Günümüzün en önemli icatları, televizyon, bilgisayar, telefon.. Daha zaruri olanlar çamaşır, bulaşık makinaları, buzdolapları vs.. Aslında teknolojiyi de zararlı/zararsız olarak ikiye ayırabiliriz.
İyi de zararlı olan bir şey nasıl olur da bu kadar yaygın olabilir? Bu kadar kabullenilir ve hayatın merkezine oturtulabilir? Sorunun cevabı her bir bireyde ayrı ayrı gizlidir aslında. Yaşama gayesi, yaradılış gereği gibi soruların cevaplarında kendine asla yer bulamayan bu aletler yaşantımızı kolaylaştırmak için gerekli olsa da uygulanış ve kullanım bakımından bir canlı bombaya dönüşebilir.

Telefon, en küçüğünden en büyüğüne aşağı yukarı her ferdi kendine bağlayan, ellerden düşmeyen, zihni, kalbi katılaştıran bir alet. Faydası nedir? Uzak-yakın ulaşmak istediğin her kişiye bir kaç saniye içinde bağlanıp konuşmanı
sağlaması. Peki bitiyor mu? Oyunlar, sosyal medyalar, uygulamalar derken bir bakıyoruz hayatımız olmuş telefon. Ne bir dost sohbeti, ne bir muhabbet, akraba ziyareti, selamlaşma her şey azalmış, yok olmaya yüz tutmuş. Bu da neye işaret birliğin, beraberliğin yok olmasına. O kadar beynimizi yoruyoruz ki bu aletlere ne okuduğumuzu, ne duyduğumuzu ne de gördüğümüzü hakkı ile anlayabiliyoruz.
Bir di
ğer silah Televizyon, kimi zaman koca bir aileyi başına kilitleyen, evlerin vazgeçilmezi olan, verilen her türlü olumsuz mesajı beyinlere empoze eden o silah. Öyle ki kimyasal silahlardan dahi daha tehlikeli, yaşayan, beyni yıkanmış, uyuşmuş, sağlıklı düşünemeyen bir zihinden daha tehlikeli ne olabilir ki hayatta? Bakıyoruz ki hızla gelişen, hayatımıza telefonu, televizyonu, bilgisayarı sokan ülkeler gelişimini sürdürürken bizler olduğumuz yerde saymaya devam edip, nesil olarak geriye gittiğimiz bile oluyor.
Bizim hayatımıza soktukları bu silahlar sayesinde insanlarımızı ahlak, edep, birlik, beraberlik, örf ve adetlerimizden o denli uzaklaştırdılar ki kavga eder, cana kıyar, hapishaneleri doldurur olduk. Ne alakası mı var? Okunmayan her kitap, öğrenilmeyen her ilim zarardır, yanlışa giden yoldaki engelleri kaldırıp atmaktır. Kul olma bilinci boş boş gezmek, mesajlaşmak, tv izlemek ile değil Yaradan Rabbin adıyla okumak ile kazanılır. Kul olduktan sonra da zaten zararlı her alışkanlığı kalb ve beyin reddeder, doğruyu hakkı savunur hale gelir.
Bilgisayar ise bu iki teknolojik aletin bir araya getirildiği zararları ikisinin toplamı kadar, ancak iyi kullanıldığında hepsinden daha faydalı olan bir icattır.
Bir kişi günde 200 SMS (ki whatsapp, facebook daha fazla gönderse ve her biri ortalama 40 saniye olsa ortalama 133 dk (2 saat 13 dakika) eder.
Ayda 66 saat, yani 2 gün 7 saat hiç durmadan SMS gönderiyor demektir. Eee akşam dizi, yarışma, film felan izlese (ortalama 3 saat), internet vs. eklense bunlara ayda aşağı-yukarı 10-12 gün aralıksız teknolojiye vakit ayırıyoruz diyebilir miyiz? Bunları yapıp her gün ortalama 8 saat uyuyan bu zat-ı muhterem 10 gün de uyuyor desek, kişinin ay da 7-8 günlük zamanı kalmaktadır.
Amacım yargılamak değil, uyarmaktı. Her birimiz malesef bu oyuna, bu yanlışa düşmekteyiz.
Devam edecektir..
Aşk İlişkileri
YKS2026
Gündem
Dünya Kupası
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
Cinsel Yaşam
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Kadın Emeği
Özel Günler & Hijyen
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
Diğer
En İyi Cevaplar