Kış geldiğinde üşümez insan. İnsanı tir tir titreten en büyük ayaz, kaybettikleridir. Yeşilçam'ın ormanında inatla buradayım hiçbir yere gitmiyorum diye savaşan Münir Özkul'u da maalesef kaybettik, acımız çok büyük...
Çocukluğumuzu onunla büyüttük. Unutulmaz rollerin ve filmlerin altına imza atmıştı Münir Özkul. Yüzlerce filmde rol almış gerçek bir sanatçıydı kendisi. En büyük ve onu kendimizden biri görmemize neden olan sebeplerden biri de her rolünde bizlerin içini sıcacık yapmasıydı.
Mahmut Hocamızdı o bizim!

Dışarıdan bakıldığında beton kadar soğuk ve sert görünen ama içini gördüğünüzde pamuktan yumuşak bir yüreğe sahip olan bir okul müdürüydü Mahmut Hoca.
Elinden yüzlerce öğrenci mezun olmuş fakat hiçbirinden çekmemişti Hababam Sınıfı'ndan çektiği kadar.
O sınıfı bile adam etmişti ya? Helal olsun!
Aile Şerefi'nin ne olduğunu en iyi o anlatabilirdi bizlere!

Para değildi insanı mutlu eden. İnsanı mutlu eden tek şey beraber olmak ve ailene sımsıkı sarılmaktı. Sabretmek, asla korkmamak ve başını dik tutmaktı şerefli olmak.İnanmaktı sevdiklerine, eşine, dostuna...
Baba olabilmek de önemliydi!
Gecenin loş ışığında hanımının pişirdiği kahveyi içerken ay sonuna nasıl rahat çıkarız diye habire hesap kitap yapmaktı. Darda kalsa da eli, çocuklarına belli etmemek ve sevgiyle sarılıp gülebilmekti baba olmak.
Ve nihayetinde insan olmak, kendini ezdirmemek, ne pahasına olursa olsun aileni korumaktı insan olmak.
Bizim Aile'miz büyüktü, güçlüydü. Yıkamazdı hiç kimse!

Bak beyim, sana iki çift lafım var. Koskoca adamsın. Paran var, pulun var, her şeyin var.
Binlerce kişi çalışıyor emrinde. Yakışır mı sana ekmekle oynamak?
Yakışır mı bunca günahsızı, çoluğu çocuğu karda kışta sokağa atmak, aç bırakmak?
Ama; nasıl yakışmaz!!
Ama ben boşuna konuşuyorum…
Sevgiyi tanımayan adama sevgiyi anlatmaya çalışıyorum.
Sen!
Büyük patron! Milyarder!
Fabrikalar sahibi!
Saim bey!
Sen mi büyüksün?
Hayır!!
Ben büyüğüm. Ben!
Yaşar usta!
Ne de güzel söylemişsin be Yaşar Usta!
Neşeli Günler'i de onunla yaşadık!

Turşunun kurulum formülü yüzünden boşanan çiftin ve birbirinden ayrı düşen kardeşlerin hikayesidir.
Arada kalan altı çocuk, ne yapıp edip anne ve babalarını barıştırmaya çalışırlar ama ne zaman buna kalkışsalar kıyamet kopmaktadır.
Burada da yine fedakar bir baba rolünü üstlenen Münir Özkul, çamaşır, bulaşık yıkar, evi çekip çevirir.

Filminin sonunda bekledigimiz olur ve görmek istediğimiz mutlu aile tablosu ortaya çıkar.

Üstad Münir Özkul'u saygıyla, şerefle, aile sıcaklığı ve gülen gözlerimizle bir kez daha anıyor ve ayakta alkışlıyoruz.
Aşk İlişkileri
YKS2026
Gündem
Cinsel Yaşam
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Kadın Emeği
Özel Günler & Hijyen
Dünya Kupası
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
Diğer
En İyi Cevaplar