Kadın Gibi Bir Anarşist

Çok klasik olacak ama benceme ”Kadın insan Erkek ise insanoğludur “ sözüyle başlamak istiyorum… Çünkü bence bu söz göz boyamaktan başka bir şey değil… “İnsanoğlu” kelimesi de aynı “Bilim adamı” kelimesi gibi cinsiyet ayrımcılığına uğramış… Fakat öyle bir boyamışlar ki çoğu şey gibi fark edilmiyor!


Amacım bir şeyleri fark ettirmek değil… Zaten ortada olan bir şey fark edilemez değil mi?


İlk kadın olduğumu anladığımda 11 yaşındaydım sanırım…


“KADIN” diyorum “Bayan” değil! Çünkü bizler “Bay” kelimesine getirilen bir ek değiliz!


Ya da masallarda sözde prenslerini bekleyen prensesler değil! Pikniğe gitmiştik ve erkek kardeşimle hamağa binmiştik… Çok hızlı sallandığımızdan olsa gerek ikimiz düşmüştük ve her normal İNSAN gibi canımız yandığından ağlamaya başlamıştık. Her normal çocuk gibi ağlamanın dozunu kaçırmıştık. İşte o zaman babamdan içimdeki çatışmayı başlatan cümleyi duydum “Kız gibi ağlama”


Bu söz kardeşime söylenmişti çünkü o İnsanoğluydu ağlayamazdı! Bu durumda bende kız gibi olan taraf oluyordum… Evet kız olduğumu 11 yaşında fark etmiştim… Büyüdükçe, içeriği “kız gibi olmak” konulu cümleler işitmeye başlamıştım… İnsanlar olarak kelimelerin önemini çok mu azımsıyoruz?


Kız olduğum için ağladığımda ise 14 yaşındaydım… Çünkü yapamayacaklarımı öğrenmiştim!



Erkekler istedikleri gibi dökerek yemek yerlerdi çünkü erkeklerdi. Erkeklere önce sofra kurulurdu çünkü erkeklerdi. Ellerini uzattıklarında alabilecekleri şeyleri bile bizden istiyorlardı çünkü biz kız idik…



15 yaşımın sonlarındaydım neler yapmamam gerektiğini öğrenmiştim… Ama öğrenmiş olmam yapmayacağım manasına gelmiyordu… Aile arasında evlenme konusu açılmıştı … “Yuh 15 yaşında mı ?” falan demeyin :) Evlilik konuşuluyordu ama büyüdüğümde gerçekleşecek olan evlilikten … Yani mecburdum ! Babam sözde bana nasihat veriyordu … Ama bunlar sadece nasıl bir köle olmam gerektiği hakkındaydı …


İlk itirazım da 15 yaşında gerçekleşti . “Amann banane evlilikten evlenmeyeceğim” demiştim…


Zurnanın zırt dediği yere geliyor sıra… Büyüdüğümde evlenip de köle olmak istemediğimi söylemiştim ve gülerek” Büyüyünce başımıza anarşist olacak ” demişlerdi…


Evet köle olmak istememem anarşistlik sayılıyordu!
Kız gibi bir Anarşist


Anarşist kelimesinin manasını biliyordum … Onlara küçüklüğümden aklımda kalan bir kelime ile cevap verdim.



Evet olabilirim ama korkmanıza gerek yok olsam da kadın gibi bir Anarşist olurum.



Geçtim bilgisayarımın başına ve araştırmaya başladım… “Anarşi, Kominist, isyan vs.” Tüm makaleleri olayları kısacası her şeyi okudum ! Sonra karşıma “Sağcı ve solcu” kavramı çıktı… Birbiriyle savaşan iki taraf…


Bir aya yakın bir süre okumalarıma devam ettim… Haberleri hiç kaçırmıyordum… Adım adım siyaseti öğreniyordum… Ne olduğumu anlamaya çalışıyordum… Hangi tarafa ait idim?


Sonra şunu fark ettim ki :



Direniş özgürlüktür. Direnmek güçtür!



Ama aklımda sorular vardı.


Peki bu güç ne için kullanılıyor? Nasıl kullanılıyor? Hangi düşmanların eline alet ediliyor? Sağcılar Barış diyordu. Solcular barış diyordu. Bu ikisi aynı amaca giden iki yön gibiydi.


Bazı sorularım çözülmüştü. Ancak hala nereye ait olduğumu bilmiyordum. Çünkü iki taraf da beni anlatıyordu!


Şimdi neden bu iki farklı düşünceyi sol ve sağ olarak adlandırdıklarını anlamıştım. Sağ da benimdi. Sol da benimdi… İki elimi de kullanmak var iken, neden bir tarafı seçip diğer elimi feda edecektim ki?

Kadın Gibi Bir Anarşist
Cevapla