Türkiye ve Demokrasi Sorunu - Çoğulculuk

Çoğulculuk


Hep Türkiye'de demokrasi tartışmalarını görüyoruz. Aslında tartışmak güzeldir özellikle de geleceğimizi ilgilendiren konularda. Eleştirel ortam bir insanı, bir topluluğu veya bir devleti ileriye taşıyan en güçlü tetikleyecidir. Ancak ülkemizde tartışmaların bir yüzü de bize şunu gösteriyor : Ülkemizde bir demokrasi var tamam ama istenilen kadar da demokratik değil !


Türkiye Ve Demokrasi Sorunu - Çoğulculuk


Ben bu sorunun nedenlerini düşünürken sorunun temelinde 3 temel nedenden kaynaklandığını fark ettim.


-Çoğulculuk yerine Çoğunlukçuluk


-Düşünce Özgürlüğüne Aykırı Yasalar


-Adalete Güvensizlik ve Sosyal Eşitsizlikler


Bu bencemde ilkini yazacağım. Eğer beğenilirse diğerleri ile ilgili de daha derin aştırmalar yaparak benceler hazırlayacağım. Siyasetle ilgili olmasamda Siyaset Felsefesi çok sevdiğim bir konu olduğu için bazı şeyleri sizlere açıklamak istiyorum.


1. Çoğulculuk ve Çoğunlukçuluk


Aslında birbirine benzer gibi kelimeler anlamları itibariyle çok farklılar ..


Çoğulculuk: Yönetimin ona oy versin vermesin her kesimi temsil etmesi gerektiğini ifade ederken


Çoğunlukçuluk: Oya dayalı niceliksel üstünlüğe göre yönetimi ifade eder.


Çoğulculuk demokrasinin bir ölçütüdür. Çünkü bir ülke de tek bir vatandaş bile dışlanmış hissediyorsa o ülke de sorun var demektir.



Çünkü, devlet dediğimiz şey uğruna ölünecek bir şey olmayıp aksine vatandaşların mutluluğu ve refahını sağlamak için vardır.





AB Parlementosu aslında bizim için gayet güzel bir örnek. Çünkü Muhafazakarlar, Liberaller, Sosyal Demokratlar, Yeşiller, Bağımsızlar vs vs tüm gruplar temsil edilme olanağı bulur.




Oysa bizim ülkemizde durum biraz daha farklı çünkü yapılan son anketlere göre toplumun %12 sine yakın bir bölümü kendini hiçbir şekilde ifade edilemediğini %18 lik bir bölümü de az ifade edildiğini söylüyor. Bunda ülkemizde olan Askeri Darbe dönemlerindeki adaletsizliklerin ve masum yere sırf siyasi çıkarlar uğruna idam edilen insanların da etkisi var. Ancak bir problem varsa buna uygun çözümler de atılmalıdır. Özellikle barajın ülkemiz demokrasi için bir engel olduğu ortada . Boşa giden büyük bir oy yüzdesi var. Bu kabul edilemez !



Verdiğiniz her oy sizi yansıtmalı asla zorunluluktan oy vermemelisiniz. Ayrıca oy vermek kadar vermemek de demokratik bir tercihtir. Kimse seçiminden dolayı yargılanamaz !




Peki ülkeyi kim yönetmeli ?


Her demokraside ülkeyi elbette en çok oy alan azınlık yönetir. Bu olmazsa bazı partiler bazı ortak değerlerde bir araya gelerek koalisyon dediğimiz ortak yönetimler kurar. Ancaj buradaki şu ayrıma çok iyi dikkat etmek lazım. Her ne kadar ister tek parti ister koalisyon olsun seçilen hükümet tüm devleti yönmektedir.



Kendine oy versin ya da vermesin bu durumda çoğulculuğa inanıyorsak eğer her kesime hitap edilmesi gerektiğini de bilmeliyiz. Aksi takdirde çoğunluğun azınlığa bir baskısı olmuş olacaktır. Bu da demokratik olmaz. Bunun karşıtı da doğrudur. Yani azınlığın çoğunluğa baskı kurması da kabul edilemez. Maalesef ülkemizde her ikisi de var.



Demokrasi herkesi aynı görmek bir yapmak değildir. Aksine her farklığın temsil edildiği bir mozaik yaratmaktır. Çünkü aksi takdirde insanlar çözümü başka yollarda arayacaklardır. Bu da terör ve göz yaşından başka bir şey getirmez.


Azınlık kimdir ?


Azınlık bana sorarsanız her şeyden önce hepimiziz. Tüm bireyler devlet karşısında ve diğer insanlar karşısında azınlıktır. İşte devlet bireyden başlayarak aynı sıkıntılara sahip tüm gruplara karşı eşit durmalıdır. Bu çoğulculuk kadar adaletin hatta insan doğasının gereğidir.



Vaktinizi ayırıp okuduğunuz için teşekkür ederim :) İyi ki varsınız arkadaşlar!


Sevgilerle,


ρ-Łσηєłiηєss

Türkiye ve Demokrasi Sorunu - Çoğulculuk
Cevapla