Bir gün olsun ki Türk halkı olarak rahat bir nefes alalım. Ama bu ne yakın zamanda, ne uzak zamanda pek mümkün görünmüyor. Hepimizin birlik beraberlik ve coşku içinde kutlamamız gerekirken tarihimizin en büyük zaferini kutlamamızın önüne geçen bir şey olmamalıydı. Hem de bu bayram dinimiz için çok önemli, kutsal cuma gününe denk gelmişken. Ne yazık ki Diyanet İşleri yine yapacağını yaptı ve bir önceki cumaya denk gelen bayramda Atatürk'ün adını geçirmemiş, tepkiler üzerine 'Unuttuk.' demişken, yine aynı şeyi yaptı. Uzun uzun tarihimizdeki 30 Ağustos Zafer Bayramımızın öneminden bahsedilip bu zaferin en önemli kahramanı, muhteşem strateji dehası baş komutanı Ulu Önder Atatürk'e bir kere bile yer vermedi. Şaşırdık mı, hayır.

Konu kesinlikle siyasi değil. Lütfen bu paylaşımı siyasi düşünmeyin. Keza ben açık yüreklilikle söylüyorum ki sağ görüşlü bir insanım. Ancak kendini en ateşli Atatürkçü ilan eden herkesten daha bilinçli ve Atatürk gerçeğini gören, bilen biriyim. Ne Atatürk düşmanlarına, ne de Atatürk'ü siyasi malzeme olarak kullananlara hayatım boyunca prim vermedim. Her ortamda fikrimi savundum. Yani konu tamamen siyaset dışı ve üstü.
En sevdiğim köşe yazarlarından olan ve hiç kimseyi memnun edemese de fikirlerine önem verdiğim gazeteci Ahmet Hakan tam da içimde hatta birçoğumuzun içinde olanları çok net ve çok sert sözlerle bugün ki yazsında dile getirdi. Hani içim soğudu tabiri caizse.
Ahmet Hakan 30 Ağustos Zafer Bayramı'nda cuma namazında verilen hutbede Atatürk'e değinilmeden Zafer Bayramı'ndan bahsedilmesini çok sert sözlerle eleştirdi;
Muhatap tabii ki Diyanet İşleri Başkanlığı (Başkanı).
'30 Ağustos hutbesini Atatürk'süz okutmak'

➖ Misli görülmemiş bir inkârdır.
➖ İnsafsızca, kabaca, pervasızca bir haksızlıktır.
➖ Hakkaniyetsizliğin doruk noktasıdır.
➖ Süleymaniye’yi Mimar Sinan’sız bırakmaktan bir farkı yoktur.
➖ Kapı gibi sağlam bir hakikati, cüretkârca rettir.
➖ Hakkı teslim etmeye vicdansızca yanaşmamaktır.

➖İstanbul’u Fatih fethetmemiş gibi yapmakla eş değerdir.
➖ Saklanmaz gerçeği, zavallıca saklama çabasıdır.
➖ Tarihle dalga geçmektir.
➖ Müthiş bir kadirbilmezliktir.
➖ Hakikatle araya kalın bir perde çekmektir.
➖ Ayıptır, yazıktır, günahtır.
Her kelimesine katılıyorum.

Yakın bir zaman önce 'Keşke yunanlılar kazansaydı' diyen bir Atatürk düşmanı zatın ziyaretine giden, üstelik yine bir resmi bayram gününde giden Diyanet İşleri Başkanı'ndan yine bir 'Unuttuk' açıklaması bekliyordum. Amma velakin bu kez bir fark var. Kimse buna inanmaz. Ve kimse bir şeyi unutmadı sayın Erbaş.
Mustafa Kemal Atatürk demek; Türkiye demektir.

Atatürk bu yüzyılın büyük insanlarından birinin tarihi başarılarını, Türk halkına ilham veren liderliğini, modern dünyanın ileri görüşlü anlayışını ve bir askeri lider olarak kudret ve yüksek cesaretini hatırlatmaktadır... Çöküntü halinde bulunan bir imparatorluktan özgür Türkiye'nin doğması yeni Türkiye'nin özgürlük ve bağımsızlığını şerefli bir şekilde ilan ve o zamandan beri koruması, Atatürk'ün Türk halkının işidir. Şüphesiz ki, Türkiye'de giriştiği derin ve geniş inkılaplar kadar bir kitlenin kendisine olan güvenini daha başarı ile gösteren bir örnek yoktur.
John F. KENNEDY (ABD başkanı)
Mustafa Kemal Atatürksüz Zafer Bayramı kutlamak Aklımızla alay etmek, tarihle dalga geçmek ve Türk halkını aptal yerine koymaktır.
Sevgiyle...
Aşk İlişkileri
YKS2026
Gündem
Dünya Kupası
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
Cinsel Yaşam
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Özel Günler & Hijyen
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
Diğer
En İyi Cevaplar