Bir Yiğit Anadolu Ozanı: "Dadaloğlu"

Anadolu tarihte çok büyük öneme sahip bir yer. Bereketli topraklarında insanlığa can olacak birçok şeyi yaşatır.

Bunlardan biri de şiirdir. Tarihin en özel, en kudretli şiirleri bu topraklarda yazılmıştır. Aşkı da, adaleti de, inancı da, yiğitliği de tüm samimiyeti ile anlatan, içimizi ısıtan şiirler...

"Okuduğun tutmaz oldu alimler
Kalktı da adalet, arttı zulümler
Terlemeden mal kazanan zalimler
Can verirken soluması zor imiş"

Ne güzel anlatmış değil mi şair? İşte bu şiiri yazan insanı anlatmak istiyorum size...

Büyük Anadolu Ozanı "Dadaloğlu"

Bir Yiğit Anadolu Ozanı: Dadaloğlu

Kimdir Bu Dadaloğlu?

Bir Yiğit Anadolu Ozanı: Dadaloğlu

Oğuzların Avşar boyuna mensup bir aşirettendir. 1785 yılında Kayseri'nin Tomarza ilçesinde doğduğu söylenir Dadaloğlu'nun. Biraz da babasından miras almıştır şairliğini, zira babası Aşık Musa da Anadolunun yetiştirdiği ozanlardandır.

Eğitim alıp almadığı da bilinmez, ancak çoğu araştırmacı bir eğitim görmediğini, büyüklerinden öğrendikleri asyesinde bu noktaya kendini taşıyanın yine kendisi olduğunu söyler.

Oğuzlar ve Avşar Boyu

Bir Yiğit Anadolu Ozanı: Dadaloğlu

Oğuz boylarından, Kaşgarlı Mahmut'un altıncı olarak tanımladığı boydur Avşar boyu.

Anadoludaki varlıkları ise 1071 yılı ile başlar. Zira Alparslan'ın bu büyük zaferi sonrasında Anadolu'nun Türkleşmesini sağlayan Türk boylarından biridir.

Osmanlı tarihinde de büyük öneme sahiptirler. Ancak bu ilişki zamanla kötüleşir. Takvimler 1866 senesini gösterdiğinde kötü bir hal almaya başlar.

Osmanlı Devleti Türk aşiretlerini zorunlu iskana tabi tutmaya karar verir, bir komisyon kurulur, Fırka-i Islahiye. Bünyesinde askeri bir birlik de bulunan bu komisyonun başına IV. Ordu Mareşali Derviş Paşa getirilir.

Elbette hedefteki aşiretler arasında Dadaloğlu'nun Avşar boyuna mensup aşireti de vardır. İşte devlet ile aralarındaki gerilim böyle başlar ve şairin sert sözlerinin kaynağı da budur.

Haber o vakitte Çukurovada bulunan Avşar aşiretine ulaşınca kesin olarak direnmeye karar verirler. Çadırlarını yıktırmayacak, törelerini unutmayacaklardır.¹

Dadaloğlu sazı ile kılıcı ile ilham olur yöresine ve gelir Derviş Paşa. Çok kan akar. Kozan aşireti lideri Yusuf Bey öldürülür, cesedi ise sokaklarda süründürülerek konağının önüne atılır.

Dadaloğlu'nun bizzat kendi sözleri ile şöyle anlatılır bu harekat;

"Derviş Paşa, yaktı yıktı illeri
Soldu bütün yurdumuzun gülleri
Karalar geydik de attık alları
Altınımız geçmez, akçe tunç oldu."

İşte bu şekilde başlayan gerilim aşiretlerin iskanı ile sonuçlanır. Avşar boyu ise özellikle dağıtılır, öyle ki Sivas'a yerleştirilen Avşar'ların Avşar olarak değil, aile isimleri ile yaşamasına karar verilir, ki o birlik duyguları bir nebze olsun körelsin ve bir araya toplanamasınlar. Buraya yerleştirilmelerindeki amaç da olası bir Ermeni isyanı halinde savunma hattı oluşturacakları düşüncesidir.

Dadaloğlu'nun adını duyuran olaylar bunlardır işte. Ancak bu tam anlamı ile bir isyan hareketi değildir, kırgınlık öfke yaratır, hepsi bu. Zira Avşar boyu adlarını Milli Mücadele hareketine altın harflerle yazdırmış, varlarını yoklarını vatanı savunmaya adamış bir Türk boyudur.

Dadaloğlu ise bu şanlı tarihin şanlı şairidir.

Bu güzel şiirlerin en özellerinden birini yine çok özel bir insandan dinleyelim;

"Kalktı göç eyledi Avşar illeri
Ağır ağır giden eller bizimdir
Arap atlar yakın eder ırağı
Yüce dağdan aşan yollar bizimdir

Belimizde kılıcımız Kirmani
Taşı deler mızrağımın temreni
Hakkımızda devlet etmiş fermanı
Ferman padişahın dağlar bizimdir

Dadaloğlu yarın kavga kurulur
Öter tüfek davlumbazlar vurulur
Nice Koçyiğitler yere serilir
Ölen ölür kalan sağlar bizimdir"

Bu yiğit duruşun sebebini anlatmak istedim elimden geldiğince. Umarım yanlışı az bir yazı olmuştur. Okuyan yüreklerinize sağlık. Sağlıcakla kalın!

#felfire

¹-Oya Adalı - Dadaloğlu

Bir Yiğit Anadolu Ozanı: "Dadaloğlu"
Cevapla