Ülkene ve Milli Değerlerine Sahip Çık!


Doğusuyla batısıyla, kuzeyiyle güneyiyle bu ülke bizimdir ve son nefesimize kadar da bizim olacaktır. Fakat Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olup henüz bunun bilincine sahip olamamış birçok insan var ne yazık ki. Türkiye Cumhuriyeti toprakları içerisinde yaşayan bireylerin kendilerini Kürt, Zaza, Alevi ve Sünni gibi çeşitli etnik kökenli sınıfların içerisinde haklı görüp tersini tehdit olarak görmesi; amacı Türk milletinin manevi değerlerine (dil, tarih, kültür) sahip çıkmayı öngören Milliyetçilik ilkesine aykırı bir davranıştır.


Ülkene ve milli değerlerine sahip çık !

Milliyetçilik, manevi değerlerle tek bir çatı altında toplanıp tek bir yumruk haline gelmektir. Bunun örneğini Kurtuluş Savaşı mücadelesinde görebilirsiniz. Milliyetçilik düşüncesi, milli duyguları güçlendirerek Kurtuluş Savaşı'nın kazanılmasında önemli bir rol oynamıştır. Milli mücadelelere şahsi hırs değil, milli ideal, milli onur sebep olmuştur. Milliyetçilik, ırkçılığa karşıdır. Milliyetçilik, her türlü saldırganlığa ve sömürgeciliğe karşıdır. Fakat günümüzde kimse bunun bilincinde değil. Kuşatılmış bir devletin sonraki dönemlerde hayat bulma şansı vardır. Fakat kendi içerisinde parçalara ayrılmış ve içerisinde barındırdığı halkı birbirine düşmüş bir devlet ebediyen yok olmaya mahkumdur.


Tecavüz olaylarını ülkenin şeref ve namusuna yüklemek saygısızlıktır.


Ülkene ve Milli Değerlerine Sahip Çık!


Bu başlık, ülkemizdeki tecavüz ve taciz olaylarını, Türklerin şeref, haysiyet ve namusuna bağlayan kişiler içindir. Şeref ve inançla kazanılmış olan bu ülkenin topraklarını, yaşanan birkaç olay yüzünden ayaklar altına almak; Türkiye Cumhuriyeti'ne, Türk bayrağına, ülke kurucusu Mustafa Kemal'e, savaşlarda son nefesine kadar savaşmış şehitlerimize, Kurtuluş mücadelesinde cepheden cepheye cephane taşıyan kutsal nenelerimize ve bu topraklarda yaşayan diğer insanlara büyük saygısızlıktır. Türkiye Cumhuriyeti, dünyada tecavüz olaylarının en az yaşandığı ülkelerdendir. Gönül isterdi bu olaylar hiç yaşanmasın. Maalesef her yerde olduğu gibi ülkemizde de bu tür kötü ve ahlak dışı davranışlar sergilenebiliyor. Sergilenen bu kötü davranışları genel olarak Türk milletinin şeref, haysiyet ve namusuna leke sürmede silah gibi kullanmak çok büyük bir saygısızlıktır. Bunu çok özenilen ve tecavüz olaylarının çok daha yüksek olduğu ülkelerle kıyaslayıp kendi ülkesini ayaklar altına alıp çiğnemek ise; özrü dahi kabul edilemeyecek derecede büyük saygısızlıktır.



Ataları arasında ayrımcılık yapıp geçmişi unutmak.


Ülkene ve Milli Değerlerine Sahip Çık!



Bu da sıkça duyduğum bir soru: ''Osmanlı Devleti mi yoksa Türkiye Cumhuriyeti mi ?'' Bu soruyu soran bireylerin, her iki dönem şartlarının birbirinden farklı olduğunu bilmediklerini varsayıyorum. İşin üzücü kısmı bunlara cevap veren bireylerin taraf tutmasıdır. Kimileri Osmanlı Devleti'ni eleştirir. Bu eleştirilerin içerisinde kin ve nefret vardır. Bu eleştirenler, henüz kendi tarihini okumaktan aciz kalmış, öteden beriden topladığı kırıntılarla başkalarına papağanlaşan zavallılardır. Unutulmamalıdır ki, Osmanlı Devleti üç kıta, yedi denize hakim olmuş bir imparatorluktur. Eğer bugün siz, bir Fatih Sultan Mehmed ile bir Mustafa Kemal Atatürk'ü kıyaslayıp, birini yükseltirken ötekini ayaklar altına alıyorsanız; Tarih bilgisi yoksun ve kendini Türk zanneden bir zavallıdan farkınız kalmaz. Bugün dünyanın neresine giderseniz gidin, Fatih Sultan Mehmed veya Mustafa Kemal Atatürk dediğiniz zaman bu iki ismi duymayan insan yoktur. Bu topraklarda huzur içerisinde yaşamamız için canını seve seve feda eden atalarımız arasında ayrımcılık yapmayız. Hepsi bizim atamız ve biz bundan gurur duyuyoruz.


Irkçılığın devam etmesi.


Ülkene ve Milli Değerlerine Sahip Çık!


Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olan ve kendisini Türk hisseden her insan Türktür. Bunun için Türk bir ailenin evladı olmaya gerek yoktur. Bu ülke Türk'üyle, Kürt'üyle, Zaza'sıyla, Çerkez'iyle alındı. Farklı ırkların tek bir yumruk haline gelmesiyle korundu bu ülke ve bundan sonra da bu şekilde korunacaktır. Ne yazık ki ülke içerisinde Kürt, Zaza gibi farklı ırktan insanlara alaycı bir şekilde yaklaşan birçok insan var. Beynini çocukluk döneminden öteye taşıyamamış bu bireyler, doğuştan sahip olduğu ırkı sanki kendi çabalarıyla kazanmış gibi böbürlenirler.



Türküm ! Bende Kürt bir ailenin çocuğu olarak dünyaya gelebilirdim. Kürt bir ailenin çocuğu olsam bile kendimi Türk olarak tanıtırdım. Çünkü benim ülkem Türkiye, dilim Türkçe, bayrağım Türk bayrağıdır. Bu bilince sahip her birey, ırkı ne olursa olsun Türktür.



Eğitimi yetersiz görüp dış ülkelere özenmek.


Birçoğu Türkiye'deki eğitimin yeterli kalitede olmadığını söylüyor. Bunu söyleyen kesim genelde lise mezunu veya gelecekte hiç ışık saçmayan dört yıllık bir bölümün mezun öğrencileri oluyor. Türkiye'deki eğitim sisteminin çok iyi olduğunu söyleyemem fakat çok kötü olduğunu da söyleyemem. Bunun aksini iddia eden bireyler ülkedeki eğitim sistemini de ayaklar altına alırlar. Bu kişiler, mahalle kenarlarında devlete hiç katkısı olmamış ama genede utanmadan ''devlet bize iş vermiyor'' diye hayıflanan bireylerden duydukları cümleleri dile getirirler. Bu kişiler, ülkedeki iş hayatından ve eğitiminden memnun değiller ise; bu ülkeden beyin göçü veren bilginlerin kervanına katılıp yurt dışında çalışma imkanı bulabilirler, o kervana katılabilirlerse tabi.









Ülkene ve Milli Değerlerine Sahip Çık!
Cevapla