Herkese merhabalar dostlarım, canlarım. Biliyorsunuz, AKP'nin ortaya attığı "İnönü'nün Amerikancı olduğu" iddiası birkaç gündür gündemden düşmüyor. AKP'nin ortaya attığı bir fotoğrafta İsmet İnönü'nün elinde iki bayrak var. Birinin Amerikan bayrağı olduğu çok açık fakat ikinci bayrak maalesef fotoğrafta görülmüyor: Vatansever tarihçiler ise, dün itibariyle meseleye son noktayo koydu. Fotoğraf, 26 Ağustos 1962’de dönemin ABD Başkan Yardımcısı Lyndon Johnson’ın Ankara’ya resmî yaptığı ziyaret sırasında Alman fotoğrafçı Günter R. Reitz tarafından LIFE dergisi için çekilmişti. İsmet Paşa, dönemin başbakanıydı ki bilindiği üzere resmî ziyaretlerde iki ülkenin bayrağı sözkonusudur, göndere iki ülkenin bayrağı çekilir ve elbette iki ülkenin bayrağı sallanıp dalgalandırılır. Bunu ancak cahiller bilmez.
Konuya dönelim; AKP'nin, ortaya attığı fotoğrafta ikinci bayrağın hangi bayrak olduğunun anlaşılmaması için özel bir çaba sarf ettiği ilk bakışta anlaşılıyor. Paşa'nın elindeki gösterilmeyen bayrak, ay yıldızlı Türk bayrağı. (Kaynak: teyit.org)
Sizce AKP neden Amerikan bayrağını gösterirken Türk bayrağını göstermiyor? Neden bayrağımızdan rahatsız oluyorlar?
Çünkü her zaman olduğu gibi İsmet Bey'i karalamaya, Lozan'i ülkeyi satmak için imzaladigina inandırmaya çalışıyorlar. Ancak cahilleri kandırabilirler ki biliyorsun bu kesim oldukça fazla. Bunlar osmanlı torunu, Atatürk'e duydukları minnet de yalandan. Karalamaya çalışıyorlar ışte.
100 yıl öncesindeki bir fotoğrafla gündem yaratıp krizi ve yediği haltları örtpas etmek bu partinin 0-5 yaş grubu zeka seviyesindeki insanları oyalamak için geliştirdiği bir taktiktir. İşe yarar mı yarar.
Damadı ekonomiyi Amerikalıya teslime edince verilecek cevap geçmişi kötülemek olmalıydı, öyle de oldu. Tek yaptıkları zaten geçmişi kötülemek, ülkenin geleceğini mahvettiler.
amac gundem degıstırmek baska ne olabılrkı adam sonucta kurtlus savası gecırmıs bır lıderdı yanı aradan kac yıl gecmıs gecmusı bıraksında gelecege ekonnomıye baksın
Tüm bunlar herzaman ki gibi gündemi değiştirip unutturma politikaları.. Aksi halde şehitlerimizi-gündemdeki ekonomi kriz (onlara göre yok, ama her alanda yapılan zamlar ve fukaralaşmaya doğru gidiş ) Vs bir çok güncel olayı nasıl unutturacaklar!!
İsmet İnönü döneminde biz yavaş yavaş ABD himayesine girmeye başladık ama. Propagandaya gelince bunlar tamamen İsmet Paşa'yı karalama kampanyasından başka bir şey değil.
Ama Stalin bogazları ve karsı ıstıyordu yoldaş. Adam sırtını dayamak çin mebur kaldı. Hatta kruscev bunun hata oldugunu turkıyeyı amerıkanın kucagına attıgını soyledı stalının
En son okuduğum bir yazıya göre buna dair bir belge yok. Kaldı ki boğazlarda üs almak için işgal etmen gerekmez, biz nasıl ABD'ye üs verdiysek eski dostumuz SSCB'ye de verebilirdik. Fakat Stalin dengesiz adamdır tabii, sağı solu belli olmaz. Dünyanın en büyük kara ordusuna sahip bir herifle savaş meselesini göze almak mantıklı bir seçim olmazdı elbette.
Stalın gıbı bır adamın Turkıye'yı ısgal etmeden bırakacagını sanmıyorum. Adam bızden toprak ıstıyoru. Bu bıle savas sebebıdır bence. Amerıkalılar olmasa Stalın bızı İşgal ederdi, ucuz yırttık. Ayrıca sadece Amerıkalılar us ıstıyordu, toprak degıl
İşgal etmeden bıraktı zaten. Ayrıca "savaş tehdidi" olarak bir "toprak isteme" yoktur. 1921'de imzalanan Türk Sovyet Dostluk ve Kardeşlik (Moskova) Antlaşması'nın devamı için kendi lehinde sınır düzenlemesi talep etmiştir, o kadar. Yani tamamen diplomatik ve siyasi bir şeydir, askeri boyutu yoktur. Ayrıca ABD'lıler yalnız üs veya toprak değil, ülkeyi istiyordu. Aldı da. 1950'den beri Amerikancı hükümetler yönetiyor bu ülkeyi. Her haltımızın dışa bağlanması o yıllarda yaşandı. Stalin'in azizliğinden ötürü tamamiyle ABD'ye bağlandık.
Biz Ruslardan korktugumuz ıcın ABD'ye baglandık. Rusların hımayesıne girseydık bu sefer Rus kontrolundekı hukumetler bızı yonetecektı. Artı olarak toprak kaybına ugrayacaktık. Afganıstan'ı işgal eden Sovyetlerden bahsediyoruz burada. Turkıye onlar ıcın pek zor rakıp olmasa gerek. NATO'ya gırmeseydık muhtemelen bız de işgal edilecektik bir gün
Ne Amerıkalılar ne Ruslar bızım dostumuz değildir. Gerçekçi olalım yoldaş. İkisi de ellerınden gelse Türkiye'yi tamamen haritan siler. Ama şimdilik işlerine gelmiyor.
1. Rus himayesine girme gibi bir şey sözkonusu değildi ki kardeşim. Ruslar bizden toprak ya da himayeleri altına girmemizi istemediler. Adamlar anlaşmajın devamı için şart sundular, o kadar.
2. Yanlış biliyorsun. SSCB, Afganistan'ı işgal etmemiştir. Afgan hükümeti terör ve iç savaş sebebiyle Kızıl Ordu'yu askerî manada Afganistan'a davet etmiştir. Olay bundan ibarettir.
3. SSCB bizim dostumuzdu, en azından Atatürk döneminde öyleydi. Bize yaptıkları yardımların haddi hesabı yoktur. Onların yardımı olmasa işgal kuvvetlerine su tabancasıyla karşılık verecektik.
"Eğer Sovyet Rusya’nın yardımları olmasaydı, Yeni Türkiye’nin İngiliz-Fransız ve Yunan müdahalecilere karşı zaferi ya bugünküyle karşılaştırılamaz ölçüde büyük kurbanlar pahasına elde edilirdi ya da hatta büsbütün olanaksız olurdu. Sovyetler Türkiye’ye hem manevi hem de maddi bakımdan yardım etti. Ulusumun bu yardımları unutması suç olur." -Mustafa Kemâl Atatürk (Yeni Rusya ve Yeni Türkiye İşbirliğinin İlk Adımları, Rusya Federasyonu’nun Türkiye Cumhuriyeti Büyükelçiliği, s. 3.)
Ruslar bızımle Lenın zamanında dostane ılıskıler kurdular yoldaşım. Lenın'den sonra dostluk falan kalmadı. Rusların yardımını ınkar etmıyorum ama onlar emperyalıst devletlerın yerıne gececegıne ulkemızın Turklerde kalması ıcın yardım ettıler. Bır nevı çıkar ılıskısı vardı.
Ayrıca yenı kurulan Rusya, bızı ısgal eden devletlere dusmandı. Bu bıle yardım etmesı ıcın gecerlı sebepti. Rusya bıze bızı sevdıgı ıcın degıl çıkarları ıcın yardım ettı. Ayrıca bılırsın kı Osmanlı donemınde bız en cok Rusya ıle savaşmışız. Ruslar bıze en buyuk darbeyı vurmustur. Yanılmıyorsam sadece Ruslarla 10 dan fazla savas yaptık. Yanı Rusya pek guvenılır degıl
1. Çıkar ilişkisi yoktu. Adamlar yeni kurdukları devletin kıtlık ve sefalet içerisinde yaşayan insanlarına rağmen var güçleriyle bize yardımcı oldular. Bizim ya da işgalcilerin sınır komşuları olması -ki Sevr'e göre SSCB'nin sınır komşusu Ermenistan'dır- onlar için herhangi bir şey ifade etmezdi. Lenin başından beri Türkiye'nin Marksist rejimle yönetilmeyeceğini biliyordu. Ta 1921'de, Türk-Sovyet Dostluk ve Kardeşlik (Moskova) Antlaşması zamanında bunu ifade etti. Ayrıca Lenin Milliyetçileri desteklemek zorunda değildi, Komünistleri de destekleyebilirdi. Hatta doğrudan doğruya İstanbul'u dahi kurtarıp Komünist Türk yönetimine vereceği de iddia edilir [1]. Her şey bir yana, SSCB ile Avrupa arasındaki gerilim özellikle siyasi idi, askeri değil. İşgalcilerle dolaylı yoldan sınır komşuluğu sözkonusu olsa bile bu hiçbir tehdit oluşturmazdı. Sonuçta Sevr Ermenistan'ındaki heriflerin SSCB ile herhangi bir problemi yoktu.
2. İşgaldir tabii. Buna askeri manada işgal denir. Herhangi bir tepenin resmi silahlı kuvvetler tarafından kuşatılması ve ele geçirilmesine de askeri manada işgal denir. Dediğim gibi, SSCB'yi bizzat Afgan hükümeti davet etmiştir.
3. Basit bir mantık kullanıyorsun dostum. O kıtlık ve yoklukta 39.325 tüfek, 327 hafif ve ağır makineli tüfek, 62.986.000 adet tüfek mermisi, 54 top, 147.079 top mermisi, 100 atımlık barut (top atışı), 4.000 el bombası ve 4.000 şarapnel mermisi, 20.000 civarı gaz maskesi, 1.500 kılıç, 200.5 kilogram altın ve yıllık 10.000.000 altın ruble destek vermek birkaç yıllık bir devlete inanılmaz derecede ağır gelir. Düşmanına karşı üçüncü bir tarafın savaş vermesi, onu maddi bakımdan desteklemeni zorunlu kılmaz. Tarihte buna dair herhangi bir örnek hemen hemen yoktur. Varsa, bu Emperyalist devletlerin küçük grupları karşı devlete kışkırtarak desteklemesinden ibarettir.
4. Sosyoloji okumadım, sosyolog değilim fakat yaptığın tespitler doğrudan doğruya sosyolojiye ters yoldaş. Tarih "Onlarla savaştık, onlar bize koydu biz onlara gömdük. Kuyruk acıları var." vs. gibi kahve iddialarıyla incelenmez. Ruslar bize, biz de Ruslara onlar Rus ve biz Türk olduğumuz için saldırmadık/savunmadık. Toprak genişletmek, kaynak aramak gibi sebeplerden yapıldı savaşlar. Bu bağlamda savaş sebeplerini milletlere göre incelemek başlıbaşına hatadır.
5. Bu tamamen yalandan dolandan ibaret. Her yeni kurulan devletin resmi bir dili olur, alfabesi olur. Bu dil ve alfabeyi öğretmek asimile etmek değildir. Ayrıca SSCB'nin herhangi bir etnik kökene zulmetmesi için herhangi bir sebep yoktur. Herifler ne din tanıyor ne milliyet. Ayrıca Berlin'e ilk giren komutanlardan tut Kızıl Ordu'da pek çok rütbeli Türk kökenli komutan vardır.
Kuyruk acıları var demedım. Rusların bızım dostumuz olmadıgını soyledım ben. Lenın zamanında dosttuk, bıze buyuk yardımlar ettıler bunu ınkar etmıyorum. Kızıl Ordu'da sırf Türk oldugu için rütbesi yukseltlmeyen keskın nısancı vardı. Istersen arastırıp ısmını yazabılırım. Ayrıca Stalin zamanında birçok Turk kamplara gonderılerek veya zorunlu goce tabı tutularak olduruldu. Savastan donen Turkler donduklerınde aılelerını bulamadılar. Yanoı demem o ki Ruslar senın dedıgın gıbı dın mıllıyet ayırkmaksızın muamele etmıyordu. Hatta Stalın zamanında mılyonlarca Ukraynalı aclıktan hayatını kaybettı kı Ruslar ve Ukraynalılar Slavdır. Adam kendı ırklarından gelene bıle ıyı muamele etmıyorlar. Istersen kanıtta atabılırım. Bu sorun degıl
Sovyetler yrnı kurulmasına ragmen cıddı bır guce sahıptı yoldas. Ayrıca sınırsız dıyebılecegımız kaynakları vardı adamların. Zaten Sovyetlerı ancak delıler ısgal eder, canına susayan tarıhte hep Ruslara bulaşmıştır. Hıtler gıbı, Napolyon gıbı. Ayrıca Rusya'da bulunan soydaşlarımızda bıze Sovyetler aracılıgı bagısta bulundu. Bu bagısların bırcogu bıze gelmedı bıle
1. Birader milletler dost veya düşman olmaz, devletler zamanına göre dost ve düşman olur. Ayrıca Kızıl Ordu komutanlarından iki defa Sovyet Kahramanlık Madalyası alan Türk kökenli Hezi Aslanov'u da hesaba katınca, bahsettiğin keskin nişancının Türk ya da başka bir ırktan olduğundan ötürü rütbe yükselmediği iddiası havada kalıyor.
2. Ülkesi savaştayken devlete isyan eden elbette Türk-Rus bilmem ney fark etmeksizin sürgün edilir, isyan bastırılır. Bu her yerde böyledir. Muhtemelen Kırımlılardan söz ediyorsun.
3. Bu iddia doğru değildir. Ukrayna'nın SSCB tarafından aç bırakıldığı ve milyonlarca insanın öldüğü asılsız bir iddiadır. Şimdi olayın ismini hatırlayamadım, sen bahsettiğin olayın ismini bul, bana yolla. Mesele tamamen asılsız bir iddiaya dayanıyor.
4. Hayır dostum, değildi. Devlet yeni kurulmuş, onu geç yepyeni bir düzene geçiş yapılıyordu. Ülke iç savaştan yeni çıkmıştı. SSCB'nin kuruluş dönemi Türkiye'ninki kadar zor olmuştur.
1. "O kadar insanın" öldüğüne, daha doğrusu açlıktan öldüğüne dair herhangi bir belge yok. Nazi sempatizanı bir herif ve SECB karşıtı Batı'nın uydurmalarından ibaret olmaktan öteye gider bir tarafı yok bunun. Tehcirde Ermeniler ölmedi mi? Öldü. Peki tehcir soykırım mıydı? Elbette hayır. Şimdi bir Avrupalı çıkıp da ölen Ermenileri ve bizdeki Ermeni karşıtlığını da hesaba katarak "Soykırım fikri mantıklı geliyor." dese ona vereceğim cevabın aynını sana da veriyorum. :)
2. Propogandayı başlatan kişi Thom Walker adlı bir gazeteci. Herifi biraz araştırınca, bölgeye hiçbir zaman gitmediği anlaşılıyor. Zira öyle bir herif bile yok. Olmayan bir gazetecinin böyle bir iddiayı ortaya attığını iddia edenler de soykırım yaygarası yapıyor.
Yoldas mılyonlarca Ermenı olmedı veya yuz bınlerce hatta on bınlerce bıle olmedı. Suçlu suçsuz demeden bırcok Turk kamplarda veya soguktan oldu. Bunların sayısı yuzbınlerı buluyor. Bırkaç tane madalya vermelerı falan bırcok Turk'e haksızlık ettıklerı gercegını degıstırmez. Benım zaten bastan berı vurgulamak istedıgım hıcbır ulkenın dostumuzun olmadıgı gercegı. Bunu savaslardan ornek vererek verdım zaten.
Bununla alakalı saglam kaynaklara dayanan bır kıtap tavsıyesı verırsen o kıtabı okur dedıklerıne ınanırım. Zaten sana kaynak dıye attıgım solcu sıte yandas bır sıte ona ıtımat edemem. Boyle ınternetten lınk vererek bır yere varamayız. Zaten bu tartısmalı bır konu
Ha adamakıllı belge olsun Ermenı Soykırımını'da ben kabul ederım. Benı bılıyorsun bu konularda tarafsızım. Tarıhte mıllıyet dın falan dıye ayırmam bıldıgımı soylerım. Rus karsıtı degılım, Rus dostu dadegılım hatta ben Turk dusmanı veya dostu da sayılmam. Tam ortalarda bır yerlerdeyım
Öyle bir şey yok işte. Yüzbinleri falan bulmuyor yoldaş, nasıl ki 1.5 milyon Ermeni ölmedi, SSCB'de de milyonlarca, binlerce Türk öldürülmedi. En önemli mertebelere bile Türk kökenli generalleri getiriyorsan ırkî bir farklılık veya imtiyazdan söz edilemez bile. Yani bilmem hangi keskin nişancının belirsiz bir sebepten rütbe atlayamaması bu hakikati değiştiremez. Kampa gönderilen Kırımlılar devlete Sovyetler savaştayken devleti arkadan vurdu, isyancılar cezasını çekti. Bu her yerde böyledir. Devlet ayaklanana gül uzatamaz. Aynı şekilde her ayaklanmanın bastırılmasında aşırıya kaçılabilir, olmaması gerekir fakat olur. Şu anda elbette hemen hiçbir ülke ile dost sayılmayız.
Belge var, Malta Mahkemeleri mesela. İngilizler İstanbul'u işgal edip meclisi dağıtınca patrikhanenin hedef gösterdiği üst düzey İttihatçılar Ermenilere soykırım yapmaktan Malta'da İtilaflarca yargılanıyor. İtilaflar herhangi bir delil bulamadıkları için birbirlerinden delil istiyorlar, telgraflarla. Cevap olumsuz. Mahkemeler bitiyor, soykırıma dair hiçbir delil bulunamıyor fakat İtilaflar sanıkları dava bitmesine rağmen serbest bırakmıyor. Nihayet Ankara ve Moskova'nın baskılarıyla bu kişilerin tamamı serbest bırakılıyor.
Ermeni Soykırımı bir iddiadır, ispat edilememiştir. Hakikat tehcirdir. Mahkemeler kurulmuş, kırıma dair hiçbir delil bulunamamıştır.
Iyı de soykırım sayılması topluca oldurme amacı gudulmesı lazım bır ırkı ama burada basıt cınayetlerden bahsedıyoruz. Savastan bunların olması normal. Kımın elı kımın cwebınde bellı degıl cunku
Yoldaş Rusların savunulacak bır yanı yok bence. Benım ıcın Hıtler ne ıse Stalın de odur. Ikısı de katıl ve katılama canak tutan ınsanlar. Kafa yapıları aynı sadece bayrakları degısık bunların.
Ya birder nedir bu Stalin karşıtlığı, anlamıyorum. Boş bir blog sayfası ile neyi ispat etmeye çalışıyorsun yoldaş? Yani var ise delilin, birinci dereceden ispatın getir koy ki öyle konuşup tartışalım. Holodomor meselesindeki gibi iddiayı ortaya atan gazetecinin gerçekte var olmayan bir insan olması gibi patlamayalım sonra. :R
Yahu Rusları niye savunayım ben, sen taktın Ruslara; Ruslar da Ruslar diyorsun yoldaş. Bana ne la' votkacılardan? Ben yalnızca bilimsel bir tartışma içerisinde kalmaya çalışıyorum. :D
Yoldas sen de duzgun kaynak atamıyorsun ama ne bır kıtap tavsıyesı verdın ne de kaynaga dayalı bır lınk. Ikısı de bırıbırını ıspat edemıyor kı. Boşa kurek cekıyoruz vallahı
Cunku kendısıne rakıp olarak gorduklerı generallerı oldurttu. Bunların elle tutulur sebeplerle ıdam ettrmedı hem bunun acısını 2. dunya savasında cektı. Sen bunları suclu oldugunu nerden bılıyorsun :D
Ben ortaya bir iddia atmıyorum ki. Böyle şeyler her ülkede olur. Bizdeki tasfiye etmeye dönüktü mesela, öldürmeye değil. Ancak Stalin'in lakabının "Çelik Adam" olduğunu da hesaba katarsak pek yumuşak biri olmadığını ifade edebilirim. Elbette suçsuzları da temizlrdiğine inanıyorum, aksi olsa şaşarım fakat yinr de ispatı olmadan ortaya bir iddia atmam doğru olmaz yoldaşım. :)
Gündemi değiştirmek için yapılmış bayat bir numara konuya dönelim ekonomi boktan develiasyon oldu para pul oldu insanlar aç ve fakirlik diz boyu konuyu geçiştirmesinler söyle onlara.
En İyi Cevaplar