Millî Mücadele Yöneticileri Arasında Yaşanan Ayrışmalar ve Görüş Farklılıkları/Birinci Bölüm: Tek Parti Dönemi Ayrılıkları

Önsöz

Kara kalpaklı kahraman paşalarımız.
Kara kalpaklı kahraman paşalarımız.

Herkese merhabalar dostlarım, canlarım. Biliyorsunuz, Kurtuluş Savaşı'nda yurtseverlik duygusuyla mücadele eden yekpare kadro, Cumhuriyet Devri'nde gerek fikir sahasında, gerekse pratik sahada siyasal ayrışmalar yaşamıştı. İstiklâl Savaşı Devri'nde düşmanlara karşı omuz omuza savaşan bu kadronun ilerleyen yıllarda ayrışması pek çok insanı şaşırttığı için bu konuda bir yazı yazmaya karar verdim. İlk bencemde Cumhuriyet Devri'nin ilk yıllarındaki ayrılıklardan, ikinci bencemde ise Cumhuriyet Devri'nin ilerleyen yıllarındaki düşünce ve yol ayrımlarından bahsedeceğim. Keyifli okumalar.

Doğu cephesi komutanı K. Karabekir

Millî Mücadele kahramanlarından Doğu Cephesi Komutanı Kâzım Karabekir.
Millî Mücadele kahramanlarından Doğu Cephesi Komutanı Kâzım Karabekir.

Kâzım Karabekir, aslen Erzurum çevresinde bulunan fakat Mondros Mütakeresi'ne göre terhis edilmesinin zaruri olmasına karşın komutası altındaki On Beşinci Kolordu'yu terhis etmeyen ve M. Kemâl ile Kurtuluş Savaşı'na katılan ilk ünlü komutanlarımızdan biridir.

Saltanatın kaldırılması ve Cumhuriyet'in ilanı da dahil olmak üzere özellikle Cumhuriyet Devri'nde Atatürk'e ve Halk Partisi'ne yaptığı muhalefetle tanınan Karabekir, Cumhuriyet'in ilk muhalefet partisi olan Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası'nın da kurucularındandır. Partisi 1925'te patlak veren Şeyh Said İsyanı'nda parmağı olduğu iddiasıyla suçlanmış ve kapatılmıştır. Hemen ertesi yıl Mustafa Kemâl Atatürk'e düzenlenen İzmir Suikasti'nde rol aldığı iddiasıyla tutuklanıp idamla yargılanan Karabekir, İsmet İnönü'nün Atatürk'e baskı yapması ve askerî okul öğrencilerinin protestoları sayesinde yargılandığı mahkemeden beraat etmiştir.

Ne var ki bu olaylar Karabekir'i muhalefet etmekten alıkoymamış, aksine muhalefetini iyice sertleştirmiştir. Nitekim 1933 yılında yayımladığı "İstiklâl Harbi'mizin Esasları" adlı eserde M. Kemâl'e pek çok suçlama yöneltmiş ve eseri aynı yıl toplatılıp imha edilmiştir.

Batı cephesi komutanı Fuat Cebesoy

Batı Cephesi Kuvayyimilliye Komutanı ve M. Kemâl'in sıra arkadaşı Ali Fuat Cebesoy.
Batı Cephesi Kuvayyimilliye Komutanı ve M. Kemâl'in sıra arkadaşı Ali Fuat Cebesoy.

M. Kemâl ve Millî Mücadele'ye destek veren ilk paşalar arasında sayılabilecek 20. Kolordu Komutanı Ali Fuat Cebesoy, Balıkesir Alaşehir Kongreleri ile Batı Cephesi Kuvayyimilliye Komutanlığına atanmış ve tarihe Gediz Taarruzu diye geçen başarısız bir harekât sebebiyle de görevden alınmıştır. Aynı zamanda düzenli ordunun kurulmasıyla birlikte yegane dostumuz olan SSCB'nin başkenti Moskova'ya da büyükelçi olarak atanmıştır.

Ali Fuat Bey, Karabekir gibi Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası'nın kurucularındandır. Mustafa Kemâl'in sıra arkadaşı olan Cebesoy, Cumhuriyet Devri'nde daha liberal ve muhalif bir çizgi izlemişse de İzmir Suikasti davasında yargılanmış, İnönü'nün baskıları ve askerî öğrencilerin protestoları sayesinde beraat ettirilmiştir.

Güney cephesi komutanı Refet Bele

Güney Cephesi Komutanı ve bir dönemin Millî Savunma Bakanı Refet Bele.
Güney Cephesi Komutanı ve bir dönemin Millî Savunma Bakanı Refet Bele.

İbrahim Refet Bele, Millî Mücadele esnasında yurdun güney kesmini işgal eden ve Ermeni lejyonlarıyla sağı solu yağmalayan Fransız ordusuna karşı mücadele veren değerli bir subaydır. İkinci İnönü Muharebesi sırasında geri çekilen Yunan ordusunu durdurma görevini yerine getirememesi, ordusunu yanlış yerde kullanması ve süvarilerini bir gün geç kaldırmasından ötürü Kütahya Eskişehir Savaşı'nın hazırlık döneminde görevden alınıp Millî Savunma Bakanlığına atanmıştır.

Daha Cumhuriyet ilan edilmemişken, 1922'de Eltik'te bulunan evinde cumhuriyet, saltanat, hilafet üzerine siyasî münakaşaya katılanlardan biri de Refet Paşa idi. M. Kemâl Paşa; Ali Fuat, Refet, Kâzım Paşalar ve Rauf Bey'e bu meseleler üzerine renklerini belli ettirecek çeşitli sorular soruyordu. Rauf Bey, babasının bizzat padişah mabeyninde çalıştığını, saltanat ve hilafeti tartışmaya açmanın doğru olmadığını, kendisinin de halifeye bağlı olduğunu söyleyince Kemâl Paşa Refet Paşa'ya dönmüş, Refet Paşa da bu mesele hakkında Rauf Bey'in fikirlerine aynen katıldığını ifade etmiştir.

İbrahim Refet Paşa da Kâzım ve Ali Fuat Paşalar gibi Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası'nın kurucularından biridir, ayrıca İzmir Suikasti'nde de yargılanmıştır.

Merkez Ordusu ve 1. Ordu Komutanı "Sakallı" Nurettin İbrahim Konyar

Kurtuluş Savaşı üst kadrosundaki yegane sakallı komutan olduğundan dolayı kendisine
Kurtuluş Savaşı üst kadrosundaki yegane sakallı komutan olduğundan dolayı kendisine "sakallı" lakabı takılan Nurettin Konyar.

N. İbrahim Konyar'ın adını ilk defa duyuyor olabilirsiniz çünkü okullarda işlenen tarih kitaplarında kendisinden bahsedildiği söylenemez. Esasen Nurettin Paşa, Batı Cephesi Kuvayyimilliye Kumandanı A. Fuat Cebesoy, Batı Cephesi Genel Komutanı M. İsmet İnönü, Güney Cephesi Genel Komutanı Refet Bele ve Süvari Grubu Kumandanı Fahrettin Altay gibi ünlü mirlivalarla aynı rütbede olmasına ve Büyük Taarruz sırasında ordunun iki bölümünden biri olan Birinci Ordu'ya komuta edip bu savaşta etkin rol oynamasına karşın bazı meseleler sebebiyle adı pek anılmaz ve hatırlanmaz biri olmuştur.

Aslen Büyük Nutuk'u okuyan herkes tarafından az çok tanınan bu yüksek rütbeli paşa, Mustafa Kemâl Atatürk tarafından meclis kürsüsünde çok ama çok sert bir dil ile eleştirilmiştir. Nurettin Paşa'nın milletvekili olmak amacıyla bastırttığı kitapçığa sayfa sayfa yanıt veren M. Kemâl Atatürk, Nurettin Paşa'nın babasının koyu Abdülhamitçi olduğundan ve istibdat aleyhtarı olan subayları sindirdiğinden girmiş, paşanın kitapçıkta iddia edilen makamların hiçbirinde bulunmadığından ve kendi başarıları olarak anlattığı işlerle kati surette alâkası olmadığından bahsetmiş, Nurettin Paşa'nın gerçeği yansıtmayan iddialarına çok keskin bir dille cevap vermiş ve paşanın Selmanıpak (Irak) ve Kut-ül Amare'deki hezimetlerini ortaya koymuş, hatta Büyük Taarruz'da komutasına bırakılan Türk ordusunun yarısı büyüklüğündeki Birinci Ordu'yu kontrol edemediği ve cepheyi dürbünle seyretmeyi tercih ettiğini söylemiş, bununla da yetinmeyip "Nurettin Paşa, büyük zaferin şerefine iştirak etmeye en az hakkı olanlardan biridir." diyerek Nurettin Paşa'yı adeta yerden yere vurmuştur. Mustafa Kemâl Paşa, Nurettin Paşa'nın milletvekilliği döneminde söz alarak şapka devrimini anayasaya aykırı saymasına da çok sert bir dille cevap vermiştir.

Son olarak her ne kadar "Sakallı" Nurettin Paşa'nın Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası listesinden resen aday olduğu iddia edilse de, kendisinin Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası ile hiçbir alakası bulunmamaktadır.

Başbakan ve Devlet Adamı Rauf Orbay

Lozan Konferansı süresince başbakanlık yapan ve Kurtuluş Savaşı'nın çekirdek kadrosunda bulunan ünlü devlet adamı Rauf Orbay.
Lozan Konferansı süresince başbakanlık yapan ve Kurtuluş Savaşı'nın çekirdek kadrosunda bulunan ünlü devlet adamı Rauf Orbay.

Rauf Orbay, Millî Mücadele'nin ateşini yakan çekirdek kadronun içindekilerden biridir. Mondros Ateşkesi'ni imzalayan heyetin de içinde olan H. Rauf Orbay, aynı zamanda Türkiye'nin ilk başbakanlarındandır. Esasen Lozan'a gidecek heyetin başında olan Rauf Bey barış konferansının başlamasından önce heyetin başına İsmet Paşa'nın getirilmesi sebebiyle barış konferansı süresince İsmet Paşa ile sözlü olarak çatışmış, Lozan imza edildikten sonra Ankara'ya gelen İsmet Paşa ve heyetini ziyaret etmeyi reddedince M. Kemâl Paşa tarafından başbakanlık görevinden alınmıştır.

Başlarda "İkinci Grup" çatısı altında muhalefet yapan Rauf Orbay, Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası'nın kuruluşundan sonra muhalefetine bu partide devam etmiştir. Ne var ki İzmir Suikasti'ne adının karışması, kendisinin idamla yargılanmasına sebep olmuştur. İdam kararı çıkmasa da 10 yıl hapis cezası alan ve bu esnada yurt dışında bulunan Rauf Orbay, 1933'te çıkan 10. Yıl Affı'ndan da yararlanmayı reddetmiştir:

"Benim asla ve hiçbir suretle en ufak bir cürümle dahi suçlu olmadığım için ilan edilen aftan katiller ve şakiler gibi faydalanmayı düşünmem mümkün değildir!"

Cumhuriyet'imizin ilanı sürecinde her ne kadar siyasî ayrışmalar söz konusu olsa da Millî Mücadele'ye katılan her askerin ve yüksek rütbeli subayın yeri gönlümüzde ayrıdır. Kişilerin siyasî yönleriyle askerî yönlerini birbiri ile karıştırmamak gerekir; yani bu hususta biraz daha hassas olmalıyız. Bir sonraki bencemde çok partili döneme geçişin yaşandığı yıllarda söz konusu olacak siyasî ayrışmalardan bahsedeceğim. Zaman ayırıp okuduğunuz için hepinize ayrı ayrı teşekkür ederim.

#KaraKalpaklılar

#SolBakışSoruyor

Millî Mücadele Yöneticileri Arasında Yaşanan Ayrışmalar ve Görüş Farklılıkları/Birinci Bölüm: Tek Parti Dönemi Ayrılıkları
2
2
Görüşünü yaz

En İyi Kız Görüşü

  • gizems0ylu

    Emeğinize sağlık. Gerçekten çok faydalı bir paylaşım olmuş.

En İyi Erkek Görüşü

  • cenkkalyon

    Özel ve güzel bir çalışma olmuş

    • SolBakış

      Eyvallah abi, çok teşekkür ederim okuduğun için. :)

Senin görüşün nedir?

Senin görüşün nedir?

Kızlar & Erkekler Ne Diyor

11
  • Akris

    Tarihi yazılar hep ilgimi çeker. Teşekkürler.

    • SolBakış

      Okuduğun için ben teşekkür ederim. :)

    • Akris

      rica ederim güzel yazı olmuş.

  • Cenkamed

    Guzel calisma olmuş tskler

Yükleniyor...