir sahip olduklarıyla dolu yaşantısı, bir de sahip olmak istedikleriyle.. Hayal kurmak sizi içerisinde bulunduğunuz anlık psikolojiden ve andan uzaklaştırır, o an belki çok huzursuz olmanıza rağmen hayal dünyanıza küçük bir kaçamak yaptığınız an da tüm modunuz değişir.. Deneyin eminim iyi gelecektir..
Dünyevi ve maddi unsurlarla aranıza bir set çekin

Bazılarımız maalesef parayı bir araç olarak görmüyor adeta para için nefes alıp veriyor.. Bu durum kesinlikle kişinin, kendisine ve çevresine geri dönüşü olmayan hasarlar verir.. Anı yaşamanıza mani olur ve sürekli diken üstünde yaşarsınız.. Bu duruma aşırı pinti insanlar üzerinden örnek verebiliriz sanırım. Yani düşünsenize sevdiğiniz adamla yemek yerken bile hesap kitap yaptığını.. Tabi ki hesapsız yaşansın demiyorum ama bu durum ne sizi ne karşınızda ki insanı kırıp incitmemeli ve anı mahvetmemeli..
Kötücül insanlardan olabildiğince uzak durun

Yaşam kalitesini etkileyen bir diğer unsur da size hiç bir faydası olmamasına rağmen bir de üzerine sizin yaşam enerjinizi emen, ağzınızla kuş tutsanız da yaranamayacağınız insan modelleridir.. Kendi hayatlarına dönüp göz ucuyla bile bakmazken başkalarının hayatını didiklemeyi kendilerine görev edinmiş, hayatta hiç bir amacı olmayan ve kötülükten beslenen insanlardan uzak durun..
Pozitif eleştiriye açık olun

Tabi ki kendi özel alanınız da güvende olmalısınız ne negatif insanlardan olabildiğince uzak durmalısınız fakat sizi gerçekten seven ve size değer veren insanların da sizinle ilgili olumlu ya da olumsuz eleştirilerini kulak arkası etmemelisiniz.. Neyin sizin için en iyisi olduğuna tabi ki yine siz karar vereceksiniz ama en azından sadece dinleyip önemseyebilirsiniz.. Böylelikle hata yapma potansiyelinizin yüksek olduğu durumlar da üçüncü bir göz tarafından uyarılabilirsiniz..
Hayatı çok fazla ciddiye almayın

Elbette hiç ciddiye almayın demiyorum fakat bu durumu karaları bağlayıp ölümü düşünerek ya da sürekli gelecek kaygısı taşıyarak atlatamazsınız.. Hayatın da çevremiz de olup biten her olay gibi bir akışı olduğunu ve bir gün biteceğini kabul edip sindirmek gerekir.. Olumsuzlukları düşünerek olayları dramatize etmeyin.. 5 dakika sonrasının bile garantisi yok iken anın tadını çıkarın.. İçtiğiniz suyun, yüzünüzü ısıtan güneşin, etrafta ki çocuk seslerinin ve sizi seven insanların kıymetini bilin..
Bol bol okuyun ve imkanınız varsa seyahat edin

Kitap okumanın faydalarını zaten hepimiz az çok biliyoruz ama iş uygulamaya gelince bu konu da biraz tembeliz toplum olarak. En azından hiç yoktan gün de 20 sayfa kitap okumaya özen gösterin.. Hem beyninize hem ruhunuza iyi geldiğini göreceksiniz, zaten bir süre sonra zorundalık gibi görmekten vazgeçip zevkle okuyacaksınız buna eminim.. Olabildiğince, imkanlarınız dahilinde seyahat edin, bu hem modunuzu yükseltir hem de yeni yerler ve insanlar keşfetmenizi sağlar..
Kıymetli vaktinizi ayırıp okuduğunuz için teşekkür ederim.. Başka benceler de görüşmek üzere.. :D
Aşk İlişkileri
YKS2026
Gündem
Dünya Kupası
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
Cinsel Yaşam
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Özel Günler & Hijyen
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
Diğer