Millî Mücadele Yöneticileri Arasında Yaşanan Ayrışmalar ve Görüş Farklılıkları/İkinci Bölüm: Çok Partili Dönem Ayrılıkları

Millî Mücadele Yöneticileri Arasında Yaşanan Ayrışmalar ve Görüş Farklılıkları/İkinci Bölüm: Çok Partili Dönem Ayrılıkları

Herkese merhabalar dostlarım, canlarım. Biliyorsunuz, yazımın ilk bölümünde tek parti döneminde yaşanan ayrışmalardan ve görüş farklılıklarından bahsetmiştim. Çalışmamın ikinci bölümünde ise çok partili dönemde yaşanan ayrışmalardan bahsedeceğim. İyi okumalar. :)

Eski Başbakan Mahmut Celâl Bayar

Millî Mücadele döneminde iktisat vekilliği ve Atatürk döneminin son iki yılında başvekillik yapan Celâl Bayar.
Millî Mücadele döneminde iktisat vekilliği ve Atatürk döneminin son iki yılında başvekillik yapan Celâl Bayar.

Celâl Bayar, Milli Mücadele döneminde iktisat vekilliği ve Atatürk döneminin son iki senesinde de başvekillik yapmış ünlü bir devlet adamıdır. Esasen öteden beri Atatürk'ün yanında bulunmuş olan Bayar, Cumhuriyet tarihine damgasını vuran DP'nin kurucu genel başkanı ve ülkenin asker kökenli olmayan ilk cumhurbaşkanıdır.

Celâl Bayar'ın kurduğu Demokrat Parti, 1946 ile 1950 yılları arasında Cumhuriyet Halk Partisi'nin liberal bir versiyonu gibi görünse de 1950'den sonra özellikle din ve laiklik meselesinde muhalefet partisi olduğu devre nazaran çok daha farklı bir politika izlemeye başlamış ve ilk büyük karşı devrim hareketinin öncüsü olmuştur.

Örneğin Atatürk döneminde kapatılan İmam Hatipler yeniden açılmış, Atatürk'ün kaldırdığı zorunlu din dersi yeniden müfredata konmuş, binbir zahmet ve büyük coşkuyla açılan köy enstitüleri ise kapatılmıştır. Yine Demokrat Partili Celâl Bayar döneminde Atatürk'ün getirdiği Arapça ezan yasağı kaldırılmış, DP tarafından devletin dininin Müslümanlık olduğu ve Demokrat Partili milletvekillerinin hilafeti bile geri getirebileceği iddia edilmiştir. Ekonomik alanda ise yabancı yatırımcı desteklenmiş ve birçok devlet fabrikası kapatılmıştır. Bununla birlikte liberal bir iktisat modeli uygulanmıştır.

Demokrat Parti ve Cumhurbaşkanı Celâl Bayar devri, karşı devrimin son derece yoğunlaştığı bir dönemdir.

İstiklâl Madalyalı Vekil A. Menderes

Kurtuluş Savaşı'ndan istiklâl iadalyası ile çıkan CHP Aydın Milletvekili Adnan Menderes.
Kurtuluş Savaşı'ndan istiklâl iadalyası ile çıkan CHP Aydın Milletvekili Adnan Menderes.

Adnan Menderes, Birinci Dünya Savaşı'na katılamamış fakat Kurtuluş Savaşı'na katılarak istiklâl madalyası almaya hak kazanmıştır. 1933'te CHP Aydın Milletvekili olarak anılan Menderes, 1946'da Celâl Bayar'ın kurup genel başkanlığını yaptığı Demokrat Parti'nin kurucu kadrosunun da içerisindedir. 1950'deki seçim Celâl Bayar'ı cumhurbaşkanı yaparken Adnan Menderes'i de başbakan yapmıştır. İmam Hatiplerin yeniden açılıp Halkevlerinin ve köy enstitülerinin kapatılması, CHP mallarına el konulması, din dersinin zorunlu hâle getirilmesi, Arapça ezan yasağının kaldırılması, CHP'li muhalefetin baskı altına alınması ve milletin meclisine danışılmaksızın Kore'ye asker gönderilmesi, bununla birlikte ekonominin liberalleşmesi ve dışa bağlanması ile hatırlanan Demokrat Parti dönemi A. Menderes'in aslında siyasî olarak CHP ve Atatürk'le hiçbir ilgisinin bulunmadığını gösterir. Son sözü kendisine bırakalım:

"Millete mâl olmuş inkılapları muhafaza edeceğiz, millete mâl olmamış inkılapları tasfiye edeceğiz."

-Menderes, 29 Mayıs 1950.

"Şimdiye kadar baskı altında bulunan dinimizi baskıdan kurtardık. İnkılap softalarının yaygaralarına ehemmiyet vermeyerek ezanı Arapçalaştırdık. Mekteplerde din derslerini kabul ettik. Radyoda Kur'an okuttuk. Türkiye Müslüman bir devlettir ve Müslüman olarak kalacaktır. Müslümanlığın bütün icapları yerine getirilecektir."

-Menderes, 13 Şubat 1951.

"Siz isterseniz hilafeti bile geri getirebilirsiniz!"

-Menderes, 29 Kasım 1955.

İstiklâl Mahkemesi Reisi ve CHP Eski Milletvekili Refik Koraltan

1923-1946 arasında yaklaşık 23 yıl boyunca CHP milletvekilliği yapan Refik Koraltan.
1923-1946 arasında yaklaşık 23 yıl boyunca CHP milletvekilliği yapan Refik Koraltan.

Refik Koraltan, Yozgat İstiklâl Mahkemesi reisliği ve uzun yıllar boyunca CHP milletvekilliği yapmış ünlü bir siyasetçidir. Refik Koraltan'ın Demokrat Parti'yi kuran kadronun içinde bulunmasının esas sebebi, 1945'te sözkonusu olan "Dörtlü Takrir"i imzaladıktan sonra partisi CHP'den ihraç edilmesiydi. Üniversite özerkliği, tek dereceli seçim sistemi, çok partili hayat gibi pek çok demokratik talep içeren ve tarihe "Dörtlü Takrir" olarak geçen önerge CHP tarafından ters tepilince Refik Koraltan da ihraç edilen diğer CHP milletvekilleriyle birlikte yeni bir parti kurmuştur. 23 yıl aralıksız CHP milletvekilliği yapan bu zat, artık CHP'nin azılı rakibi olan Demokrat Parti'de siyaset yapmaya başlamıştır.

Türk Tarih Kurumu Eski Başkanı ve Eski CHP Milletvekili M. Fuat Köprülü

1928'de TTK başkanlığına getirilen CHP'nin Kars Milletvekili Mehmet Fuat Köprülü.
1928'de TTK başkanlığına getirilen CHP'nin Kars Milletvekili Mehmet Fuat Köprülü.

M. Fuat Köprülü'yü Türk edebiyatı derslerinden tanırız. Türk edebiyatı tarihi üzerine yaptığı çalışmalarla adeta bir marka haline gelen M. Fuat Bey, bugün bildiğimiz pek çok edebi kişiyi ve onların eserlerini öğrenmemizi sağlayan kişidir. Eski Türklerin edebî hayatı, M. Fuat Köprülü'nün üstün çalışmaları sayesinde öğrenilmiştir.

Atatürk tarafından kurulan TTK'nın başına getirilen M. Fuat Bey, aynı zamanda CHP'nin Kars milletvekiliydi. Önceleri, 1930'lu yıllarda CHP'de siyaset yapan Fuat Köprülü, 1946'da CHP'den istifa edip Demokrat Parti'yi kuranların başında gelmektedir. Bir dönemin CHP'lisi, artık CHP'nin en azılı rakibi ve dönemin anamuhalefet partisi olan DP'de siyaset yapmaya karar vermiştir.

İkinci ve Son Mareşâl Fevzi Çakmak

Ülkemizin ikinci ve son mareşali Fevzi Çakmak.
Ülkemizin ikinci ve son mareşali Fevzi Çakmak.

Kurtuluş Savaşı döneminden itibaren 1946 yılına kadar genelkurmay başkanlığı yapan Mareşâl Fevzi Çakmak, Türkiye'nin ikinci ve son mareşâlidir. Öteden beri hayli muhafazakâr bir dünya görüşüne sahip olan Mareşâl Fevzi Çakmak'ın en önemli özelliği, işine kat'i surette siyaset karıştırmaması; yöneticisine sadık, güvenilir bir asker olmasıdır. Buna karşın 1946'da genelkurmay başkanlığı görevinin bir daha uzatılmasının mümkün olmaması sebebiyle görevinden alınmış, bu durum Paşa'nın CHP ve İnönü'ye küsmesine sebep olmuştur.

Demokrat Parti listesinden bağımsız aday olarak siyasete atılan Fevzi Çakmak İstanbul milletvekili seçilmiş ancak Demokrat Parti'de de umduğunu bulamayınca partiden istifa ederek Millet Partisi'ni kurmuştur. Hikmet Bayur partinin genel başkanlığını yaparken İstanbul Milletvekili Fevzi Çakmak onursal genel başkan seçilmiştir. Aynı zamanda 11 kişilik genel idare kurulunun da içinde bulunan Fevzi Paşa, 22 Temmuz 1948 tarihinde bir beyanname yayımlayıp Millet Partisi'nin onursal genel başkanı olduğunu ve "vatan ve milletin ihtiyaç ve isteklerinden ilham alarak uzun incelemelerden sonra bir program yaptıklarını" ifade ederek programın esaslarını şöyle sıralamıştır:

Milleti ve halkı gerçekten hakim mevkiye koymak, aile kurumunu yükseltmek, millî duyguların gelişmesi için gayret sarfetmek, gençlere yeniden din eğitimi vermek ve devlet sermayeciliğini ortadan kaldırıp özel faaliyeti esas kılmak, birçok ezici vergileri ortadan kaldırmak...

Ayrıca M. Fevzi Çakmak'la birlikte kendisinin de içinde bulunduğu genel idare heyetinin hazırladığı bu parti programında Anayasa'da bulunan fakat demokrasiye uymayan maddeleri, bilhassa 1937'de kabul edilerek anayasaya giren altı oku devletin esas vasıflarından biri hâline getiren ikinci maddeyi kaldırmak, devletin dine yaptığı müdahaleyi sona erdirmek için Diyanet İşleri Başkanlığını tasfiye ederek dini cemaatlere bırakmak ve Kemâlist milliyetçilik yerine ananeci mutedil Türkçülüğü benimsemek gibi prensipler de sözkonusudur. Fevzi Çakmak, bu beyannamesinin sonunda "İşte biz, Millet Partisi programıyla bu hedeflere varmaya çalışacağız. Bizlerin şahsiyetini, sebatını, ahlâkını beğeniyorsanız bizimle birlikte olun. Bu işleri başarmak için bize yardım edin. Hep beraber kurtuluşa ve yükselişe doğru gidelim." diyerek siyasî safını belirlemiş ve bu parti programını tatbik etmek maksadıyla halktan destek beklediğini ifade etmiştir.

Okuduğunuz için hepinize teşekkür ediyorum. Sonraki bencemde Atatürk ve İnönü ayrılığından ve bu ilginç ayrılığa altyapı hazırlayan sebeplerden bahsedeceğim.

#ÇokPartiliDönem

#SolBakışSoruyor

Millî Mücadele Yöneticileri Arasında Yaşanan Ayrışmalar ve Görüş Farklılıkları/İkinci Bölüm: Çok Partili Dönem Ayrılıkları
1
2
Görüşünü yaz

Senin görüşün nedir?

Senin görüşün nedir?

Kızlar & Erkekler Ne Diyor

12
  • süpernova37

    adnan menderes kırşehir demokrat parti vekili yerine cumhuriyetçi köylü millet partisinin efsane ismi osman bölükbaşını seçiyor diye kırşehir'i ilçe yapmış bir adamdır :D

  • mariapuder2

    Güzel yazı

  • MustafaKaradeniz

    Fuat Köprülü adamdır :D

Yükleniyor...