Kendine İhanet Etme!

Sevdasını uçurtmaların kuyruklarında ama ipi avuçlarında yaşayan kitleye selam olsun.


Sana bir şeyler diyesim var ama senden sektirip kendime atıyorum aslında bu taşları.
Sevdana sahip çık ama her vakit geçirmek için takıldığın kişiye sevdadan bahsetme!
Ayağa düşürme sevda makamını zira bir gün o makamdan çalacak ancak kendin bile çıkan seslerin aşk değil cızırtı olduğunu anlayacaksın, tahriş etme yüreğini ve akordunu bozma sevdanın.

Kendine ihanet etme!



Aşka karşı kendi inancını kaybedeceksin, kaybetmedin mi?
Kaybetmedik mi?
Yapılması gerekenleri adet üzere yapmıyor muyuz yoksa?
Söylenmesi gerekenleri söylemiyor muyuz?
Adına aşk denilen bir temaşada yaşıyoruz ama kendimiz bile inanmıyoruz, karşımızdaki inanıyor sanıp perdeyi kapatmıyoruz.




İnanmış gibi yapıp her geçen gün daha sıkı tutuyoruz karşı tarafın elini, biliyoruz ki o eli bıraktığımızda gitmemesi için bir neden yok ortada. Yalan süitinde sahtekarlık ayları…



Burada zarar verdiğimiz sevda makamı mıdır yoksa karşı tarafın duyguları mı diye düşünmek oldukça erdemli ancak bir duble ahmaklık içerir gerçi rakı dediğinde biraz su içerince yarenlik eder ama konuyu dağıtmamın manası yok, kendi kendimi manipüle ediyorum sanırım.
Konuya dönersek zarar verdiğimiz hem sevda makamıdır hem karşı tarafın duyguları ancak bunlardan öte kendimizedir zararın büyük kısmı. Neden peki biliyor musun?



Sevda her daim yeşerecek bir güneş bulur.


Kandırdığımız insanlar acı çeker, umutları zedelenir ve aşka olan inancı tahriş olur ancak sevdasını katrana bulamayan taraf olduğunu fark eder bir zaman sonra. Yeniden aşka yelken açacaktır.


Bize mi geleyim?


Sevdaya ihanet eden kimseyi değil kendinin sevdaya olan inancını, güvenini, umutlarını törpüler.
Birini sevemez asla hep o oyunu oynar, rolünü her geçen gün büyütür ve inandırıcılığı ara ara kendini bile etkiler ama yaşadığının sevda olmadığını ve artık olamayacağını bilir.


Bazı duygular ölür ve tedavi edilip diriltilemezler.



Ha sevdayı öldürmüşsün ha bir insanı, fark var mı sanıyorsun gerçekten? Seni deliler gibi seven bir insanı sevemeyeceksin diyorum… O gerçek aşkı mutluluğu hazzı yaşarken sen o mutluluğu paylaşamayacaksın diyorum… Biliyorsun değil mi o duyguyu?


Üstümüz başımız güzel güzel giysilerle ve yüzümüzde o aynı mutluymuş gibi sahte gülümsemeler.
Kimse fark etmiyor mu üzerimize başımıza sinen bu riyakarlığı, sahtekarlığı, mutsuzluğu?
Gerçekten kimse fark etmiyor mu sanıyorsun, yoksa fark etmiyor gibi mi davranıyoruz?

Kendine İhanet Etme!
Cevapla