Herkese merhabalar. Hani bazı borçlar vardır ya, bu borcu size verenler bile karşılığını düşünmemiştir... Hani bazı fedakarlıklar vardır, yolun sonunda ışık olduğu için hiç düşünülmeden, bir anda yapılırlar. Sonucunda ışığa ulaşılır ulaşılmasına ancak, bir bakmışsınız ki fedakarlık bir yana, bir de size adanmış bir ömrün borcu biner omuzlarınıza. Bu öyle bir borçtur ki yazıyla yazılmaz, sözlerle ifade edilemez. Senetsizdir, borcunuz olmadığını iddia etseniz bile kimse sizden bir şey talep edemez. Çünkü verilen borç ve yapılan fedakarlık, öyle çekle senetle, yazıyla ve sözle geri alınacağı belirtilmiş somut bir borç değildir; içinde asla menfaat unsuru bulundurmaz. Kaynağı aşktır, karşılıksız sevgidir.
İşte biz seksen iki milyon olarak böyle bir borcun yükünü taşıyoruz. Kimimiz bu borcu inkar ediyor, yapılanları fedakarlıktan saymıyor; kimimiz ise borçlu olduğumuz kişiye her geçen gün daha da güçlenen bir aşkla ve sevgiyle, en önemlisi de rasyonel fikirler ve dünya görüşüyle bağlanıyor.
Özgürlüğe açılan bir vapur: Bandırma

Dostlar, bundan tam yüz yıl önce yıkık dökük bir vapur Samsun'a demir attı. İçinden yalnız bir avuç yurtsever indi. Yeri göğü titretecek orduları bir yana bırakın, doğru düzgün silahları ve cephaneleri bile yoktu. Para desen, yedikleri zeytin peynir hariç bir kutu silah parasını bile ödeyemezlerdi. Kefenleri ceplerindeydi, koruma orduları da bulunmuyordu.
Görev: Halkın silahlarını toplamak, sözde Türklerin bozduğu asayişi sağlamak ve orduları dağıtmak

Mülazım Ahmet Hamdi adlı bir teğmenin makineli tüfek bölüğüyle birlikte 17 Mart 1919'da Samsun dağlarına çıkması ile İngilizlerin sabrı taştı. Türk tarafı, Rum tarafının kurduğu çetelere karşı isyan bayrağını açmış gibi görünüyordu. İngiltere, derhal padişah hükumetine bir ültimatom verdi. Samsun civarında Türklerin asayişi bozduğu, bazı vali ve yerel bürokratların Türkleri silahlandırdığı, halen bazı kolorduların terhis edilmediği, yakın zamanda bunlar için bir önlem alınmazsa İngiliz ordusunun Samsun'u işgal etmek zorunda kalacağı bildirildi. Bunun üzerine hem İttihatçılardan haz etmediği, hem de Alman yanlısı olmadığı bilinen Mustafa Kemal, geniş yetkilerle Samsun'a gönderildi.
Benim bu iki kolorduya doğrudan doğruya emir ve komutam geçerli olduğundan, fazla bir salahiyetim vardı ki müfettişlik kıtasına komşu bulunan askeri kıtalara dahi tebligat yapabilecektim. Bu salahiyete göre; hemen (bütün) Anadolu'nun üst seviyedeki mülki memurlarıyla haberleşebilecek ve münasebette bulunabilecektim. (Nutuk, s. 36)
Bilmeyenler olabilir, Mustafa Kemâl ve karargahını Samsun'a gönderen, payitaht İstanbul'daki padişah hükumetinin ta kendisidir. Mustafa Kemâl'in de şahsî girişimleriyle 9. Ordu Müfettişliği müthiş yetkilerle donatılmıştır. Samsun ve Merzifon'dan dikey bir çizgi çekildiği düşünülürse çizginin doğu kısmında kalan bölgelerde M. Kemâl'in mülki ve idari amirleri denetleme, istediği kişiyi tutuklama, orduları dağıtma -bilhassa karargahı Erzurum'da bulunan Kazım Paşa komutasındaki 15. Kolordu, ordu cephanelerine el koyma gibi yetkileri vardı.
Derhal ifade etmeliyim ki; bana bu salahiyetleri onlar (padişah ve hükumet) bilerek ve anlayarak vermediler. Ne olursa olsun benim İstanbul'dan uzaklaşmamı arzu edenlerin icat ettiği sebep, "Samsun ve havalisinde asayişsizliği mahallinde görüp tedbir almak için Samsun'a gitmek" idi. (Nutuk, s. 36)
Yapayalnız, bir avuç yurtsever subay

Yapayalnızdılar dostlar. Samsun'a ayak bastıkları vakit öyle halk bir anda etraflarına da toplanmadı. Kimse bir anda coşup "Beyaz atlı kahramanımız geldi!" diyerek haykırmadı. Halkın hemen hemen tamamı bu haber bir yana, işgallere bile kayıtsız kalmıştı. İstiklal ateşi, öyle iki çıt çıt yapan bir çakmakla yakılmadı arkadaşlar, o ateş yurtsever kadronun elleriyle yakıldı, nefesleriyle çoğaldı.
Dikkate değerdir ki, İzmir'in ve bunu takiben Manisa'nın ve Aydın'ın işgali ve icra olunan tecavüz ve mezalim hakkında henüz millet aydınlanmamış ve milli mevcudiyete karşı vurulan bu feci darbeye karşı alenen herhangi bir üzüntü ve şikayet ortaya konulmamıştı. Milletin bu haksız darbe karşısında sessiz ve hareketsiz kalması, elbette millet lehine yorumlanamazdı. Onun için milleti ikaz edip harekete geçirmek lazımdı. (Nutuk, s. 44)
"Sen misin Samsun Raporunu yazan!?"

Mustafa Kemal, Samsun'a çıktıktan kısa bir süre sonra Samsun Raporu adlı bir rapor kaleme aldı. Raporun ilk birkaç cümlesini okumak bile İngiliz komiserlerinin öfkeden çıldırmasına yetti de arttı. Türklerin elindeki silahları toplaması ve -güya Türk tarafının bozduğu- asayişi sağlaması için İngiliz baskısıyla gönderilen paşa, adeta İngilizlere kafa tutuyordu. Bu kabul edilemezdi, General Milne Mustafa Kemal'in derhal geri çağrılmasını istedi. Nota Osmanlı tarafından kabul edildi fakat M. Kemal dönmeyi kesinlikle kabul etmeyecekti.
Peki M. Kemal'i geri çağırttıran 22 Mayıs 1919 tarihli Samsun Raporu neden işgalcileri bu kadar kızdırdı?

Bu böyle olmayacak, sineyimillete dönme (halka Karışma) vakti geldi

Böyle olmayacağı belliydi zaten fakat M. Kemal, görevli bir subay olarak son kozlarını oynuyordu. Padişah hükumetinin kendisini geri çağırmasına "yakıt yetersizliği dolayısıyla kısa zamanda geri gelme olanağının olmadığı", "kendisinin ancak padişahın açık beyanıyla geri çağrılabileceği" gibi söz oyunlarıyla cevap vererek vakit kazanmaya çalışıyordu. Zaman kazandı fakat bu durum ona pahalıya patladı. Görevden alındı ve ilerleyen zamanlarda hakkında idam fermanı çıkartıldı.

Mustafa Kemal yılmadı, üzüntüye kapılmadı. "Siz beni görevden alamazsınız, ben kendim istifa ediyorum!" diyerek yumruğu masaya vurdu. "Sineyimillete dönüyorum." dedi. Belinde tabancası, boynunda idam fermanıyla yola koyuldu. Esas yol, çok daha uzun ve yorucu olacaktı. Zira amaç belliydi: Milli egemenlik, milli bağımsızlık! 🇹🇷🇹🇷
Okuduğunuz için hepinize teşekkür ederim.
Aşk İlişkileri
Kadın Emeği
Gündem
Dünya Kupası
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Özel Günler & Hijyen
Cinsel Yaşam
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
YKS2026
Diğer
En İyi Cevaplar