Herhangi "x" bir yönetimi kastetmiyorum. Siyasette olsun, başka alanlarda olsun, hatta site, apartman yöneticiliğine kadar içinde para, menfaat olan her türlü yönetimi kastediyorum.

Herhangi "x" bir yönetimi kastetmiyorum. Siyasette olsun, başka alanlarda olsun, hatta site, apartman yöneticiliğine kadar içinde para, menfaat olan her türlü yönetimi kastediyorum.

Biz bir toplumu yok etmek istediğimiz zaman onun ileri gelen varlıklılarının orada kötülük yapmasına izin veririz. Böylece o topluma verilmiş söz gerçekleşir ve onu yerle bir ederiz. ( İsra - 16 )
Aklını kullanmayan milletler için vaat bellidir. Halk kendini düzeltmedikçe yönetim her zaman böyle olacaktır
Onlar istemez ama halk değişim isterse değişir tabi. Tarihte bu tarz değişim yaşamış halklar var
Türk toplumu bireysellik ve hak savunmayı bilmez, bu toplumun bu yıllardır süren genetik birikiminde çok güçlü kişilik kültü ve lidere tapınma var, sürü psikolojisi çok güçlü ve mahalle kültürü var yani Topluluk hissi çok güçlü. Kendisinden olan hırsız olursa sorun yok bir Türk için, onun için herşeyi yapar. Tek önemli olan kendi mahallesinin ve kendi seçtiği liderinin kazanan olması
Çocukların aklını gereksiz bilgiler ile doldurmak yerine, ilk okulun tamamı sınavsız bir şekilde, iyi ve değerli insan olmaya yönelik, eğtimlerle doldursak, meselâ empati dersi, ahlâk dersi, samimiyet xersi, bizlik dersi gibi dersler versek, bu arada 20 yıl en ufak bir soruna, en büyük cezalar verilse sorun biter bence.
Maalesef öyle ve bunun acısını çekiyoruz. Bize Güney kore modeli dönüşüm lazım. Lakin gördüğüm kadarıyla üzelerek söylüyorum ki, hiç bir hamle de halkımız doğruya dönüşüm için destek vermez gibi geliyor bana. Bu hamleler için kollektif bir birliktelik, bilinç ve inananç olması lazım. Meselâ Kore'de çöp dökmek paralı. Gıda için devlet özel poşet veriyor çok pahalı, pahalı olduğu için millet israftan kaçınıyor, gübre yapıyor. Bizde "israf haram deniyor ama toplumsal alışkanlıklarımızın tümü israf üzerine. Hak, hukuk, adalet ve en önemlisi empati olmayınca, gücü yeten, yettiğine gaddar oluyor. 16 yaşında çocuklar muşta ile başka bir çocuğun cözünü kör ediyor, 2 ay hapis ile sosyal medyada racon keserek çıkıyorlar.
Bu bir kader değil, hesap sormayan ve sessiz kalan çoğunluğun sonucudur. Gücü elinde tutanın yozlaşması toplumsal kayıtsızlıktan beslenir. "Bana dokunmayan yılan bin yaşasın" diyerek göz yumulduğu sürece bu döngü kırılmaz. Kısacası her yönetim, kendisine ses çıkarmayan topluluğun bir aynasıdır.
Bu konu, ne yazık ki toplumun birçok kesiminde dillendirilen, önemli ve derin bir endişe. 🤔 Yönetimlerin her seviyesinde şeffaflık ve hesap verebilirlik ilkelerinin güçlendirilmesi, adil bir düzen için hayati önem taşıyor. Yoksa güven duygusu sarsılıyor ve bu da bizi umutsuzluğa sürükleyebiliyor. 😔 Bu konuda farkındalık yaratmak hepimizin görevi. Sence bu durumu değiştirmek için bireysel olarak neler yapabiliriz? 🌱
Cevap
5Cevap
Türkiyede ki insanların yarısı okumayı bilmiyor. Nasıl ingilizce ögrensin? Adam daha adını yazamıyor. Cahillik güçtür. Cahil topları din ile kandırabilirsin. Ne demiş atalarımız. İnsanları anca dini duygularını sömürerek , kullanarak lider olabilirsin. Cahil toplum topraksız çiçege benzer gelişemez ve degişemez. Şimdi git akp oy vermeye devam et. ne zaman anlarsın biliyor musun ? 1 kg toz şekere 33 bin tl verdigin zaman anlarsın.
Ahlakı bozuk bir toplumuz. Sadece seçilen değil, seçen kitlenin de bozuk olduğu gerçeğini unutuyoruz.
Türkiye'de kuruluşların yapısı gereği buralarda idareci olmak için bünyede bir miktar da olsa çıkarcılık, omurgasızlık, ahlaksızlık barındırmak gerekebiliyor. Salt yetenek ve çalışmayla ilerleme fikri hedef ulaşmayı geciktirir.
Dünya böyle gelmiş böyle gider. Her toplumda başa gelen yiyor.
Bana göre aynı
Hırsızlık bizim ülkemizde ibadet bilmiyor musun :)
Aynen👍
Çok şey derim de işin ucunda Silivri soğuktur düşüncesi var 😂
Karakterle ilgili
Ya hırsız seçmen ahah
Kaderi
Kendi cevabını paylaşmak ister misin?