Sanalla Sanal Olmayın!

Sanal Dünya, tamamiyle ilizyon olan ve bizi kölesi haline getiren bir dünya. Bilgisayarlarımızı açmamız ve bedensel işlevlerimizi dondurarak içine girdiğimiz bir dünya. Hepsi tek bir fişe bağlıdır. Her geçen gün ayrı bir maske yarattığımız teknolojinin bir parçası gibiyiz adeta. Sahip olduğumuz teknoljinin esirleri oluyor gibiyiz. Bu sihirden uzaklaştığımız anda bulanık görünen bir dünyada buluyoruz kendimizi, ego, kibir ve kendini pazarlamanın olduğu dünyadan uzaklaştıkça tanımlayamaz hale geliyoruz gerçekliği.


Sanalla Sanal Olmayın !


Etrafımızda yüzlerce arkadaşımız olmasına rağman " Arkadaşım çok ama yalnızım " dedirten ve ardından gerçekliğe adım attığımız anda başka bir soruyuda ardında getiren " Yalnızlık gibisi yok ! Oh be..." dedirten büyük bir handikaptır bu.



Bir zamanlar sahip olduğunuz şeyler artık sizin sahibiniz olur.



Arkadaşlarımızın yanında olursak eğer onlarda bizimle olacaktır, grup mesajlaşmalarında hala yalnızızdır. Toplumdan soyutlandığımızın farkında değilmiş gibi yaparız, ama bizi dinleyen olmadığında gerçekliğin acısıyla yalnızlığın tadına varırız. Paylaştığımız şeylerle neredeyse mutlu olacak gibiyiz , ama gerçeklikte yalnızken mutlu muyuz cidden? Dışarı çıkın ve bir bakın sahiden, yolda yürüyen insanlar , birbiriyle gülüşen çiftler, köşe başında simit satan dayı , gerçekliğin farkının güzel olduğunu hissettirmiyor mu? Tenine değen rüzgarın verdiği haz varken o köşe başında beklemek yaşamayı sevdiriyor olmalı. Aha dayıya sor....!


Sanalla Sanal Olmayın!


Artık telefonunu kapat ve monitörünü kaldırıp dışarıya bir bak, gez, dolaş, kendine zaman ayırıp o günü olabildiğince değerlendirip verimli olmasını sağla. Gerçek hayattan birileriyle iletişime geç sebebi her ne olursa olsun önemli değil , bu sana gerçek hayatın tadının güzel olduğunu gösterecektir. Tek bir iletişim bile buna yetebilir.


Sanalla Sanal Olmayın!


Hayatının aşkını bulduğunda orada ol ve bunu yaşa. Senin elini ilk tuttuğunda, ilk öpüşünde orada ol. Onunla evlilik planları yaptığında, yüzükleri takıp onu kucakladığın andaki heyecanla onunla ol. Yüzlerce kişiyle paylaşmana gerek olmayıp sadece paylaşman gerekenle zaten paylaştığın anda orada ol. Hayallerini süsleyen işin hayatına girdiği anda heyecanını paylaşmak için onunla ol. Çocuklarınız olup sizi geceleri uyutmadığında orada ol. Çocuğunuz büyüdüğünde ve mezuniyet gününde seni çağırdığında orada ol.


Telefon başında vaktini harcamadığın için minnettar olduğunu farkettiğinde , eşinin elinden tutarak onu öpüp nekadar çok sevdiğini söylediğinde ve oda sana son kalp atışlarında kendisini yolda durduran o çocukla tanıştığı için nekadar şanslı olduğunu söylerken...



Ama bunların hiç birini yaşamadın çünkü etrafında her şey olup biterken fırsatlar gözlerinin önünden geçip gidiyorken sen telefonunla meşguldün.



O yüzden artık kölesi olduğun telefonunu kaldır ve fırsatlarını değerlendir , sınırlı günlerimiz ve çürüyüp gitmekte olan bir ömrümüz var. Bu dünyanın parçası olduğum için bende suçluyum. Görülmediğimiz ama duyulduğumuz, dinlemeyip okuduğumuz, göz teması bile yaşamadığımız saatler geçiriyoruz.


Ağa değil , hayata bağlan ve insanlara soruna nekadar görüş veya beğeni geldiğini değil , gerçekliğin ve sevginin güzelliğini göster. Egolarını ve kibirlerini kabartma ihtiyacını bir kenara bırak. O fiş çekildiğinde sen yine olduğun gibisindir. Dikkatini dağıtan ne varsa bırak ve gerçekliği hissedebileceğin şeyler yap.


Ve unutma hayat paylaştıkça güzeldir, gerçeklikle dolu olan şeyleri...


Sanalla Sanal Olmayın!


Yazımı okuduğunuz için teşekkürler, aslında birçok şey yazmıştım bu konu hakkında ama bir kaza sonucu hepsi gitti umarım buda size yardımcı olur.

Sanalla Sanal Olmayın!
Cevapla