Pozitif Ol, Pozitif Düşün

Hayatta Her Şeyin Bir Frekansı Vardır

Pozitif Ol, Pozitif Düşün

İnsan evrende bir enerji, bir frekans yani bir titreşimdir. Radyo sinyallari, televizyon ve telsiz sinyalleri gibi ama daha farklı bir frekans değerindedir. Her insanın, her bitkinin, her hayvanın bir frekansı vardır. Sadece canlılar değil, cansızların da yüksek veya düşük frekansı vardır. Bu frekanslarla her bir varlık diğerlerini etkiler. Bu etkiler olumlu olabileceği gibi olumsuz da olabilir. Örneğin sıcak hava veya soğuk hava, aydınlık veya karanlık, yeşillik veya bozkır insanda nasıl farklı ruh hali oluşturuyor düşünün. Bunların hepsi yüksek veya düşük frekanslarla alakalı şeylerdir.

Pozitif Ol, Pozitif Düşün

Yüksek frekans ve düşük frekansları yüksek enerji ve düşük enerji diye de tarif edebiliriz. Örneğin gülümseyerek bakan birinin karşısında asık suratla bakarsanız onun da suratının asıldığını görebilirsiniz. Bu da yüksek frekans ve düşük frekans etkileridir.

Benzer Frekanslar Çekim Etkisi Oluşturur

Pozitif Ol, Pozitif Düşün

Yüksek enerjili yani yüksek frekanslı varlıklar birbirini çekerler. Düşük enerjili yani düşük frekanslı varlıklar da birbirini çekerler. Bu, mıknatıslanma etkisine benzeyen bir etkileşim değildir. Benzer frekanslar birbiriyle etkileşime girer ve teknikte adına rezonans denilen eş zamanlı titreşim hadisesi gerçekleşir. Bu frekanslar birbirine ne kadar yakınsa rezonans da o derece etkili olur. Bunu da şöyle düşünebilirsiniz. Şehir içinde arabanızda radyo açarsınız, yayın tertemizdir. Sever ve dinlersiniz. Bu yüksek rezonans etkisidir. Şehir merkezinden uzaklaşınca yayının etki alanı zayıflar, sesin içinde cızırtılar duyulmaya başlar. Siz o yayını dinlemekte ısrar edersiniz ama cızırtılar ve başka radyo frekansları sizin keyfinizi kaçırır, sonunda rahatsız olup kanal değiştirirsiniz. Bu da zayıf rezonansın bozucu etkisidir.

Eş Zamanlı Tireşim (Rezonans) Olunca Ne olur?

Pozitif Ol, Pozitif Düşün

Eş zamanlı ve benzer titreşimlerle birbirimizi etkileyerek daha sıcak ve daha samimi iletişimler kurarız. Karanlık bir yere girdiğimizde neden korku duyarız? Çünkü çevreyi görememek, algılayamamak frekansımızı düşürür, kendimizi kötü ve mutsuz hissederiz. Bazen çok iyi anlaştığınızı, frekanslarınızın çok uyumlu olduğunu hissedip sonra yanıldığınızı gördüğünüz durumlar da olur. Bunu şöyle örneklendirebiliriz: Kırmızı ışıkta bekleyen arabaları düşünün. Sağ şerittesiniz ve sağa döneceksiniz. Sizin gibi sağa dönecek başka arabalar da var ve hepinizin de sağ sinyali yanıyor. Dikkatle bakarsanız şunu görürsünüz: Bütün araçların sinyalleri aynı frekansta yanmaz. Biri daha yüksek, diğeri daha düşük frekanstadır. Ama bir zaman dilimi gelir ki ikisi aynı frekansta gibi görünür.

Pozitif Ol, Pozitif Düşün

Hızlı olan sinyal kısa bir süre yavaş sinyalle eş zamanlı yanıyor gibi görünür ama kısa süre sonra aradaki fark belirgin şekilde tekrar açığa çıkar. Birbirine çok yakın frekanslı insanlar bu eş zamanlı titreşimler olayını çok çok daha uzun süre yaşar. Çok yakın olmasa da benzer frekanslı insanlarda ise bu uyum çok uzun süreli olmamakla beraber yine de uzun bir süreç olarak gerçekleşir.

Pozitif Düşünmek Polyannacılık Oynamak Değildir.

Pozitif Ol, Pozitif Düşün

Buna da bir iki örnek verelim: Mesela arabanızla giderken önünüzdeki araç birden bire frene bastı, arkadan çarptınız. Buna sevinmek tabi ki düşünülemez. Ama öndeki araç sahibine sataşıp kavga çıkarmak, küfür etmek, bağırıp çağırmak yerine sakin kalıp, soğuk kanlılıkla geçmiş olsun, cana bir şey gelmedikten sonra önemi yok. İnsanlık halidir, olur böyle şeyler demek pozitif enerjinin yansımasıdır. Pozitif düşünmek demek hayata sahte pembe gözlüklerle bakmak değildir ama pozitif düşünen kişi mutlu yaşar.

Pozitif Enerji Yaymak Pozitif Düşünmekle Mümkündür

Pozitif Ol, Pozitif Düşün

Pozitif düşünme nasıl olur önce buna bakalım. Mesela bir arkadaşınız araba aldı. Ona Kazasız belasız binin dediğinizde aslında düşük frekansları çeken bir söz söylemiş olursunuz. Güzel bir duyguyu olumsuzlukları kullanarak tarif etmiş olursunuz. Bunun yerine güzel günlerde, sağlıkla binin dediğinizde bu sizin de, karşınızdakinin de enerjisini yükseltici bir etki yapar. Ya da arkadaşınızın çocuğu oldu. Allah nazardan saklasın demek yerine Allah bahtını açık etsin demek enerjinizi yükseltir. Enerjimizi yükseltip düşürmek de bizim elimizdedir yani. Hiç düşündünüz mü neden "Hayat sigortası ve Sağlık sigortası" deriz. Halbuki size öldüğünüzde veya bir hastalık, sakatlık durumuyla karşılaştığınızda ödeme yapacak bir sistemdir bu. Ama ölüm sigortası, hastalık sigortası deseler kimse bunu yaptırmak istemez. Hayat sigortası, sağlık sigortası sözleri sizde pozitif enerji uyandırır ve bu olaya sıcak bakarsınız.

Pozitif Düşünmenin Bize Kattıkları

Pozitif Ol, Pozitif Düşün

Bir insan düşünün sürekli olarak ben çok şanssızım diyor. Şanssızlık dediğimiz şey nedir? Düşük frekans, düşük enerjidir. Bu insan ben şanssızım dedikçe şanssızlıkları da üzerine çeker. Çünkü, düşük frekanslı enerjiler düşük frekansları çeker. Diğer taraftan ben her zaman şanslı oldum, şans hep benim yanımda oldu diyen kişi de yaydığı yüksek frekanslı enerjiden dolayı hep pozitif şeyleri çeker kendine. Ya da iki yaşlı adam düşünün. Birisi sürekli oram ağrıyor, buram ağrıyor derken diğeri ben gayet iyiyim, sağlıklıyım, zindeyim diyor olsun. Hangisiyle zaman geçirmek istersiniz? Tabii ki pozitif enerji yayanla. Öyle zaman olur ki sohbet ettiğiniz birisi sürekli olumsuz şeyler anlatır, onun yanında ayrıldığınızda oh be dersiniz. Adam dünyamı karattı dersiniz. Neden? Çünkü düşük enerji yüksek enerjiyi emer, düşürür. Yüksek enerji, yüksek enerjiyi daha da yükseltir. 2 veya daha fazla insanın bulunduğu bir ortamda yanınızdaki arkadaşınızın yüzüne gülümseyerek bakın. Göreceksiniz ki o da gülümser hatta sizden daha fazla gülümser. İşte bu yüksek enerjinin birbirini tetikleyip daha da yükseltmesine bir örnektir.

Pozitif Ol, Pozitif Düşün

Sonuç olarak pozitif düşünmeyi bir hayat tarzı haline getiren insan hem kendisi mutludur, hem de çevresine yüksek frekanslı enerjisini yayarak olumlu etki yapar.

Pozitif Ol, Pozitif Düşün
Cevapla