Call of Duty Hayranlarına hitaben: Senin modern savaşın hangisi?

Oyun camiasını yakından takip eden her kadın ve erkeğin bileceği bir bencedir bu...


Geçmişten günümüze dek, farklı adlarla farklı oyunlar piyasaya çıkmış ve oyuncuların beğenisine sunulmuştur. Kimilerinin adı yıllara kök salarken kimileri mantar misali yeni yeni türemiştir.


Ancak bu oyunların arasında öyle biri var ki, Dünya çapında ses getiren yapımlara imza atmıştır. Piyasaya sürdüğü her yeni oyun, küresel pazarda milyonlarca dolarlık bir ciro yaratarak adından söz ettirmiştir.


Tabii, bir de içerdiği konu ve senaryoların günümüz Dünya'sındaki şaşırtıcı benzerlikleri olay olmuştur. Hatta bazen öyle senaryolar işlenmiştir ki, farklı ülkelerde oyun içindeki o bölümler bile yasaklanmış veya sansüre uğramıştır.


Call of Duty Modern Warfare serisinden bahsediyorum...


İlk oyunumuz hep 2. Dünya Savaşı formatı ile alışkın olduğumuz Call of Duty'nin bizleri ve Dünya'nın geri kalanını şaşkınlığa uğrattığı:


"Call of Duty 4: Modern Warfare"




Gözlerimizi, Nazi çizmelerinin altında ezilen Avrupa ve Afrika'da değil de, birden bire kurgusal bir gelecekte bize çok tanıdık gelen bir coğrafyada açıyoruz. Ortadoğu da adını sanını bilmediğimiz ama nedense Irak'ı anımsatan bir ülkede Saddam Hüseyin'in tipinde bir lider ülke başkanının kafasına sıkarak Dünya'da yeni bir olaylar dizisinin fitilini ateşliyor.


Oyunun başında bizi şaşırtan bir gelişme oldu. Call of Duty hayranlarının efsaneleşen kahramanı Yüzbaşı Price'ı gördük. Daha doğrusu tipik Türk filmlerindeki gibi dedesine tıpatıp benzeyen bir torun çıkıyor karşımıza. Hık demiş de dedesinin burnundan düşmüş...


Dedesi...


Call of Duty Hayranlarına hitaben: Senin modern savaşın hangisi?



Torunu...




Oyun pek çok farklı bölge ve ülkede karşımıza çıktı. Açılış sahnesinde kendimizi, denizin ortasında içi tıka basa silah ve cephane ile dolu olan bir yük gemisinde bulduk. Adrenalin yaratan gemiyi terk ediş sahnesi ve arka fon müziği ile damarlarımızda Call Of Duty'nin kodları yazılmaya başlamıştı bile...


Bölüm bölüm ilerledikçe tıpkı günümüz Dünya'sında da olduğu gibi her kirli işin içinde birer kukla ve bir kukla oynatıcısını gördük. Maksatı oyun oynamanın ötesinde olanlar bu tür formatlara sahip oyunların bir nevi psikolojik savaş unsuru olduğunun farkındadır.


Neyse, sıradaki oyunumuza geçelim:


"Call of Duty : Modern Warfare 2"




İlk oyunun daha doğrusu yaşananların ardından beş koca yıl geçmiş ama kazan hala kaynamaya devam etmektedir. Ortalığın anasını inleten kel İmran Zakhaev'in izinden gitmeye kararlı zeki ve hırslı bir kötü karakterin yükselişini izleriz. Kimden mi bahsediyorum? Tabiki, Vladimir Makarov...



Makarov, taktiksel becerilerini konuşturarak 3. Dünya Savaşının fitilini ateşlemişti.


Tıpkı oyunda da olduğu gibi gerçek Dünya'yı da karıştıran ve tepkilere neden olan ünlü Rusya havaalanı sahnesi yani "No Russian" isimli bölüm küresel tartışmalara neden olmuştu.


Hatta öyleki, 24 Ocak 2011 tarihinde Rusya'nın Domodedovo havaalanında 35 kişinin ölümüne ve 120'den fazla kişinin yaralanmasına da bu oyun bölümünden ilham alınıp hazırlanıldığı belirtildi.Zaten oyunda da göründüğü gibi iki büyük rakibin sanal ortamdaki savaşı çoktan başlamıştı.


Oyunun sonuna doğru azılı düşmanımızın sadece Makarov ile sınırlı kalmadığını şaşırtıcı bir şekilde öğreniyoruz. Bunun kim olduğunu oyunu oynayanlar iyi biliyor. Bu yüzden buraya yazıp henüz oynamayanların hevesini kırmak istemem.


Şimdi, ModernWarfare serisinin üçüncü oyununa bakalım:


"Call Of Duty: Modern Warfare 3"





İngiltere'de tatil yapan Amerikalı bu ailenin kimyasal silahla ölümcül tanışmasının ardından 3.Dünya Savaşı saman alevi gibi tüm ülkelere yayılmaya başlamıştır.




Makarov ile birlikte Dünya'nın her yerindeki savaş fanatikleri Amerika toprakları üzerinde süren bu yıkımdan büyük bir haz duymuştur.


Savaş bu kez Amerika ve İngiltere'yi değil Almanya ve Fransa'ya kadar sıçramaktadır. Afganistan'dan başlayan macera Dubai'deki lüks bir otelin çatı katında sona erecektir.


Bu oyunla birlikte kaybettiğimiz bazı önemli kişiler de olacaktır. Tabii, yılanın başı da zorlu bir mücedalenin ardırdan nihayet yok edilecektir.


Bilgisayarınızda bu oyunlar yoksa yeterli donanıma sahipseniz ve daha önceden hiç oynama fırsatınız olmamışsa bu üç efsane oyunu mutlaka deneyimleyin.


Emin olun harcadığınız her dakikaya değecektir...


Umarım bu bence hoşunuza gitmiştir. Başka bir zaman dilimi içinde Call of Duty serisinin diğer oyunlarını da paylaşacağım.


İlaveten, oyunu oynayan arkadaşlar en sevdikleri bölümü, karakterleri ve silahları yazarsa sevinirim.

Call of Duty Hayranlarına hitaben: Senin modern savaşın hangisi?
Cevapla