Atasözlerimiz vardır, hepiniz bilirsiniz, hepsi de anlamlıdır. Hayatımız ilerledikçe, onun her anında daha anlarız her birinin ne denli doğru olduğunu. Sonunu düşünen kahraman olamaz da bunlardan bir tanesidir. Zira sonunu düşünen insan kahramanlık yapmaya cesaret edemez. Risk almak gereklidir. Cesur olun, tabii aptallığa dönmesin bu. Aradaki çizgi de çok incedir.
Hayat, öleceğimizi bile bile yaşamak değil midir?
Yaşa, sev, gül.
Hangi biriniz bana sonsuza kadar yaşayacağını söyleyebilir? Ya da hangi biriniz bana öleceği günün ne zaman olduğunu net bir şekilde belirtebilir? Şahsen ben ikisinde de net konuşamam. Zira ne zaman öleceğimizi bilmiyoruz. Ama buna rağmen, bir şeyler için uğraşıyoruz. Hayat için, sevdiklerimiz için, kariyer için vesaire vesaire. Bu liste uzar da gider.
O hâlde kaybetme korkusundan ötürü, elimizde olanları bırakmak ne denli mantıklıdır?
Yaşayacak tek bir hayat var ve harcanacak hiç vakit yok.
Evet bir laf vardır; hiçbir şeyin yoksa, hiçbir şey kaybedemezsin. Fakat bir düşünün azizim, hiçbir şeye sahip olmamak... Yani hiçbir şey olmak. Kendinize bunu yakıştırıyorsanız diyecek sözüm yok elbette. Lâkin denemeden bilemezsiniz.
Korkmadan sevin, korkmadan yaşayın.
Savaşmazsan, kazanamazsın.
Zaten altı üstü 70-80 yıllık bir hayatımız var. Şans eseri 100 desek buna... Çok mu? Bence az. Yeter mi? Yetmez. Zira öldüğümüz zaman daima bir şeyler yarım kalmış olacak. Unutmayın;
Her ölüm, erken ölümdür.
O hâlde niçin elimizde olan kısıtlı zamanı doya doya yaşamıyoruz? Vurun dostlarım, en dibe vurun. Aşık olun, aşk acısı çekin, en kötü duyguları dibine kadar yaşayın. Keza en güzel duyguları da öyle. İçiniz çıka çıka ağlayın, sevişin mesela. Her şeyi yaşayın.
Bu hayat sizin ve bir daha gelmeyeceksiniz bu dünyaya.
Hayal ettiğin hayatı yaşa.
Öldükten sonraki inancınız ne bilmiyorum lâkin oraya girmiyorum da. İstekleriniz, amaçlarınız uğruna yaşayın. İnsanların ne düşündüğüyle ilgilenmeyin, daha önce bir yazımda da demiştim; onlar sizin hayatınızla ilgili 15 dakika konuşacaklar, sizse onu bir ömür yaşayacaksınız. Tekrar ediyorum, bu hayat sizin.
Yağmurun altında sırılsıklam olun mesela, yüzmeyi öğrenin, hatta dalış yapın! Bütün imkânlarınızı zorlayın. Resim çizmeyi deneyin, bir müzik aleti çalmayı öğrenin! Yeni insanlar tanıyın mesela... Gidene üzülmeyin, gelene daima açık olsun kapınız. Ve birini alın hayatınıza. Meghan Trainor diyor ya bir şarkısında, seni kaybedecekmiş gibi seveceğim, sana hoşça kal diyormuş gibi sarılacağım diye. Siz de öyle sevin o birini. Yaşayın üstâdım, yaşayın işte...
Bu yazımı, birisine armağan ediyorum. Çok sevdiğim bir dostuma; asla korkma.
korku insanı yalnızlaştırır yarın ne olacak diye düşünen insan bu gün mutsuz olur hayat bu şekilde ilerlemez o yüzden bu günü bu gün yarını yarın düşünerek yaşamak akıllıca
Kesinlikle doğru ve benim hayatı yorumladığım şekil de bu. Daha önceden biliyordum ama "Delibal" filmiyle bir daha hatırladığım ve hayat felsefem diyebileceğim bir söz var:"Hayatın göze alabildiğini kadarını yaşarsın."Çoğu insan bunu hayatın tamamını göze almamız gerektiği şeklinde yorumlayabilir ama ben öyle düşünmüyorum hayatın içinde iyiliklerden daha da fazla kötülükler var ve hayatın hepsini göze almak demek bütün o kötülükleri yaşamak demek ama hayatın göze alabileceğim bir dilimi var. İnce bir dilim değil;kalın bir dilim, olması gerektiği kadar. Kimisi bunun daha fazlasını alır, kimisi daha azını, kimisi neredeyse hiç, kimisi de neredeyse tamamını. Gerçekten hiç ya da tamamını almak mümkün mü, bilmiyorum ama bence belli bir dilimden fazla almak da az almak da yanlış. Benim aldığım dilimin için de başıma iş açmayacak her türlü eğlence var. Bu yüzden eğer bir yaşlı olarak ölürsem ve planıma sadık kalırsam, yaşamadığım için de yaşadığım için de pişman olduğum hiç bir şey olmayacak. Zaman zaman bile bile de yanlış yaptığım şeyler oluyor ama onlar için pişman olmayacağım. Dha fazla iyilik yapacağım ve daha doğru yaşamak için çalışacağım. Çoğu insan benim iyimser olduğumu düşünüyor ve yanılıyorlar. Oldukça kötümser bir insanım, hayatın hiç de iyi ve doğru olduğuna inanmıyorum ama kötü olan bir şeyin karşısında başımı öne eğmek ve ağlamak bana göre değil, gülüp eğlenmek ve güçlü olup inadına iyi işler yapmak daha mantıklı geliyor. Çoğu kötümser insandar farkım bu ve aslında çoğu iyimser insandan da. Çünkü çoğu iyimser insan hayatın güzel olduğunu düşünüyor ve hiçbir şey yapmıyor. Yaşamak güzel ama benim tercihim olsaydı bu dünyaya gelmek istemezdim ve yaşamak sadece ya gerçekleri göremeyecek kadar körsen ya da bütün gerçekleri gördüğün halde iyi işler yapabileceğine inanacak kadar güçlüysen güzel.
Dünya hiçbir zaman iyi olmayacak belki kıyamete yaklaşırken bir dönem... Ama olabilecek kadarını yapmak için umudum var çünkü umudum olmazsa olabilecek kadarı da olmayacak. -Gecen bol olsun.-
Boyle dusunuyor ama boyle yasayamiyorum. Surekli sunu yapsam ne derler soyle yapsam dogru olur mu? diye dusunup duruyorum. Ustumde eller var ve beni kukla gibi oynatiyorlar. Sanji diyemeyecegim gercektende kuklayim. Herkese bidaha goremeyecekmis gibi sarilmak birdaha konusamayacakmis gibu konusmak istiyorum. Kimseyi kirmak uzmek incitmek istememe ragmen kiriyor uzuyyor ve incitiyorum. Kopegim olsun istiyorum mesela bagira bagira sarki soylemek istiyorum. Benceni cok sevdim. Elime saglik.18 yasinda genc bir kizdan guzel anlamli bir bence olmus. Eline saglik
Ayakta alkışlıyorum paylaşımını. Dindar kesim bir değişik bakmış olaya neden anlayamadım. İsteyen istediğini sonuna kadar dolu dolu yaşamalı bence. Ben başkalarının dediklerini önemsememeyi öğrendim fakat çalışkanlık ve sabır konusunda sıkıntılarım var :)
Gelecek var olmayan bir illüzyon, geçmiş ise yaşanılan anıların toplamıdır. Sadece ve sadece "bu" an vardır. İçindeki anın değerini kavramaktansa sürekli geleceğe plan kurmak ise hayalperestlikten başka bir şey değildir. Aynı zamanda hayallerimizi ertelemektir. Kim öğretti lan bize sürekli geleceği düşünmeyi?
Arkadaşım ve ben korkmadan yaşadık ama motor kazası geçirdik şu an bacağını kestiler hayatının baharında 21 yaşında tek bacakla yaşıyor. Artık korkuyorum bazı şeylerden
hııhıı tabi. yakışıklı sevmedim diyenlere hiç inanmıyorum ztn. ben kaç kere tipim yüzünden boyum yüzünden istenmedim bee. hayatım sürekli odada geçiyo ot gibi yaşıyoz. sizin gibi alaycı insanlar sağolsun
siz bana karşı ön yargınızı kırın ben de size karşı ön yargınızı kırayım. size kalsa ztn tipim böyle diye tecavüzcü damgası yapıştırcaksınız ki onu da yaptınız ztn. yazıklar olsun
En İyi Cevaplar