Biz insanlar için her daim zaman kavramı çok önemli olmuştur. Bu kadar önemli olmasına rağmen yaşamımız boyunca hiçbir şeye yeterli zaman bulamayız. Bunun sebebi de aslında hayatımız boyunca bir şeyleri yoluna koymak ve onları yürütmeye çalışmak ile o kadar meşgul olmuşuzdur ki; her şey yoluna girdiği için değil de çok geç kaldığımız ve zamanın acımasız bir şekilde hayatımızdan kayıp gittiğini ancak fark edebilecek duruma geliyoruz.

Zaman öyle çabuk geçer ki bir bakmışız hayat avuçlarımızın için akıp gitmiş belki de bir su misali. Saçlarımızda beyazlıklar iyice belirgin hale gelmiş, zamanın derin izleri tam olarak tüm etkisini gösteremeye başlamış.

Zamana meydan okumak istercesine ruhumuzun genç kalmaya çalışması ne yazık ki bedenimize daha farklı bir şekilde yansımıştır. Ruhumuz ne kadar genç olmaya çalışsa da bedenimiz eski günlerdeki gibi değildir artık. Bu zaman içinde kendimiz ile ilgili pek çok şeyi kaçırdığımızı düşünmeye başlarız, doktorlarımız sağlığımızla ilgili endişelerinden bahseder durur. Hayatın bize getirdiği o acımasız gerçek ile bizleri bir kez daha yüz yüze getirir.

Bu yüzleşmenin ardından her şey durur, zaman durur, mekan durur, insanlar durur, bir an benliğimiz geçmişte bir yolculuk yapmaya başlar.

Geçmişte yaptıklarımızı, erteleyip de yapamadıklarımızı, hala sıcacık duran ve yapılmayı bekleyen hayallerinizi düşünürsün. Ve ani bir hareket ile karar vermek zorunda olduğunuzu anlarsınız.
Tüm bu duygu ve düşüncelerin ardından hayatımıza bir süre ara veririz, saatleri yetiremediğimiz, hatta ve hatta bizsiz bir gün bile idare edilemeyeceğini düşündüğümüz işlerimizi birkaç günlüğüne de olsa rölantiye alıp daha sağlıklı düşünebilmek adına bir yerlere kaçarız.

Böylelikle hem bir daha rahat nefes alabileceğimiz, hayallerimizi, amaçlarımızı ve bundan sonra neler yapmak istediklerimiz hakkında yeni planlar yapabiliriz. Ya da hiçbir şey yapmadan kaldığımız yerden aynı hızla ve tempoda yolumuza devam etmeyi de tercih edebiliriz. Ve yapamadıklarımıza zaman ayıramadığımız için ömrümüzü hayıflanarak tüketir gideriz.
Bazen içimizde bir şeyler kıpırdamaya başlar, kendimizle ilgili ilk sorgulamalar başlar ve tam da bu esnada seçim bize ait olur.

Hayatımızın daha anlamlı, daha yaşanabilir hale gelebilmesi için yapılması gereken aslında tek bir şey vardır. O adımı atabilmek. Ve her ey zaten o adımla zaten başlamış olacak ve gerisi çağlayan gibi gelecek. Hayallerimiz gerçekleştirmeye başladıkça nefes aldığınızı hissedecek ve yaşama sevincinizi yeniden kazanmış olacaksınız.
Hayat durduk yere hiçbir zaman bize ŞANS getirmez. Bu şansta öyle havadan gelecek diye beklemek aslında çok büyük bir hata olur.

Şansın gelmesini beklemek yerine bu şansı kendimizin yaratması gerekir. Rutin giden bir hayatınız mı var onu renklendirebilirsiniz. Düşüncelerinizde, hayallerinizde hazırlıklar yapabilirsiniz, önünüze çıkan her fırsattı far ederek bunu değerlendirebilirsiniz. Tüm bunları yapmayı denediğiniz zaman göreceksiniz ki yaşantınıza sihirli bir değnek değmişcesine her şey tamamen değişecek.
Bu da demek oluyor ki tek ve en önemli şey o İLK ADIMI atabilmek

Bu yazımdan sonra hayallere daldı iseniz, hayatınız bir film şeridi gibi gözünüzün önünden akıp geçti ise ne mutlu ki bana o ilk adımı sizlere attırabilmeyi başarmışım. Bundan sonrası tabi ki de artık size kalmış. 
Dostça ve sağlıcakla kalın...
Aşk İlişkileri
YKS2026
Gündem
Dünya Kupası
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
Cinsel Yaşam
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Özel Günler & Hijyen
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
Diğer
En İyi Cevaplar