Kişi başına düşen milli gelir, Türkiye'de ortalama bir kişiye ülkenin zenginliğinden düşen paydır. Bizde bu rakam 9.100 dolardı. Yani bir sene de bir kişinin Türkiye'de ortalama geliri 9.100 dolardır. Şimdi ben bunu dünyadan örneklerle 1980'den günümüze incelemeye çalışacağım.
1980-1990 arası dönem
1980'ler dünyada neo-liberalizmin başladığı yıllardır. Dünya artık açık pazar haline gelmeye ve üreten ülkeler ciddi kazançlar elde etmeye başlamıştır. Türkiye'de 1980 darbesi ve öncesinde (Özal kararı) ile kendini küresel sisteme açmıştı. Bu dönemlerde Arap ülkeleri sattıkları petrol gelirleri ile dünyanın en zengin ülkelerindendir. Listenin en acıklı ülkesi ise Libya'dır. 1980'lerde 13. sırada olan Libya, 2015'de iç savaşın etkisi ile 86. sıradadır. Türkiye ise 53. sıradadır.
1990-2000 arası dönem
Uzun yıllar süren Irak- İran savaşının ardından Abd'nin Irak'a saldırı, Sovyetler birliğinin çöküşü ile beraber dünyada ekonomik olarak buhran başlamıştır. Bu dönemlerde pek çok küresel firmalar ortaya çıkmıştır. Asya'da meydana gelen krizler bütün dünyayı etkilemiştir. Türkiye'de de pek çok kriz meydana gelmiştir. Türkiye 1993'e kadar 48. sırada iken daha sonra düşüşe geçmiştir.
Dünyada ise artık arap devletleri en zengin ülkeler değildir. Listedeki en şaşırtıcı ülke ise İran'dır. İran'da şeriat geldikten sonra 29. sıradaki ülke 2 sene de 116. sıraya düşmüştür. Kişi başı milli gelirleri 10.800 dolardan 800 dolara düşmüştür. 8 yıl Irakla savaşından daha büyük bir yıkım getirmiştir.
2000-2010 arası dönem
2000 yıllarında komünizmin çöktüğü ülkeler Avrupa Birliği ile iyi ilişkiler geliştirerek ciddi sıçramalar kaydetmişlerdir. Türkiye ise 2008 krizine kadar Akp ile Avrupa Birliği ile iyi ilişkiler geliştirerek büyümüş ülkemiz ciddi yatırımlar almıştır. Ancak sadece bu dönemde Türkiye değil bütün dünya büyümüştür. 2000'lerin başında Türkiye 65. sıraya düşmüştü. 2001 krizinde Türkiye 75. sıralara kadar geriledi. 2007'de en parlak Akp dönemi ile 61. sıraya kadar çıksa da daha sonraki yıllarda ekonomimiz hızla yerinde saymaya devam etti.
Listedeki en dikkat çekici ülkeler ise artık 2000'lerin başında uzak doğu ülkeleri ürettikleri teknoloji ile zenginleşmişlerdir
2010-2017 arası dönem
2008 krizinden sonra dünyada ciddi değişimler meydana geldi. Üretim yapan ekonomiler kendilerini hızla toparlarken üretemeyen ülkeler uzun yıllar etkilendi. Türkiye ise pek çok kuruluşun analizine göre uluslararası sisteme anti demokratik bir imaj vermeye başladı. Türkiye'nin uzun yıllar kendisini toplayamayacağı görülüyor. 2016'da 69. , 2017'de 71. sıraya geriledik.
Dünyada ise pek çok Avrupa ve uzuk doğu ülkesinin listeye girdiğini görüyoruz. Petrol zengini Arap ülkeleri ise iç savaşlarla gittikçe fakirleştiler.
Dünyanın ve Türkiye'nin Geçmişten Günümüze Kişi Başına Düşen Zenginlikleri
milli gelir istediği kadar yüksek olsun 600 e yakın millet vekili var hepsi 17 bin tl maaş alıyor emeklisi 8 bin alıyor hadi bunları geç refandum da eğer evet çıkarsa 18 yaşında ki çocuklarda millet vekili olabilcek bunlar kim? o millet vekilerinin çocukları neyse daha fazla o kısmı yazmaya gerek yok ee işçinin aldığı para 1300 tl günde 9 saat çene patlatan öğretmenin aldığı 2000-3000 tl arası günde 10 saaten fazla çalışan 20 saati bulan doktorun alıdığı para 7 bin tl sonuç bir ailenin evine 5 bin tl girmiyorsa o aile İstanbul'da ayakta kalamıyor çok acı bir şey bence bu hani eskilerle konuşuyorum adam diyor asgari ücret 600 tl idi diyor ev kirası 100 tl idi sigara içebiliyorduk winston felan paketi 50 kruuş ve çok rahat ta geçinebiliyoorduk çok da rahattık diyor ee şimdi bakıyorsun ev kiraları en kötü 900-1000 tl İstanbul'da iyi bir mahalede 1+1 he 3+1 ler felan 1500-2000 tl gibi rakamlara denk geliyor ee yeme içmesi cugurası cartı curtu derken hesap oluyo sana 4000 bin tl birazda lüksün olsun (Yani toplu taşıma kullanma araban olsun felan et ye mesela bunlar lüks çünkü bizim ülkede hesap oluyor 5 bin tl )
Türkiye' nin 1992' de 48' inci sırada olması bir başarı iken şuanda 71.' inci olması başarısızlıktır ama buna rağmen ekonomiyi iyi göstermeye çalışmak ise rezalettir.
1992' de ABD bu kadar dolar basmamıştı ve Finans kuruluşlar Dünya' ya ucuz krediler dağıtmamıştı. Biz de o zaman bu kadar borçlu bir ülke değildik, Türkiye Cumhuriyeti' nin 2002' den önceki 79 yılda yaptığı tüm borç 121.601 Milyar Doları 14 yılda 3.25 kat arttırıp 421.434 Milyar Dolar yapıp bir de bizden önce hiçbir şey yapmadılar dediği devletin mallarını 60 Milyar Dolara satıp (özelleştirip) şuanda Kişi Başına Düşen Gelirde 71' inci, Ekonomik büyüklükte 18' inci olmak tam bir rezalettir. Hem de rezalet gibi rezalettir. Prof. Dr. Osman Altuğ' u izleyin "Milli gelirin yalan, 3 kere revize ederek büyütüyorsun, kayıtdışı ekonomi zirvede, siyasetin açıkladığı verilerin hepsi yaşan diyor".
AKP' li Ekonomist Yeni Şafak , Karar Gazetesi yazarı "2002 krizinden daha vahim bir durumdayız" diyor ve 15 yılda rezalet bir ekonomi yönetimi yapıldığını söylüyor. Kullandığı cümleler "Sizin aklınız yok mu hala Kemal Derviş' in Güçlü Ekonomiye Geçiş Programını kullanıyorsunuz, kendiniz bir tane ekonomik program yazamıyor musunuz, yazacak kapasiteniz yok mu !" "2002' de hantal devleti, çok vergi alan devleti, memur zihniyetli devleti değiştireceğiz-küçülteceğiz diye geldiler 2002' de Gayri Safi Milli Hasılanın %29' u vergilerden geliyordu bugün 10 puan arttırdılar %39' a getirdiler, bütçe yetmedikçe özel sektörün boğazını sıktılar sıktılar özel sektör öldü. Çözümü buldular diye düşünüyor heralde. Özel sektör öldü ise sorun yok diye düşünüyorlar heralde." "Köşe yazılarımda yazdım, gençler okumayın çünkü iş bulamayacaksınız, iş bulsanız da düşük asgari ücretle çalışacaksınız." https://www.youtube.com/watch?v=PVGPzGHLelc&t=
AKP' li Ekonomist eski Yeni Şafak yeni Karar Gazetesi yazarı İbrahim Kahveci "Üniversite mezunu, iyi eğitimli, entelektüel birikimi olan girişimci kişilerin gelirlerini bitirdiler, orta direkt vardı ya işte o yok oldu, o asgari ücret seviyesine geldi. Sen hak edene hak ettiğini vermeyip bir zekata bağlarsan o ülke gelişmez, o ülkede hak eden hak ettiğini alamaz. " "Esnaf kan ağlıyor şimdi, sanayi kan ağlıyor. 2002' de ekonominin içindeki sanayinin payı %25 idi, şimdi 15 puan indirip %15' e düşürdüler. Sanayisi üretmeyen bir ülke güçlü okabilir mi? Ne geldi bunun yerine hizmet sektörü geldi, o da ithal malları pazarlıyorlar, herkesi de başına satış temsilcisi, mağazacı yaptılar. Sonra da ülkenin borcu 400 Milyar doların üzerine çıktı" https://www.youtube.com/watch?v=4lad-P2NuyA&t= diye itiraf ediyor. Adamlar daha ne desin. Adam ekonomiyi batırdık diyor, sana daha kötüsünü söyler mi, biz çok başarısızız zaten diyorlar daha ne desinler !
Ekonomiden anlayan Milletvekillerinden Devlet Planlama Teşkilatının eski yöneticilerinden İlhan Kesici AKP' li Milletvekili Aziz Babuşçu' dan önce programa katılıp "Türkiye' nin ekonomik büyüme tablosuna baktığımız zaman 1923' den 2002' ye kadar ki ekonomik büyümesi %5.10' dir. Yani %5 Türkiye' nin standart büyümesini oluşturur. Türkiye' yi giden bir araç olarak düşünürsek içinde şoför olmasa da %5 büyüyoruz. Türkiye' de işsizliği önlemek için %7 büyüme gereklidir, %7 büyürsek işsizliği azaltırız, başarılı oluruz, reel olarak büyümüş oluruz. AKP Türkiye' ye 5 yıl yöneten partiler arasından en kötü büyüme formansına sahip partidir." AKP Milletvekili Aziz Babuşçu "Az önce İlhan Kesici Bey büyüme ortalaması olarak %4.6 büyümeden bahsetti, potansiyelinden %7 odluğunu söyledi. Ya bırakın işte bu ülke büyüsün ya %7' yi yakalsın bu sistemle yakalayamıyoruz, bu çok açık, ortada olan bir şey yani biz tek başına iktidarız meclis çoğunluğu var mıydı vardı" https://youtu.be/6XhLlxWmbX0?t=7286
AKP'li Milletvekili Aziz Babuşçu İlhan Kesici'nin ülkeyi 5 yıl yöneten partiler arasında en kötü büyüme ortalamasına sahip parti ve Türkiye'nin ortalama büyümesinin altında kalmış parti olduğuna dair söylemleri zaten "İlhan Kesici %4.6 büyümeden bahsetti %7 büyümemiz gerektiğini söyledi bırakın büyüyelim" diyerek kabul etti. Videoyu izleyin saniyesi ayarlı videonun. AKP' de daha ne diyecek kendi Ekonomistti ve Milletvekili ekonominin en kötü şekilde yönetildiğini,1923'den 2002'ye kadar ülkeyi ekonomik anlamda en kötü yöneten partilerden biri olduklarını kabul ediyorlar. Hayır daha ne demelerini bekliyorsunuz, adamlar biz batırdık gelin düzeltin mi diyecekler. Zaten itiraf ediyorlar biz ülke ekonomisini mahvettik hem de 60 milyar dolarlık devlet malını sattığımız halde hem de borcu 3.25 katına çıkartıp 121'den 421 Milyar Dolar yaptığımız halde diyorlar. Bir şeyi kıran çocuk annesi kırdın mı diye sorduğundan kırdım der mi? Tabi ki bahane üretecek ama artık bahane bile üretmiyorlar.
önemli olan kişi başına düşen milli gelir değil ki o gelirin nasıl dağıldığı. zengin daha fazla zenginleşiyor ise evet ülke için güzel ama halk için bir etkisi yok
Haklısın da ülkenin en zengin %1lik nüfusu ülke zenginliğinin %35 ine sahip iken şu an %1 lik nüfus %56sına sahip. Bu demek oluyor ki milli gelir düzeyimiz aynı kalsa da dağılımı adaletsizleşiyor
Orta gelir tuzağından bir türlü çıkamadık. Bu gidişle de çıkacağımızı zannetmiyorum. Döviz fiyatı arttıkça, dolar bazında kişi başına düşen gelirimiz ters orantılı olarak düşecektir daha da.
En İyi Cevaplar