2 ay

Bazı Diyanet mensubu imamların Atatürk karşıtı olması son derece gülünç değil mi?

Osmanlı döneminde imamlar devletten maaş almazlardı. İmamlar vakıfların elde ettiği gelirlerle geçimlerini sağlarlardı. Bir de cami cemaatinin verdiği paralarla hayatlarını kazanırlardı. Osmanlı döneminde sadece merkezdeki prestijli konuma sahip olan Selâtin cami imamları devletten maaş alırlardı. Yani Osmanlı bile milletin vergisiyle elde edilen hazineden imamlara maaş bağlamamış. Osmanlı'da tam anlamıyla Fransa laikliğinde olan sistem vardı. Fransa'daki laiklik sisteminde din adamları devletten maaş almaz, rahipler kilise vakıflarından elde ettikleri gelirlerle geçimlerini sağlarlar. Türkiye'deki laiklik biçimi daha çok Lüksemburg'taki laiklik biçimine benzemektedir. Lüksemburg'ta din adamları devletten maaş alır. Atatürk getirdiği laiklikle birlikte Diyanet'i kurmuştur ve din adamı olan imamları doğrudan maaşa bağlayarak onları milletin vergileriyle elde edilen hazine ile geçimlerini sağlayıp memur sınıfına sokmuştur. Aynı zamanda ilk Diyanet Başkanı Rıfat Börekçi son derece dindar bir insan olarak Kurtuluş Savaşı döneminde kefen parasını Kuva-yi Milliye'ye bağışlamıştır. Rıfat Börekçi tam bir Atatürk dostudur ve Atatürk'ün saygı duyduğu biriydi. Atatürk odasında onu görünce saygıdan ayağa kalkardı. Şimdi ise konforunu ve sosyal imkânlarını Atatürk'ün kurduğu Diyanet'e borçlu olan Halil Konakçı gibi Diyanet mensubu imamlar sabah akşam Atatürk'e nefret kusuyorlar. Atatürk bir dinsiz olarak bile sizlere bir ayrıcalık tanımış, daha ne istersiniz anlamak güç gerçekten.

Bazı Diyanet mensubu imamların Atatürk karşıtı olması son derece gülünç değil mi?
Cevapla