Duygusal Manipülasyon Hakkında Bilgiler

Duygusal Manipülasyon Hakkında Bilgiler

Duygusal Manipülasyon nedir?

Bir ilişkide kadın ya da erkeğin diğerini duygusal baskı altına alıp, hareket alanını kısıtlamasına, emin olunan konularda bile sürekli bir tarafın haksız çıkması ve kendisini sinmiş hissetmesine duygusal manipülasyon denilmektedir.

Kimler kolay hedef olur?

Herkesi memnun etme çabası, olumsuz duygulardan kaçınma isteği, hayır diyememek, sınırlarınızın olmaması, öz güven eksikliği, kontrol edilme isteği duygusal manipülasyona uğramamızı daha hassas hale getirir.

Neden sinsidir?

Manipülasyon fiziksel şiddetten bile daha kötü, daha tehlikelidir. Çünkü fiziksel şiddette her şey ortadadır. Vücut bütünlüğümüze bir saldırı vardır, bellidir. Pozisyon almamız daha kolaydır. Ayrılırız, karşılık veririz, gidip şikayetçi oluruz, yolumuzu değiştiririz, vs vs ama en önemlisi, kendimizi savunma yetimizi kaybetmemiş oluruz.

Ancak duygusal manipülasyon doğrudan zihnimize bir saldırıdır. Hafızamızı, karar alma mekanizmamızı, düşünce biçimimizi, tercihlerimizi, zihinsel ve duygusal olarak bütün sistemimizi hedef alır. Sevdiğimizden, yakınımızdan geldiği için de biz olaya uyanana kadar muhakkak hatrı sayılır bir zarar görmüş oluruz. Çoğumuz yaşanan olayları, takınılan tavırları, söylenen sözleri olduğu gibi ele almakta sıkıntı yaşıyoruz.

Absürt bir filtre var kafamızda, "ama öyle demek istemedi“, ”aslında öyle biri değil”, ” öyle yapmaz ki o!“

Bal gibi de yapmış işte, yapıyor. Buna ne kadar erken uyanırsak, ne kadar çabuk harekete geçersek o kadar kazanırız.

Nasıl fark edilir?

İnceleyelim hayatınızdaki insanları. İlla ki sevgilimiz, eşimiz olmasına gerek yok. Bir şeyler paylaştığımız herhangi bir insan bile olsa her daim uyanık olmalıyız. Gözlemleyip tahlil etmeliyiz, olaylar karşısında takındığı tavır ne? Bize nasıl yaklaşıyor? Suçluyor mu?
Bizi bize aciz mi göstermeye çalışıyor?

Kendimizi de inceleyelim. Ay ay tahlil yapalım. Görüntümüze bakalım, nasıl görünüyoruz?. Örneğin eskiden daha derli toplu, temiz pak görünüyorduk da şimdi pejmürde bir tip olup çıktık mı? Düşüncelerimizi şöyle bir geriye çekilip okuyalım. Aldığımız kararların, ağzımızdan çıkan kelimelerin farkına varalım. Bir şeyler değişmiş mi? Ya da değişiyor mu?. "Ben eskiden böyle değildim" diyorsak eğer, harekete geçme zamanı gelmiş, geçiyor demektir.

"Ama seviyor"... Sevmiyor güzel kardeşlerim. Karşımızdaki insan sevgisinden kıskanan, bizi sahiplendiği için, etraftan korumak istediği için birtakım şeyleri yasaklayan biri falan değil. Karşımızdaki dümdüz hasta bir insan. Ya harekete geçeriz ya da o karanlık yolda sürüklenir gideriz.

Bu insanların en ama en büyük silahı vicdanımıza, merhametimize oynamaktır. Bilerek ya da bilmeyerek, bizden emeceği şeyler vardır. Neşemiz, kuvvetli aile bağlarımız, yükselen kariyerimiz, elimizden gelenler vs..

Tipik özellikleri ve davranışları nelerdir?

Önce küçümseme başlar, sonra psikolojik şiddet gelir.

Başardığımız her şey önemsiz, onun gözü kapalı yapabileceği şeylerdir. Bugüne kadar kurduğumuz hayat, edindiğimiz sosyal çevre, aldığımız diplomalar, konuştuğumuz diller, alışkanlıklarımız, becerilerimiz... Ona göre hepsi ortalama. Aslında yaptığımız her şey yanlış, gittiğimiz yol yanlış, söylediğimiz söz yanlış. Biz komple yanlışız ve karşımızdaki kişi en doğruyu bilen ve bizi o doğruya götürecek olan kişi. Buyrun yerseniz.

Eğer kafamızı biraz kaldıracak ve ses çıkaracak olursak hemen mağduriyet kılıcı çekilir. O hep ailesinden/arkadaşlarından/işinden/gücünden yana şanssız olmuştur ve dertleri çok büyüktür. Biz gidersek ayakta kalamaz. Biz onun hayat ışığı, nefes alma sebebiyizdir. Ama bakın burada haklıdır. Çünkü ışığımızı bizden söküp alana kadar bizi sömürmeye devam edecektir. Söyledikleri bozuk saatin gösterdiği iki doğrudan biridir.

Çözüm ve kurtuluş

Biz harekete geçmedikçe işin ciddiyeti büyür, aklımız hala bulanmadıysa ve karşımızdakine teslim olmadıysak düştüğümüz yerden pekala kalkabiliriz.

Velhasıl kelam yanımızda duran kırık vazoyu, kirli bardağı, tozlanmış masayı nasıl tespit edebiliyorsak aynı hassasiyeti kendimize de göstermek, kendimize sunduğumuz bir lütuf değil, kendimize karşı bir mecburiyettir.

Duygusal Manipülasyon Hakkında Bilgiler
Cevapla