Çok güçlüymüşüm...

Bir Nisan sabahı Güneş penceremden ''günaydın'' diyordu bana..Daha 5 yaşımdaydım..Gözlerimi açar açmaz anne diye bağırdım,çocukluk işte..Yanıma gelip sarıp sarmalayıp öpmen umudu ile şımarıkça çağırıyordum yanıma. cevap vermiyordun bana..Koca bir sessizlik vardı annemin yerine,içimi buz gibi kaplayan,ürküten bir sessizlik..O gün sen işden gelene kadar beni ağlatan bir sessizlik.Birlikte uyumuştuk o akşam oysa ki..Yine birlikte uyanırdık sanmıştım,her sabah olduğu gibi..bir anda hiç bir şey demeden,bir sabah beni yapayalnız bırakıp gitmiştin.


Sonra böyle sabahlarım çok oldu..Kapının önünde oturup sen işden gelene kadar ağladığım sabahlar..Sonra oyuncak bebeğimi her uyuttuğumda söz verdim ona,''sabah yanında olacağım,ben seni bırakıp gitmem,korkma'' diyordum.Bir sabah uyandığımda sana sarılmış buldum kendimi..Biliyorsun seviyordum ben pazar sabahlarını,eskisi gibi seninle birlikte uyanmayı.Pazar sabahı mutluluğu ile uyanmışken bir anda sarıldığımın sadece yorganım olduğunu gördüm,meğersem mutluluğum Annem sandığım yorganımdanmış..O gün o yorgan sırılsıklam olana kadar ağladım ben,öyle bir sarıldım ki o yorgana,sana hiç bir zaman sarılmadığım kadar sıkı,sana hiç bir zaman sarılmayacağım kadar içten..


5 yaşında yorganlara sen diye sarılan kız şimdi sevdiği adam yerine yorganlarına sarılıp ağlıyor..Pek bir şey değişmedi..Sen bile bırakıp gitmeyi başarmışken beni nasıl sitem ederim elin oğluna?Ben onu seviyorum diye o da beni sevicek değil dimi Annem?


Hem ben nasıl olsa dayanırım dimi her acıya?Ben senin hiç bir zaman ağlamayan kızınım dimi Anne? her kese göğsünü gere gere kariyerini anlatıp,gururlandığın,ama sana soğuk davrandığı için de hep sitem ettiğin kızın..


Biliyormusun bana ''babanı mı çok seviyorsun yoksa Anneni mi'' diye sorduklarında hep babamı seviyorum derdim sana duyurmak istercesine,bağırırcasına.Küçüklükten beri hep canını acıtmak istedim..Beni bırakıp gittiğin sabahların acısı kalbimden hiç çıkmadı..Sen ''beni baban kadar sevmiyorsun'' diye sitem ettiğinde daha çok kanadı yaralarım..Aslında ben bu dünyada en çok seni sevdim Anne..Bundadı seni itişlerim,bundadı en mutlu anlarımda seni kendimden uzak tutuşlarım..Bundadı istediğim bölümü kazanıp mutluluk çığlıkları attığım anlarda babama sarılıp,sana nefretle bakışlarım..Bundadı mezuniyyet günümde seni yanımda istememem..


İntikamını almak istiyordum senden ağladığım sabahların..Hani ''demir gibisin bir şey olmaz sana'' dediğin kızın varya,senin sayende bu kadar ''Güçlü''..


Yeniden yaşıyorum her şeyi..5 yaşında değilim belki ama aynı kırgınlıklarla tutunmaya çalışıyorum hayata..Yine sevdiğim birisi bırakıp gidiyor beni..Senin gibi o da geri dönecek biliyorum ama Senin gibi dönücek işte..Yanımda ama aynı zamanda bana kilometrelerce uzak olucak hep..Ben affedemiyorum sevdiklerimi..Seni affedemedim ben..Sarılan her Anne kız gördüğümde,arkadaşlarım Annelerinden her bahsedişlerinde nefretim daha da arttı sana..Daha çok uzaklaştım senden..Bana doğru yaklaşmak istediğin her an seni bir yabancı gibi itmemin tek sebebi bu işte..Keşke bunları bir kerecik yüzüne de söyleye bilsem..Keşke karşına geçip çığlık çığlığa bağırsam,kussam öfkemi,kaç yılın özlemini,yanımdayken sarılmak isteyipte sarılamadığım Annemi anlatsam sana,kim bilir belki de bu yeterdi o 5 yaşındaki kızın Annesini affetmesine..


Çok güçlüymüşüm...



Çok güçlüymüşüm...
Cevapla