Demokrasi Seviyemiz ve Parti Kapatmalar
Son zamanlarda haberlerde yine parti kapatmakla ilgi haber duymaya başladık. Bende özellikle ülkemiz kurulduğundan beri gelen bu sorun hakkında görüşlerimi bildirmek istedim. Tarihten günümüze kapatılan partiler ve demokraside parti kapatmanın yerine . . Umarım beğenirsiniz. Normalde Çoğulculuk bencemin devamı olan sosyal eşitsizlikleri yazacaktım. Ancak parti kapatmanın demokrasi açısından nasıl yanlış bir düzen olduğunu düşününce vaz geçtim.
Bence hiçbir parti kapatılmamalı neden mi ? Geçmişiz bize ayna tutuyorda ondan.
21. Yüzyıl Türkiyesi'nde Parti Kapatmak mı ? İnanılmaz gerçekten ! İnsan bazen gerçekten hayret etmekten kendini alamıyor.

Partiler Neden Vardır ?
Her parti belli bir görüşü temsil etmek için kurulur. Hepimizde bildiğimiz gibi demokrasi aynıcılığı kabul etmez, farklılığı esas alır. Nasıl tek tip insan yoksa tek parti de olamaz. Demokratik devletlerde birçok parti vardır. Ve herbiri onu tercih etme özgürlüğü nedeniyle fikir ayrımı olmaksızın değerlidir. Demokrasiler de parti kapatmak olmaz. Olmamalı !
Peki bizim ülkemizdeki tarihsel süreçte neler oldu. Gelin ona bakalım.
Cumhuriyetin'in İlanı ve İlk-Tek Parti: CHP
Takvimler 29 Ekim 1923 gösteriyordu. Yeni bir devlet kurulmuştu. Ancak ortaya çıkan hükümet bunalımı ve ittihatçı birinin maclis başkanı seçilmesi sıkıntı yaratmıştı. Bunun üzerine meclis 29 Ekim 1923'de rejim olarak zaten uygulanmakta olna ama adı konmamış halk oyuna göre lider seçilmesine dayanan Cumhuriyet'i seçti.

Kurtuluş Savaşı'nı başkomutan olark yöneten Kurtuluş Savaşının Lideri Gazi Mustafa Kemal oy birliğiyle ilk cumhurbaşkanı, İsmet İnönü ise oy çokluğuyla ilk başbakan oldu. Tek aday olmasına rağmen İsmet İnönüye çekimser oy veren bir kaç milletvekili var.

Cumhuriyetin ilan edildiği gün .:)

Hakimiyeti-Milliyeye yansıyan cumhuriyetin ilanı tabi biz okuyamıyoruz çünkü henüz Harf alanında değişiklik yapılmamıştı. Mustafa Kemal'in resmi gazetelere böyle yansımış. ( O 1 kasım 1928 de oldu.)

1924 yılına gelindiğinde artık ülke de bir muhalefet partisine ihtiyaç duyuluyordu. Bunun üzerine Atatürk'ün aşağıdaki sözününde etkisiyle Kurtuluş Savaşı'nda ülkenin kurturalmasında nadide emekleri olan Kazım Karabekir, Ali Fuat Cebesoy, Rauf Orbay Adnan Adıvar gibi öncülük eden kadrılar yer almıştır.
Böylece Türkiye ilk çok partili hayat denemesini de gerçekleştirmiş oluyordu. Ancak partinin ömrü kısa olur ve 1926 yılında kapatılır.
Atatürk çok partili yaşama geçme hayalini şu sözüne bakarak anlayabiliriz.
"Bugünkü manzaramız bir diktatorya manzarasıdır Halbuki ben Cumhuriyeti kendi menfaatim için yapmadım Hepimiz faniyiz Ben öldükten sonra arkamda kalacak müessese bir istibdat müessesesidir. Ben ise milletime miras olarak bir istibdat müessesesi bırakmak ve tarihe o suretle geçmek istemiyorum"
Bundan sonra yine bir çok partili hayata geçme denemsi yapılmış. Ancak Menemen olayı nedeniyle ve henüz şartların tam oluşmadığı ileri sürülerek kurucusu tarafından kapatılmıştır.
İkinci Dünya Savaşı ve Demokrasinin Zaferi
Özellikle 30 lu yılların sonunda Avrupa'da başa gelen Faşist iktidarlar tüm dünya için tehlike oluşturuyordu. Ve milyonların ölümüne neden olan o korkunç savaş başlar. Tüm dünya özellikle silah sanayisindeki gelişmelerede bağlı olarak talan olur. Atom bombası gibi korkunç bir silahla tanışılır. Ve bugüne kadar süren yeni bir dünya düzeni kurulur. Hitler yenilir. Ve galip olan demokrat devletler başta ABD olmak üzere demokrasiden yana tavır alır. Bu Türkiye'de yansıyacaktır.

İkinci Dünya Savaşındaki toplam kayıp : 80 milyondan fazla. O dönemki nüfusu ve ölenlerin çoğunun sivil olduğunu düşünürsek Faşizmin Dünya ve İnsanlığa bedeli çok ağır oldu. Ölenler işkence görenler . . . .Gözlerini açtığında sevgi yerine bombayla toprağa gömülen bebekler . . Korkunç gerçekten !
İlk Gerçek Çok Partili Seçimler ve Demokrasiye Geçiş
1946'da çoklu partili yaşama yani demokrasiye geçiş olur. Ancak ilk çok sayıda partinin katıldığı 1946 seçimi ancak gizli oy yöntemi uygulanmadığından hileli ve demokratik kabul edilebilecek bir seçim değil. İlk demokratik 1950 seçiminde ise CHP'den Atatürkçülükten koptuğu, ekonomide Sovyet tarzını benimsediği, ılımlı bir politika gütmediği, sosyal ve siyasal alanda alınan yanlış kararlara muhalefet ederek ayrılan 4 vekil tarafından kurulan Demokrat Parti seçimi kazanır. Ve böyle ilk çok partili seçimde kısmi de olsa halkın iradesi yönetime yansır. Ancak o dönemki çoğunlukçu anlayış nedeniyle sandalyeler arasında büyük fark oluşur.

O dönemki gazetelere yansıması . . DP ye ismi öneren Demokrat ismini öneren Ahmet Emin Yalmandır. İlk başlarda partiye Atatürkçü Parti, Türkiye Partisi gibi isimler düşünülmüştü. Ancak ABD'de eğitim görmüş olan ve oradan etkilenmiş olan Ahmet Emin Yalmanın önerisiyle adının demokrat parti olmasına karar verilir.

İsmet İnönü'de partili cumhurbaşkanlığından istifa eder. Ve anamuhalefete geçer. Bu arada eski gazete yapraklarını okumak çok güzeldir :) O döneme ait her şeyi orada bulabilirsiniz. Çok eğlenceli bir iş :) Sizde bence mutlaka ara sıra araştırın.
-1950-1960 arasında irili ufaklı bir çok parti kurulur. Ancak bunların çoğu Dp tarafından Atatürkçülüğe ve Laikliğe aykırı politikalara sahip olmaktan dolayı kapatılır.
1960 Yılı Darbe ve Yeni Bir dönem
1960 yılında korkunç bir olay olur. Siyasete kesinlikle karışmaması gereken ordu yönetime el koyar. Ve sıkı yönetim ilan eder. Anayasayı askıya alır ve özgürlükleri tamamen yasaklar. Bazı yalan haberler medyaya servis edilmeye başlanır. Daha sonra bu haberlere dayanarak askeri mahkemelerde ülkenin başbakanı ve bakanları idam edilir. Bir çok kişi müebbet hapis cezasına çarptırılır. Türkiye askerin çirkin yüzü ile ilk kez o zaman tanışır. Bu darbenin ülkeye ekonomik maliyeti ise milyonlarca dolar olur.

Adnan Menderesin İzmir Mitinginden bir görüntü o zamanlar renkli fotoğraflar pek yaygın değilmiş

1961 Anayasası
1961 anayasası gerçekten akademisyenler tarafından hazırlanır. Sosyal haklara geniş yer verilir. Yeni partiler kurulmaya başlar. Ancak sosyal bir anayasa olmasına rağmen bilinenin aksine demokrat değildir. Kurulan Senato üyelerinin ömür boyu seçilmesi bunun en güzel örneklerinden birisi. . Oysa demokrasilerde liderler belli bir süre için seçilirler. Görevleri bitince ayrılmaları gerekir. Ömür boyu görevde kalma hiçbir şekilde yargılanmama Osmanlı Devleti'nin yönetim anlayışının bir ürünüdür.

Bazen bir kişi bile çok şeyi değiştirebilir. Bazen tek bir kişi bile kötülüğü bir an için olsa bile durdurabilir.
1961-1980 arası Türkiye ve Koalisyonlar
1960 anayasasına göre seçime katılan partiler tek başlarına hükümeti kuracak güce erişemediklerinden ortak bazı ilkelerde birleşen koalisyon partileri kurulur.
Özellikle bu dönemde sosyalist hareketler yaygınlaşmaya başlar. Yeni partiler kurulur. Ve siyasal hayatımız darbecilerin gölgesinde de olsa bir parça renklenir. Liderler mitinglere başlarlar ve halk ile daha yakından iletişim kurma ortamı oluşur. Ancaj bu dönem de parti kapatmalar devam eder. İnsanlar sırf düşüncelerinden dolayı idam edilirler. Türkiye'de komünizm korkusu başlar ki bu korkuyla yaptıklarıyla belki engellenir ancak çok değerli bir şeyini insanlığını kaybeder ülke . . Genç yaştaki insanlarını sadece bedenlerini de değil ! Ruhlarıyla, hayalleriyle, umutlarıyla, adalet inançlarıyla birlikte yine ve yine kara toprağa gömülür. Devlet yaşar tamam ama insanlık ölür. Medeniyet ölür. Sevgi ölür.

3 genç idam cezası almalarının tek nedeni fikirlerini özgürce söylemek ! Dürüst olmanın bedeli her zaman ağır olmuştur. Korkunç tek kelime ile sözün bittiği yer !!! Üç nokta . . .
Bence İdam;
Bu kadar çirkin olayı görüp halen idam geri gelsin diye savunan arkadaşları gördükçe inanamıyorum. İdam denilen şey bugüne kadar neyi çözdü ki ? Kan ve gözyaşından başka ne getirdi ki ? Demokrasi de yer var mı bunun ? Kuşkusuz yok ! O zaman bunu savunanların yaptığı tek şey kolaycılığa kaçmak öz eleştiri yapamamak. Eğitimsiz olduğunu kabul edip bir aydınlanma başlatmak, toplumda bilgi eksikliğini sorgulamak yerine bunlara çözüm bulmak ve yeni bir anlayış inşa etmek yerine suçlu idam edilsin . Bunla sorun çözüleceğini sanıyorsanız yanılıyorsunuz. Aksine soruna neden olan zihniyet bu. İşte idam edilenleri görüyorsunuz ? Başbakanlar, gazeteciler, gençler . . .
Her toplumsal olayı istismar ederek gündeme sürekli AB nin tamamen reddettiği idamı getirmek isteyenler buna ne diyecek ? Bu mu çözüm ? ABD de var tamam da biraz realist olalım. Bizdeki insan hakları ABD seviyesinde mi ? Bence bu idam tartışmaları çok yersiz !!

İdamı savunanlar bence o insanların yerine kendilerini ya da yakınlarını koymalılar. Bir insanın yaşama hakkı nasıl elinden alınabilir ?
1981 Darbesi ve Herkes Hapise Gider Tüm Partiler Kapatılır.
Darbe öncesi daha sonra ordudaki bazı komutanların insiyatifiyle gerçekleştirildiği anlaşılan bir çok halen tam bilinemeyen faali meçhul cinayet olur. 1981 yılı 12 Eylül günü ülke şok olur. Atatürk'ün kurduğu parti olan ve cumhuriyet hayatımızda çok önemli bir yeri olan Chp de dahil tüm partiler kapatılır. Demokrasi askıya alınır. Ülke de gayriresmi bir dikdatörlük ilan edilir. Ve yine darbe liderinin o korkunç sözüyle masum yüzlerce insan katledilir.
Şimdi ben; bunu yakaladıktan sonra mahkemeye vereceğim ve ondan sonra da idam etmeyeceğim, ömür boyu ona bakacağım!.. Bu vatan için kanını akıtan, bu Mehmetçiklere silah çeken o haini ben senelerce besleyeceğim. Buna siz razı olur musunuz?
Ancak tarih kimin hain kimin vatansever olduğunu göstermiştir. Çünkü ne kadar kötü ve güçlü olursak olalım he an işleyen zaman asla yanılmaz bir hakimdir.

Tüm partiler bir zenginliktir. 1 kişi dahi oy veriyorsa asla kapatılamaz!
Günümüze Kadar
Bugüne kadar maalesef yüzlerce parti kapatıldı. Ancak işin ilginç yanı kapatılan partilerin görüşleri yok olmak yerine daha güçlendi. Çünkü demokrasilerde asla parti kapatarak bir fikri engelleyemezsiniz. Bu despotizm olur. Neredeyse baya tarihini yazdım Türkiye'nin aslında kısa bir bence yazmayı planlıyordum. Ancak işte yazmaya başlayınca duramadım. Ve fark ettim ki şu an tam 3 saattir yazıyorum. :)) Aslında bu kadar uzun yazıyı unutup tarihin gördüğü en büyük aydınlardan Voltaire'nin şu cümlesi yeterli bence =)
Hiçbir güç zamanı gelmiş düşünceye karşı duramaz

Aslında hepimiz demokrasi istiyoruz da hepimiz kafasındaki demokrasi çok farklı . . Ben diyorum ama ! İnsanlığa adalete dayanan bir demokrasi :)
Okuduğunuz için teşekkür ederim. En uzun ve emek harcadığım bir bence oldu. Plandığımdan daha farklı gelişti. Ve çok daha kapsamlı ve Türkiye'nin sanki gazete sayfalarına sinmiş bir tarihi gibi oldu. Umarım beğenirsiniz. Dünümüz kötü olabilir ama geleceğimiz iyi olsun ! Bazı şeyleri düşünmenize neden olduysam ne mutlu :)
Sevgilerimle arkadaşınız :)
Aşk İlişkileri
YKS2026
Gündem
Dünya Kupası
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
Cinsel Yaşam
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Özel Günler & Hijyen
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
Diğer
Kızlar & Erkekler Ne Diyor?
Cevap
0Cevap
Kendi cinsiyetinde ilk cevabı sen paylaş ve
1 Xper puan fazladan kazan!