Gelmiş Geçmiş En Büyük Kadın Düşmanı Filozoflar ve Kadınlar Hakkındaki Söylemleri

Çağlar öncesinden bu yana toplumda yankı uyandırmış ve fikirleri günümüzde bile hayranlık uyandıran birçok filozof yaşamıştır. Ancak ne yazık ki filozofların birçoğu kadınları erkeklerden çok daha düşük bir seviyede görmüş ve bazıları ise kin beslemiştir. Her ne kadar Mary Wallstonecraft gibi kadın haklarını savunan cesur filozoflar çıksa da erkekler kadar yankı uyandıramamışlardır. Çünkü o dönemlerde Feminizm olmadığı için erkekler kadınlar hakkındaki düşüncelerini rahatlıkla dile getirmeye imtina etmiyorlardı. Bugün, ''kendimce'' en büyük kadın düşmanı filozoflardan sizlere bahsedeceğim.

Kadınların birçok işte aciz olduğunu vurgulayan John Locke

Gelmiş Geçmiş En Büyük Kadın Düşmanı Filozoflar ve Kadınlar Hakkındaki Söylemleri

17'nci yüzyılın en büyük İngiliz filozoflarındandır. Klasik Liberelizm'i toplumda yaymayı başarmıştır. Hatta Amerika Birleşik Devletleri anayasası bizzat John Locke'un fikirlerinden etkilenmiştir. John Locke, kadınların kadın olduklarını ve kendilerine bile yardım etmekten aciz olduklarını iddia eder.

Kadın olmayı büyük talihsizlik olarak gören Soren Kierkegaard

Gelmiş Geçmiş En Büyük Kadın Düşmanı Filozoflar ve Kadınlar Hakkındaki Söylemleri

19'uncu yüzyılda yaşamış Soren Kierkegaard, Danimarkalı bir filozoftur aynı zamanda din bilginidir. Soren'in kadınlar hakkındaki düşünceleri hanımları biraz öfkelendirebilir; kendisi kadın olmanın çok büyük bir talihsizlik olduğunu ve en kötü talihsizliğin de bu talihsizliklerinin farkına varamamaları olduğunu iddia eder. Bir nevi kadının idrak seviyesiyle de alay eder.

Kadın-erkek ilişkisini, hükümdar-halk ilişkisine benzeten Aristoteles

Gelmiş Geçmiş En Büyük Kadın Düşmanı Filozoflar ve Kadınlar Hakkındaki Söylemleri

Dünyanın en ünlü filozoflarından Aristoteles, milattan önce 384'te Selânik'te dünyaya geldi. Eğitim aldığı ve yine dünyanın en meşhur filozoflarından olan Platon ile birçok konuda aynı görüşe sahip olsalar da kadınlar hakkında farklı düşünmüşlerdir. Aristoteles, erkeğin kadından daha lider ve uzman olduğunu savunur. Erkek-kadın ilişkisini, hükümdar ile halk ilişkisi olarak yorumlamıştır. Burada söz konusu hükümdar erkektir. Ayrıca kadının otoriteden noksan olduğunu ve yaratılışta yarım kalmış bir erkek olduğunu iddia eder.

Kadının kötü ve vahşi bir canlı olduğunu yorumlayan Friedrich Nietzsche

Gelmiş Geçmiş En Büyük Kadın Düşmanı Filozoflar ve Kadınlar Hakkındaki Söylemleri

Özellikle son zamanlarda Türkiye'de oldukça konuşulan ancak gençlerin hayran olduğu Alman filozof Friedrich Nietzsche, kadınlar hakkında pek de olumlu düşünmemiştir. Erkeğin, doğuştan sert bir yapıda olduğunu ancak kadının doğuştan yüreğinde kötülük olduğunu iddia eder. Bir katilin eline düşmeyi, bir kadının eline düşmekten çok daha masumane görür. Ayrıca kadınların kırbaçlanmasının mübah olduğunu savunur.

Kadınların bilim ve sanat yapmada yeterli zekâya sahip olmadıklarını savunan Hegel

Gelmiş Geçmiş En Büyük Kadın Düşmanı Filozoflar ve Kadınlar Hakkındaki Söylemleri

Tam adı Georg Wilhelm Friedrich Hegel olan ünlü Alman filozofun kadınlar hakkındaki düşünceleri sizi biraz daha öfkelendirebilir. Hegel, kadınların eğitilmesinin mümkün olabileceğini ancak zekâlarının bilim, felsefe ve sanat dallarına yetmeyeceğini düşünür. Kadınların bir ideallerinin olmadığı savunan Hegel, kadınla erkek arasındaki farkı bitkiyle hayvan arasındaki farka benzetir.

Ve en büyük kadın düşmanı: Arthur Schopenhauer

Gelmiş Geçmiş En Büyük Kadın Düşmanı Filozoflar ve Kadınlar Hakkındaki Söylemleri

Ünlü ateist Alman filozof Arthur Schopenhauer, kadın düşkünü bir filozof olsa da kadınlara olan nefreti bir hayli yüksektir. Kendisi kadın düşmanı değil, kadınlardan nefret eden bir filozoftur. Arthur, kadının itaat etmek için yaratıldığını, hür bir kadının bile ne yapıp ne edip bir erkeğin kölesi olmak isteyebileceğini ve efendi arayışı içinde olduğunu iddia eder. Kadınların, karakter ve zekâ olarak çocuklardan pek bir farkı olmadığını savunur. Ayrıca kadınların servet harcama konusunda akılsız olduklarını ve mevcut her servetin kadınların ahmaklığından korunması gerektiğini tavsiye eder.

Bu filozofların fikirlerini savundukları dönem, her ne kadar siyasilere ve mevcut toplumsal yapıya göre olsa da yaşadıkları dönemde kadının bir kıymeti bile olmamasına rağmen kadın düşmanlığından geri kalmamışlardır. Aslında filozofların çoğunda kadın düşmanlığı vardır ancak en fazla düşmanlık besleyenleri kendimce seçtim. Bu da Bence'nin sorusu olsun: Siz bu filozofların görüşlerini nasıl değerlendiriyorsunuz?

Gelmiş Geçmiş En Büyük Kadın Düşmanı Filozoflar ve Kadınlar Hakkındaki Söylemleri
Cevapla