Aşık oldum, umutsuzum, kaybetmek istemiyorum, yardım edin lütfen.

Nereden başlasam, nasıl anlatsam bilemiyorum...

KPSS kursuna yazıldım 5 ay önce ve halen devam ediyorum. 4-5 hafta sonra kurs bitecek.

Aynı sınıfta olduğum bir kıza aşık oldum. İlk gördüğümde dikkatimi çekmişti, ilk aylar hoşlanmadan ibaret olarak devam etti. Aşkı düşünmediğim, derslere odaklanmak istediğim için çok üstünde durmuyordum. Harekete geçmek için hiçbirşey yapmıyordum.

Fakat zaman azaldıkça, bir daha onu görememe düşüncesi beni gittikçe daha çok rahatsız etmeye başladı. Çok iyi, tatlı, cana yakın biri, hem görünüşü hem huyu/davranışları beni fazlasıyla cezbediyor. Gülüşü, sesi, konuşması, bakışı, yüzü, saçları, adeta herşeyi... Böyle birine 40 yılda bir denk gelebilirim belki de. Ve böyle birini bulmuşken kaybetme düşüncesi beni mahvediyor. Hergün onu gördükçe, gittikçe onu daha çok seviyorum. Son 1 aydır onu düşünmediğim bir gün bile yok. Bazen dershaneye gelmiyor, o olmadığı zaman dershane bana bomboş geliyor, nefes alamıyorum, ben de alıp başımı gidiyorum. Geceleri kalp ağrısıyla yatarken onu düşünerek uyuyorum, sabah gözümü açtığımda yine onu düşünerek uyanıyorum.

Karakter olarak fazla konuşmayı sevmeyen, içe kapanık biriyim. Yakışıklı sayılmam, ama ucube de değilim. Hoşlandığım süre boyunca kızla hiçbir iletişimim olmadı. Ama son 1 aydır onunla konuşamamak dayanılmaz bir hal aldı. Ona duygularımı anlatmak istiyordum. Ama damdan düşer gibi değil. Önce biraz yakınlaşmak, tanımak istiyordum. Kendimi zorlayarak ders aralarında yanına gitmeye başladım. O arkadaş grubunu çoktan oluşturmuştu, benim grubumdan farklı bir grubu vardı. Bu gruplaşmalar oturmuşken, sonradan dahil olmak da zor oluyor. Şimdiye kadar geçen ayları, kızla hiç konuşmadan heba ettim, ona yakınlaşma şansını kullanamadım, geç kaldım. Şimdiki çabalarım ise yetersiz görünüyor, daha yol almam gerekiyor. Bakışlarımla, tavırlarımla ona biraz olsun hissettirdiğimi düşünüyorum. Ama onun yanına giden, soru soran hep ben oluyorum; konuşurken herkese olduğu kadar cana yakın, ama bunun haricinde kendisinden bir ilgi göremiyorum. Ve zaman gittikçe tükeniyor!... Bunun verdiği panikle, birgün kütüphanedeyken, onu çıkışta kahve içmeye davet ettim. Şaşırdı. Arkadaşlarıyla programı olduğunu söyleyerek beni geri çevirdi. Hem heyecandan, hem de B planım olmadığı için "peki ne zaman müsaitsin?" diye de sormak aklıma gelmedi. Bunun üzerinden 3-4 gün geçti. Kendi haline bırakayım biraz dedim. Onu hiç olmazsa biraz etkilediğimi sanmıştım kütüphanede. Bana karşı tavırlarında bir değişme yok, hatta biraz soğudu belki de.

Hayatımda daha önce 2 defa aşık oldum, biri lisede, biri üniversitedeydi, ikisiyle de konuşamamıştım. Hiç sevgilim olmadı. İlkimi sevdiğim biriyle yaşamak istediğim için hala bakirim. Bu kızda hayatımda ilk defa gidip davet etme cesaretini buldum, onu kendime yakın hissediyorum, ilk sevgilim olmasını istiyorum, seviyorum. Ama bana ilgi göstermiyor. ZAMAN DARALIYOR.

Ona aşık olduğumdan beri günlük tutuyorum. Günlüğümü ona vermeyi düşünüyorum, bundan etkilenir mi?
Güncellemeler
+1 yıl
Tavırları gittikçe soğuyor. Beni görmezden geliyor. Benimse gerginliğim artıyor. Çok yanlış bir sürece giriyoruz. O böyle davrandıkça, kilitleniyorum, önüne set çekilmiş bir nehir gibi doluyorum, kabarıyorum. Böyle giderse o set yıkılacak ve önünde ne var ne yoksa sürükleyecek, bu noktaya gelmesinden korkuyorum. Doğal yatağında ilerlemek, bir ırmak gibi sakin sakin akmak istiyorum. Mutluluk ya da mutsuzluk denizi, hangi denize döküleceksem doğal akışımda dökülmek istiyorum. Buna engel oluyor!...
Güncellemeler
+1 yıl
Bütün gece uyuyamadım, gözümü bile kırpmadım. Bugün ona açılmaya kararlıydım. Geçen hergün boş yere yok olup gidiyordu, artık zamanım kalmamıştı. Dayanamıyordum.


İlk tenefüs yanına gittim, çıkışta kendisiyle konuşmak istediğimi söyledim. Benim için nasıl zordu bir bilseniz. Tamam çıkışta konuşalım dedi.


Bütün gün, hem sevinçten hem heyecandan içim içime sığmadı. Büyük gün bugündü. Sonunda onunla konuşabilecektim. Nereye gideceğimizi, ne konuşacağımızı, nasıl davranacağımı düşündüm durdum.
Güncellemeler
+1 yıl
Çıkışta zemin katta onu beklemeye başladım. 5 dakika sonra yanıma geldi. "Kusura bakma yaa X ile görüşmem gerek, beni bekliyor. Seninle pazartesi konuşsak olmaz mı?" deyiverdi. Şok oldum. Hiçbirşey söyleyemedim, kelimeler boğazımda düğümlendi. Cevabımı beklemeden benim yerime "olur olur" deyip yanımdan ayrıldı.


Arkasından adını seslendim. Çantamdan günlüğümü çıkarıp "Bekleyemeyeceğim artık, bu senin." diyerek verdim. "Benim mi? Ne yapacağım? Okuyacak mıyım?" diye sordu. Birşey demedim.
Güncellemeler
+1 yıl
"Hem sen benimle ne konuşacaktın?" diye sormaz mı üstüne? Sanki bilmiyor! Ne kadar yapmacık ve ucuz bir tavır, iyice ayar oldum. Bir adam seni bütün gün bekleyip, gurur hiçe sayılarak ekilmesine rağmen, eline bir defter tutuşturursa ne konuşmak istemiş olabilir? Yine birşey demedim.


Resmen ekildim arkadaşlar. Aklım almıyor, ondan bunu beklemezdim. Kendimi en kötüsüne, hayıra, olmaza, herşeye hazırlamıştım, ama bunu aklıma getirmemiştim. Böyle bir saygısızlığı, düşüncesizliği ummuyordum.
Güncellemeler
+1 yıl
Karakteri sağlam bir insan verdiği sözü yutup, onun üzerine başkasına söz verir mi? Bugünün benim için ne kadar önemli olduğunu anlamadı mı? İlk tenefüs onun karşısında nasıl titrediğimi görmedi mi? Bu yaptığı ayıptır, ayıp. Suskunluğumdan faydalandı, duygularımı istismar etti. Beni hafife aldı. Hala yakıştıramıyorum arkadaşlar, onu seviyorum. Gururum incindi, kalbim çok kırıldı.
Güncellemeler
+1 yıl
Eve gelince kendimi tutamadım, odama girer girmez ağlamaya başladım. Hayır, hayır, hayır, hayır dedim defalarca. İlk defa bir kız için ağlıyorum bugün. Gözyaşlarım yeni kurudu. Ben bunu hak etmiyorum arkadaşlar. Olmaz deseydi, reddetseydi on kat daha iyiydi. Bu yaptığı karşındakini adam yerine koymamak demektir. Onu kırmamak için kendimi zor tuttum, sustum karşısında, onu sevdiğim için. Bunu kabullenemiyorum, hala inanasım gelmiyor bana bunu yaptığına.
Güncellemeler
+1 yıl
İnsanda önce karşıdakine saygı olacak, sevgi olmasa da.
Güncellemeler
+1 yıl
Üstüme böyle basıp geçmesini ona bir türlü yakıştıramıyorum, konduramıyorum. Sevdiğim, hissettiğim, aylarca izlediğim insan bu olamaz diyorum. Saf olduğunu düşünmek istiyorum, yaptığı hatanın çapının farkında olmayacak kadar saf. Umarım kasıtlı birşey yoktur. Çok mu iyimserim? Kendimi mi kandırıyorum?
Güncellemeler
+1 yıl
Arkadaşlar, maalesef bugün günlüğü bana geri vermek istedi.


Ben de günlüğü ona verdiğimi, günlüğün (ve içindeki duyguların) ona ait olduğunu, geri almak istemediğimi söyledim.


Hepsini okumadığını, başlarını biraz okuduğunu söyleyerek bana uzattı. Bir şok daha geçirdim, "Yazık etmişsin" diyebildim sadece.


"Ama bu senin özelin, sana ait" diye bahane üretti. Tüm bu özel duyguların onun için var olduğunu, o olmasaydı bunların olamayacağını nasıl anlamaz?


Geri vermek için ısrar etti.
Güncellemeler
+1 yıl
Çöpe atmasını söyledim. Sinirden ve acıdan titreyerek arkamı dönüp gittim.


Duygularımla, yazdıklarımla başbaşa kalmanın acısını tatmak istemiyorum, buna katlanamam. Duygularımın onun gözünde bir değeri yoksa çöpe atsın daha iyi. Ama beni duygularımla başbaşa bırakmasın, çünkü arkama bakmak istemiyorum.


***


Evet arkadaşlar, doğru dürüst okumaya tenezzül etmemiş bile... Tıpkı beni dinlemeye tenezzül etmeyip saygısızca ektiği gibi.
Güncellemeler
+1 yıl
Günlerim, saatlerim, uykusuz geceler, kalp ağrıları, ümitler, ümitsizlikler, kendimle olan savaş... Hiçbirini bilmek bile istememiş... Bu kadar değerim ve şansım yokmuş demek, milyonda bir değil, milyarda bir bile... Günlüğü okuyacak, duygularımı dinleyecek kadar bile zaman ayıramamış bana hayatında...
Güncellemeler
+1 yıl
Şaşkınım. Böyle bir canlı nasıl var olabilir, nasıl nefes alabilir, nasıl kalp taşıyabilir diye kendi kendime soruyorum. Karşımda sanki melek görünümünde bir robot vardı. NE KAYBEDERDİN okusaydın, beni dinleseydin?diye sormak isterdim ona, bunu bile soramadım.


***

Biz "sevmektir yaşatan, sevilmek değil" diye inanmıştık hayatımız boyunca. Sevginin bir insana verilebilecek en değerli hediye olduğuna inanarak yaşamıştık. Kendimizi yanlış yetiştirmişiz...
Güncellemeler
+1 yıl
Duygular ne kadar derin olursa olsun, hiçbir değeri yokmuş, saygı gösterilmeyi, en azından dinlemeyi, bilinmeyi hak edecek kadar bile... Sevmenin bir değeri yokmuş işte arkadaşlar. Bu benim hayata tutunmak için son çırpınışımdı, herşeye yeniden başlamak için son ümidimdi. Bundan sonra bir daha nasıl sevebilirim? Bir daha aynı duyguları nasıl yaşamayı göze alabilirim? Bu kaçıncı darbe?
Güncellemeler
+1 yıl
Hayattan tek istediğim son bir şanstı. Yeniden başlayabilirdim, sevilmesem de, duygularımı paylaşabilirdim en azından. Duygularımı paylaşmama bile izin vermediler. Sevmeye hakkım yok artık anladım. Sevmek bu dünyada yapılabilecek en büyük hataymış arkadaşlar. Bu hepinize ders olsun. Sevmeyin. Bu sevgisiz, ruhsuz ve sahte dünyanın düzenine uyun bir an önce. Ben uyamadım, bu dünyaya, bencilliğe, hoşgörüsüzlüğe, vurdumduymazlığa uyum sağlayamadım, bu yaşımdan sonra da sağlayamam artık.
Güncellemeler
+1 yıl
Yeniden sevebilirim sanmıştım hayatı, yeniden başlayabilirim sanmıştım, iyileştirebilirim sanmıştım yaralarımı. Çabalamıştım da. Daha beter kanıyor şimdi.


Hayatımda ilk kez açılma cesareti bulduğum, uğruna ilk kez ağladığım, derdinden ilk sigaramı yaktığım, en özel satırlarımı teslim ettiğim kızdın G... Böyle olmaması gerekiyordu, böyle olmamalıydı, olmamalıydı...
Güncellemeler
+1 yıl
Beni geri çevirmene rağmen bunu kabullenir ve yoluma devam edebilirdim, ama böyle onursuzca ve yok sayarcasına çevirmemen gerekiyordu. Senden tek istediğim beni dinlemen sonra ne yapacaksan yapmandı. Bana ve aşka bu saygıyı duymadın. Teşekkürler G... İçimdeki "insan"ı öldürdün. Ruhsuz ve sevgisiz dünyaya bir ceset daha kazandırdın, kendi ellerinle. Neden bana bunu yaptın?
Güncellemeler
+1 yıl
Bir arkadaşıma zaten sevgilisi olduğunu söylemiş. Keşke bunu yüzüme söyleseydi, o masadan "peki kendine iyi bak, hayatta başarılar" deyip kalkmasını ben bilirdim. O zaman zora gelip günlüğü de vermezdim. Ve şimdi birbirimizin yüzüne bakabiliyor olurduk. Doğal ve sağlıklı olan yol buydu. Şimdi onu görmezden gelmeye çalışıyorum, hem seviyorum, hem kızgınım. Yanlış mı yapıyorum? Sevgi bir anda başlamadığı gibi, bir anda da yok olmuyor. :(


Meraklı, sen anlarsın, nasıl davranmalıyım?
Güncellemeler
+1 yıl
Unutamıyorum, her gördüğümde acı çekiyorum, kurtulamıyorum.


Duygularımı ilk gösterdiğim, ilk yakınlaşmaya çalıştığım, uğruna ilk kez çabaladığım savaştığım, ilk gözyaşım, ilk "seni seviyorum" dediğim, benim için onun anlamını anlayabiliyor musunuz?


Onun için herşeyi yapmaya hazırım; ama o beni istemedikten sonra, yapabileceğim hiçbirşey, atabileceğim hiçbir adım yok artık.


Başkası olsa boşverir, atlatır, ama ben...

Benden adam olmaz...
Güncellemeler
+1 yıl
Görmezden gelmeye çalışmak olmuyor, hiçbirşey yokmuş gibi arkadaşça davranmaya çalışmak da olmuyor. Gerçekten görmemek en iyisi, ikimiz için de. Başka çare yok. Gerekirse dershaneyi de bırakacağım.


Bazen herşeyden çok istesen de imkansızdır işte... Arkanı dönüp gitmesini bileceksin o zaman... Ayakların kımıldamak istemese de... Hayat böyle. . . . . .
Güncellemeler
+1 yıl
AYLAR SONRA, YILLAR SONRA BİRGÜN...BELKİ BİRGÜN...BURADA YAZILANLARI OKURSAN; BİL Kİ, SENİ BEKLİYORUM.


Ne hasta bekler sabahı,

Ne taze ölüyü mezar.

Ne de şeytan, bir günahı,

Seni beklediğim kadar.
Aşık oldum, umutsuzum, kaybetmek istemiyorum, yardım edin lütfen.
Cevapla