Kafaya Takmama Sanatı!

Dünya, Platon'un idealar dünyası değil maalesef. Hayatımızda hiçbir şey tam anlamıyla kontrolümüzde değildir. Zaten her şeyi kontrol edebilme düşüncesi de çok yanlıştır. Hepimiz irademizi dışında dünyaya geliyoruz. Anne ve babamızı, akrabalarımızı, büyüdüğümüz sosyal çevreyi biz seçemiyoruz ne yazık ki. Aslında doğamızda kabullenmek ve yalnızlık vardır.

Kafaya Takmama Sanatı!

Ünlü bir eğitimci der ki " Zeka, çevreye uyum sağlayabilme ile doğru orantılıdır." ben de buna katılıyorum.

Kafaya Takmama Sanatı!

Bazen her şey istediğimiz gibi olmaz, işte o zaman biz zekamızı kullanıp çevreye ayak uydurmaya çalışmalıyız. Bu kadercilik değil,yanlış anlamanızı istemem. Ama hani hayata bakış açısını değiştirirsek başka görürüz, başka gördüğümüz için de başka yaşarız demek istedim.

1. İstenmeyen şeyler yaşandığında kendini suçlamaktan vazgeçmelisin.

Kafaya Takmama Sanatı!

Hani olur ya ummadığımız anda ummadığımız şeyler başımıza gelir. İşte o anlarda eminim ki hepimiz " bu tür şeyler neden hep beni gelip buluyor" diye düşünürüz. Hadi itiraf edin; kim bilir kaç milyon kere düşündünüz bunu. Aslında hiç bir şey bizim yüzümüzden olmuyor. Her şeyin gelip bizi bulması da orantısal olarak belki milyarda beş falandır. Biz paratoner değiliz, tüm kötülükleri ve aksilikleri kendimize çekmiyoruz. Bunu kabullenmek gerekiyor.

Bu gibi durumlarda şöyle düşünmeliyiz:

Benim başıma hesaplamadığım şöyle bir olay geldi. Ama bu benim sürekli şanssız olduğumu göstermez çünkü hayatım boyunca işinin yaver gittiği bir çok durum da oldu. İşte bu kadar😊. Düşünmeniz gereken tek şey bu.

2. Geçmişi ve geleceği özgür bırakın.

Kafaya Takmama Sanatı!

Geçmişte yaşadığımız şeyleri bazen kafamızda kurarız. Şöyle olsaydı böyle olurdu gibi.. Ama totalde baktığımızda bunu değiştiremediğimiz aşikar. İnsanlığın başlangıcından günümüze kadarki sürede geçmişi değiştirme teknolojisi hayata geçmedi, bu sebeple müsterih olun ve geçmiş gitmiş bir anın yakasını bırakın.

Kafaya Takmama Sanatı!

Gelecek hakkında da uzun vadeli planlar yapmayı bırakmak en doğrusu. Çünkü bir sistem içerisinde yaşıyoruz ve olaylar bizim dışımızda saat gibi işliyor. Bunlar duruma zamana göre değişebilir. Şimdi böyle düşünürsek plan,tasarı proje yapıp neden saçlarımızı beyazlatalım ki.

3. Şükredin.

Kafaya Takmama Sanatı!

Elimizde olan şeylerin bir çoğunu biz istemedik, iki gözünüzün olmasını, ağzımızın olmasını, hisseden bir kalbi ya da güzel koku alan burnumuzu biz istemedik değil mi? Ama biz istemeden bize verildi ve bunlar sayesinde bir çok şeyi deneyimleyip öğreniyoruz,hayatı anlıyoruz. Neden bunlar için minnettarlık duymuyoruz ki. Hayatınızda sahip olamadıklarınız sizin değil ki ama elimizde olanlar bizim... Var olduğumuz için, sahip olduğumuz tüm her şey için şükür edip mutlu olmayı bilmeliyiz.

Aslında bu konuda söylenecek daha bir sürü şey var ama şunu demeliyim ki her şey bizim dünyayı nasıl gördüğümüzde, olayları nasıl yorumladığımız alakalı. Güzel bakalım güzel görelim.

Kafaya Takmama Sanatı!
Cevapla