Sperm ile yumurtalığın birleşmesi sonucu ortaya çıkan ve zigot, fetüs, embriyo şeklinde gelişim gösteren canlının ortalama 9 aylık süreç sonrası doğması ve belli periyotlarla gelişim gösterip yaşadığı toplumda karakterinin şekillenmesi insanoğluna kimlik kazandıran en somut süreçtir. İnsan, bu süreçte beyin sayesinde keşfediyor ve giderek öğreniyor. Başka insanlarla girdiği mücadelelere karşılık beyni aynı zamanda sahtekârlıkla hileyi de öğreniyor ve bencilliğin en hat safhası olan egosunu şişiriyor. Hatta öyle şişiriyor ki arşa çıkarıyor. Peki orada insan egosunu karşılayan ne var? Gelin bu Bence'de buna yanıt arayalım.
Türkiye'nin bir ucundan diğer ucuna yürümek ortalama 1 ay sürer

İstanbul'u ele alalım. Hiç İstanbul'un tamamını yürüyerek dolaşmayı hayal ettiniz mi? Bu çılgınca değil mi? Aslında şehrin ne kadar büyük olduğunu anlamamız için bu güzel bir yöntem olabilirdi. Üzerinde yaşadığımız ve 26 Ağustos 1071'de kapısını açtığımız ve yine 26 Ağustos 1922'de başlattığımız Büyük Taarruz ile kapısını düşmanın üstüne çektiğimiz zengin Anadolu toprağını bir ucundan diğer ucuna yürümeye kalkmak ortalama 1 ayımızı alacaktır. Bu 1 ay, bir ülkenin akıbetini belirleyecek kadar uzunca bir süre. Kendi bacaklarımızla yola çıktığımız bu süreçte maalesef bundan sonra vasıtalarla devam etmek zorundayız.
Sadece İstanbul'u dolaşmak birkaç gün, peki ya geriye kalan 2 milyon 469 bin 500 şehir?

Çok uçuk bir sayı öyle değil mi? Doğuştan sahip olduğumuz bacaklarımızla bu büyüklüğü dolaşmaya ömrümünüz yetmeyeceğine hemfikiriz. Bu kadar şehri ihtiva eden gezegenimizin adı Dünya. Son zamanlarda ona kötü davransak da o gene bize şans tanımaya devam ediyor. Dünya'mızın en geniş çevresi ''Ekvator'' olarak adlandırılmakta ve tam olarak 40.075 km çapında. Uçakla durmadan seyahat etseydik 2 günde çevresini dönerdik. Bu hâliyle bile ne kadar büyük olduğunu daha iyi anlayabiliyoruz.
Dünya'dan yola çıkan bir uçak durmadan Güneş'e doğru yol alsaydı 19 yılın ardından Güneş'e ulaşırdı

Günümüzün en hızlı ulaşım vasıtalarından olan bir uçakla Güneş'e seyahat etseydik bu seyahatimiz 19 yılda tamamlanırdı. Eminim aramızda bazıları daha 19 yaşında bile değil ama yaşadığı acılarla hayatın kendisini yorduğunu düşünüyor. Dünya'dan 149 milyon km uzağımızda duran Güneş'in saçtığı ışık ise bize 8 dakika sonra ulaşıyor. Yani Güneş, aniden patlayıp yok olsaydı biz onu gökyüzünde 8 dakika daha görmeye devam ediyor olacaktık. Işık hızı, uçakla 19 yıl süren bu yolculuğu 8 dakikada tamamladığı gibi Dünya'nın en geniş çevresini ise 1 saniyede 7,5 defa dönebiliyor. Artık bundan sonra ışık hızıyla hareket etsek iyi olacak çünkü kütle giderek büyüyor.
Dünya'dan 330 bin kat daha büyük kütleye sahip Güneş'ten 5 milyar kat daha büyük hacme sahip yıldız: Samanyolu'nun kraliçesi ''Uy Scuti''

İkâmet ettiğimiz Samanyolu Galaksisi'nde Güneş'ten başka milyarlarca daha yıldız vardır ve bunların birçoğu Güneş'ten katlarca daha büyüktür. Onlardan biri olan ve Samanyolu'nun en büyük yıldızı olan Uy Scuti, Güneş'ten 5 milyar kat daha büyük bir hacme sahiptir.
Bir ucundan diğer ucu 100 bin ışık yılı süren Samanyolu Galaksisi'nde Uy Scuti ufacık kalır

Kırmızı daire içindeki alan Uy Scuti'ye aittir. Geriye kalan o devasa alan ise Samanyolu Galaksisi'dir. Hani romantik bir akşamda gökyüzünde seyre daldığımız o yıldızlar tam da bu karededir. Ancak hepsini göremeyiz elbette. Çünkü milyarlarca yıldız bu galakside ikâmet etmektedir.
Samanyolu'nun komşusu Andromeda Galaksisi bize 2.2 milyon ışık yılı uzaklıktadır

Eğer Andromeda Galaksisi'nde bir medeniyet olsaydı ve söz konusu teleskop ile bize baksalardı Dünya'da hiçbir insan varlığına rastlayamazlardı. Çünkü ışığın oraya ulaşması 2.2 milyon yıl sürdüğünden Dünya'nın 2.2 milyon yıl önceki hâlini görmüş olurlardı ve dinozorlarla en büyük timsah türü Sarcosuchus'u gözlemlerlerdi. Bize en yakın olan komşu da epey uzağımızdaymış.
Samanyolu ve Andromeda'dan başka milyarlarca daha galaksi vardır ve giderek birbirlerinden uzaklaşmaktadırlar

O kadar mesafe sanki azmış gibi bir de aralarını giderek açmaya devam ediyorlar. Aslında Evren, giderek büyüyor. Samanyolu Galaksisi'nin büyüklüğünü idrak ettik, hani bir ucundan öteki ucu 100 bin ışık yılı süren ve ona 2.2 milyon ışık yılı uzaklıkta olan Andromeda. Bu ikilinin yanı sıra Evren'de 100 milyar galaksi daha olduğu düşünülmektedir ve her bir galaksilerde de ortalama 200 milyar yıldız olduğu varsayılmaktadır. Bu yıldızlar arasında Güneş'ten 5 milyar kat daha büyük Uy Scuti'den milyarlarca kat daha büyük hacme sahip yıldızların olabileceğini de unutmamak gerekir. Milyarlarca galaksilerin bazıları da birbirinden milyarlarca kat daha büyüktür.
Milyarlarca galaksiyi ihtiva eden Evren'den daha fazlasının olabileceği düşüncesi: Çoklu Evren Teorisi

Yukarıda saydığımız tüm kütleler Evren'in bir parçası ancak bu kütle dışında bir de boşluk var. Yani tüm bu yıldız ve galaksiler Evren'in %10'unu oluşturmaktadır, gerisi boşluktur. Ancak daha fazla Evrenlerin de olabileceği teoriler arasındadır. Yani 100 milyar belki daha fazla galaksi ihtiva eden çok sayıda Evren de olabilir ancak insanoğlunun gözlemleme teknolojisi henüz buralara kadar ulaşamamıştır. Bu sebeple bir mi yoksa birden fazla mı Evren olup olmadığı muammadır, bunu gelişen teknolojiyle paralel olarak zaman gösterecektir.
İnsanın Evren karşısındaki kütlesi, okyanustaki 1 damla suyun molekülü kadar bile değil

Ama gel gör ki, insanın egosu bazen Evren'den daha büyük olabiliyor. Oysa çevremize bakarsak ne kadar aciz olduğumuzu anlamamız o kadar da zor olmaz. Sadece Evren'e değil; bu üzerinde yaşadığımız gezegen de bile meydana gelen yıldırım çarpmaları, heyelan ve depremler anında varlığımızın yok olmasına neden olabiliyor. Peki insanın egosu, yıldırım çarpmalarını ve depremleri engelleyebiliyor mu?
1 günde ortalama 500 bin insan doğarken 200 milyondan fazla yıldız meydana geliyor

Yürürken bize çok büyük gelen ama Evren karşısında adı bile anılmayacak kadar küçük olan Dünya'da günde ortalama 500 bin insan doğuyor ve bir bu kadar daha insan hayatını kaybediyor. 500 bin insan doğumuna karşılık 200 milyondan fazla yıldız gökyüzünde teşekkül kazanıyor. Ama buna rağmen birçok insan kendisini Evren'in vazgeçilmez bir parçası olarak görüyor. Evren karşısında Dünya'ya kıyasla bir su molekülü bile etmeyen insanoğlunun aslında ne kadar küçük olduğunu anlaması için sadece ufak bir detaydır gökyüzündeki yıldızların büyüklüğü. Alçak yerdeki tepecik kendini dağ zanneder misali, dağları kendisinin yarattığını düşünen insanlara atılması gereken bir tokattır Evren'nin büyüklüğü.
Aşk İlişkileri
YKS2026
Gündem
Dünya Kupası
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
Cinsel Yaşam
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Özel Günler & Hijyen
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
Diğer