Hepimiz sıkı internet kullanıcılarıyız. Ailemizle, arkadaşlarımızla takılmadığımız kadar bilgisayar veya telefon başında takılıyoruz. Bazen kendimize şu soruyu soruyoruz değil mi?
Acaba ben bir internet bağımlısı mıyım?
Evet, tabi ki öylesin, öyleyiz, öyleler. Kimi zamanda şakramıza, bir kuşun uçak motorlarına çarpması gibi aniden bir şey dank ediyor. Sanırım biraz ara vermeliyim diyoruz. Peki bunu nasıl idame ettiririz? Bugün bununla alakalı, bunalımınıza ilaç olacak bir kaç ipucu vereceğim sizlere.
Sigarayı yavaş yavaş azaltır gibi interneti de belli sürelerde kullanın. Süreyi uzatmayın.
Mutluluk Maddelerini Gözden Geçir
Seni mutlu eden, sana keyif veren şeyler sadece Facebook ve Instagram mı? Hayatın gerçek kısmında aslında mutlu olacak çok şey var.
Yüzeysel Olmayın
Sosyal medyada kazandığınız alışkanlığınızdan vazgeçin. İçten ve samimi olun çevrenizdekilerle. Burada tüm insanlar ve duygular gerçek. Bunu unutmayın
Hayat LIKE Demek Değildir
Müthiş bir gün batımına şahit olduğunuzu düşünün. Önceden olsa yapacağınız tek şey bu anı fotoğraflayıp sosyal medya hesabınızda paylaşmak olurdu. Getirisi sadece bir kaç gereksiz beğeniden başka bir şey olmazdı. Şimdi bu muhteşem görüntüyü doya doya, sindire sindire izleyin. Ve bunu beğenebilen tek şanslı kişi olmanın tadını çıkarın.
Hayatınız Kamuya Açık Olmasın
Her anınızı internette paylaşmanızın size hiç bir faydası olmayacak. Onlar orada kalacak. Hatta sizin hayatınızın büyük kesimi deşifre olacak. Buna gerek var mı?
Kelin ilacı olsa...
Acil Durum Bencesi: Sosyal Medyanın Sizi Bunalttığı Anda Yapmanız Gerekenler
Bunalıyorum deyip de israrla takılanları da aklım almıyor. Sanırım bu da internet bağımlığından ayrı yeni tür bir klinik vaka olsa gerek. Düşüncelerinize elinize sağlık, doğru tespitler.
haklısın denize falan gittiğimde telefonu yanıma almıyorum ve özgürlüğün tadını çıkarıyorum herkese tavsiye ederim ara ara uzaklaşın telefondan internetten süper birşey
En İyi Cevaplar