Son Türk Ölmeden Kapanmayacak Namus Cephesi

Milletimizin en zor yıllarından 1918 ' de 1. Dünya Savaşı 'nin sonunda yaşanan o zor yıllar.

Tıpkı bugün gibi dış borç epey yüksek ve biz " şeker, buğday ve kiremit " ithal ediyoruz.

Tıpkı bugün gibi Onlarca yıl ekonomisi batırılmış ve ordusu zayıflatılmış güzel vatanımız ve acı içinde halkımız. Milyonlarca şehit vermişler ama hala acı ile ayaktalar biz binlerce şehit verdik bugün yine şehidimiz var ve polisimizi bombalı saldırı yapıldı en son! Duyun-u Umumiye Osmanlı 'nin gelir kaynaklarına el koymuştu tıpkı bugün varlık fonu gibi!

Son Türk Ölmeden Kapanmayacak Namus Cephesi

15 Mayıs 1919 İzmir'i Yunanlıların işgali

30 Ekim 1918 tarihinde imzalanan Mondros Mütarekesi sonrası " Galip devletler , "güvenliklerini tehdit tehdit edecek bir durum olduğunda her hangi bir stratejik yeri işgal etme hakkını " elde etmişlerdi.

18 Ocak 1919 ' da Paris 'te Osmanlı topraklarını paylaşmak için toplanıp kendi aralarındaki güç savaşı yüzünden Yunanistan'a Aydın ilgimizi vadederek yine Yunan Kartı 'nı oynamışlardır.

Yunan Kartı 13 Kasım 1918' de İstanbul' un işgalinde de oynamıştı.

Türkler Yunan işgal ihtimalini bile düşünmüyordu.
Son Türk Ölmeden Kapanmayacak Namus Cephesi

Bugün yine ben Fransız Savaş gemisi kalana kadar ve Nato 'nun iç ve dış işgalini isim sandığım bombaları Nato'nun atlattığını duyana kadar dikkate alıyordum.

14 Mayıs 1919
Son Türk Ölmeden Kapanmayacak Namus Cephesi

Amiral Webb tarafından Damat Ferit Paşa ' ya * İşgali bildiriyor.İngiliz Amiral Calpthorpe da aynı gün 17. Kolordu Kumandanı Miralay Ali Nadir Paşa ve İzmir Valisi İzzet Bey'e İşgali bildiriyor. Çalthorpe Ali Nadir Paşa ' ya ikinci bir telgraf ile Yunanlılar' in işgal edeceğini bildiriyor.

14 Mayıs gecesi Rumlar Türk evlerini basarak silah ve malzeme arıyor. Olası bir direniş umudunu kırmak için. Stratejik yerler 14 Mayıs'ta işgal edilmişler itilaf devletleri Yunanlıların İzmir ilgimizi işgaline izin veriyor!

15 Mayıs 1919 'da 20 'yi aşkın Yunan nakliye gemisi on binlerce askeri İzmir rıhtımına çıkartıyor. Rumlar Yunanlıları sevinç ve sloganlarla karşılıyor. Rıhtımdaki tüm binalar Yunan bayrakları ile donatılıyor. Fabrikalar , vapurlar düdük otururken Aya Fatini gibi kiliseler can çalıyor. Rahipler ağlayarak Yunan Bayrağı'nı öpüyordu.

İzmir Rum Metropoliti Hrisostomos Albay Zafiriu ' ya " 3000 yıllık ayrılıktan sonra buradaki ırktaşlarını Türkler ' in zulmünden ve esaretinden kurtardığı için " teşekkür edip takdış ediyordu.

İşgal varsa direniş de vardır! Hasan Tahsin - İLK KURŞUN!

İlk Kurşun ile bayrak taşıyan Yunan askeri yere devriminde arbede çıkıyor. Yunan Katliamı devam ediyor. Gözleri öylesine dönmüş ki denizci ve balıkçıları zincirleyip denize atmışlar ilk. Ziraat Bankası merdivenlerini korkudan sığınan kadın ve çocukları vahşice katletmişler. Vali Konağı'nda yaverin kordonlarını sökmeleri gibi.

Miralay Ali Kemal Sırrı Bey raporunda " Banka merdivenlerinden sel gibi kan aktı " diyecekti! Yüzlerce canımıza kıyan Yunanlılar Rumlar ile birlikte Türk evlerini basıp kadınlarımız tecavüz etmiştir bu vahşetler bir gün taş çatlasa iki gün içinde oluyor. Teessürden canına kıyan kadınlarımızı unutmamalı.

Bu Yunan İşgali kısa sürede geniş bir alana yayılmış ve gittikleri her yere vahşeti götürmüşler.

Son Türk Ölmeden Kapanmayacak Namus Cephesi

Türk ulusunun içinde her zaman var olan ancak gerektiği zamanda ve mekanda ortaya çıkan Namus Cephesi gerekliydi artık ve Atatürk Samsun'a giderken Namus Cephesi idi güvendiği.

Diyarbakır, Bitlis ve Elazığ illerinde İstanbul' dan idare edilen Kürt Teali Cemiyeti 'nin amacı tıpkı bugün gibi yabancı devletlerin himayesinde Kürt Devleti kurmaktı.

İnşallah Avrupa'dakiler kurar!Avrupa dağılırken bugün İtalya battı kurtulduk diyemiyoruz küresel şirketler toprağımızı vakıf diye satın alırken! Yabancıya toprak satan Filistin' de ülke işgaline varan felaketi hatırlasın!

Son Türk Ölmeden Kapanmayacak Namus Cephesi

Resim Çanakkale Zaferi ruhundan!

Yapılan psikolojik operasyon ile Batı Devletleri'ne asla karşı gelinemeyeceği ve sadece biri ile bile başa çıkılamayacağı düşüncesi halka empoze edilmişti! Tıpkı bugün gibi.

Halk bu halde iken Mustafa Kemal : Ya İstiklal Ya Ölüm! dedi

Bugün ben de diyorum. 70 yıllık işgale ve emperyalizm ile kapitalizme isyanın var. İcatlarını kullansam da isyan isyandır!

Atatürk toplumu gruplara ayıracak siyasi parti oluşumuna karşıdır bu işgal ortamında!

Müdafaa-i Hukuk ( Hakların Savunulması ) Cemiyetlerimiz kurulur!

Bu cemiyetler kısa zamanda tüm yurda yapılınca Miralay Arif Bey : " Vicdan ve hamiyet sahibi her insan, milli mücadeleye maddi ve manevi katılmayı namus borcu sayıyordu. Ak sakallılar,gençler ve çok sayıda kadın mücadele içine girdi" demiştir.

Her kesimden insan farklılıkları bir kenara bırakarak belli ilkeler çerçevesinde il,ilçe ve kasaba gibi örgütlendiler.

Bu müdafaa -i hukuk ruhu MiLli Vicdan olmuştur. Milli Vicdan da Namus Cephesini oluşturmuştur.

19 Mayıs ' a hazırlayalım. Gençler bu vatan bizim ve Atatürk ' un Tam Bağımsız Türkiye ' sinden korkuyorlar ise daha ne kahraman bekliyoruz. ATATÜRK BURDA! YOl haritası belli.

Milli egemenlik için ilk düşünmemiz gerek sokakta, kahvede , iş modasında, kuaförde hani biz konuşkan milletiz haydi 70 yıllık İşgali Atatürk yolu ile bitirmeye!

Banu Avar'in Milli İrade Bildirisi.com sitesine bakın ve bir şey yapın! Yunan işgal etmeden!

Son Türk Ölmeden Kapanmayacak Namus Cephesi

Namus Cephesi çok büyük, maddi olarak çok kuvvetli idi denilemez fakat çok yüksek namus ve manevi kuvvete sahipti. Bunu oluşturan insanlar çok iyi biliyordu ki bütün vatandaşlar bu cepheye koyacaktı. Gerçekten de öyle oldu. Bütün millet gerçeği anladı, iş birliği yaptı ve bu cephenin desteklenmesine koştu. 27 Ocak 1923 -İzmir Mustafa Kemal ' in konuşması

Son Türk Ölmeden Kapanmayacak Namus Cephesi
Cevapla