Bitmez sandığım aşklar bitti, şimdi bana kim çıkıp aşkı, sevgiyi hangi mantıkla savunabilir ki. Sadece umutlar veriyoruz yarınlara, aşık olduğumuz zaman. Oysa ki zaman bizimle dalga geçer gibi akıp gidiyor. Ve her geçtiğinde bizden bir şeyleri de beraberinde götürüyor biz her ne kadar farkında olmasak da…
Hangisiydi en masumu hatırlayabiliyor musun?
Dur ben tahmin edeyim, kesinlikle ilki diyecektin. Ama hangi ilki di mi, ilk elini tuttuğun kız mı, yoksa ilk öptüğün mü, yoksa ilk yattığın kadın mı? Hangisi? Bunu söyleyecek cesarete sahip misin? Hayır değilsin tabiki de olamazsın da...
Ama en masumu ilkiydi her zaman...Unutmuyorum hiçbir zaman. Bir annesi bilirdi sanırım 13 yaşındayım ilk sevgilim olduğu zaman. O zamanlar hediye dediğimiz şey el emeği göz nuru kendi çabalarımızla yapmaya çalıştığımız değersiz kağıt ya da karton parçasından oluşan şekillerdi belki de. İş eğitimi dersinde öğrendiğim tüm hünerlerimi ilk ona karşı sergilemiştim. Nasıl da gülmüştü bir çocuk gibi. Gibisi fazla oldu sanırım. Aslında daha çocuktuk. Çocuk ergen kimlikler mi demeli yoksa buna?
Okulda onunla zaman kolay geçiyordu aslında orta okulun tebeşir kokan yıllarıydı. Sınıfta yan yana oturup tüm ders birlikte zaman geçirirdik. Daha sonra bu da yetmedi. Hafta sonları okul dışında onu görmek istiyordum. Babamın şirketinin arka tarafında oturuyordu. Babamın yanına gitme bahanesi ile bisikletime atlayıp onun oturduğu siteye gider, ziline basardım. Bir kere annesi açmıştı da utancımdan tüm suratım kıpkırmızı olmuştu. Nasılsın oğlum diye sorduğunda ilk yaptığım şey kemkümlerle dolu olan iyilik teyzecim siz cevabı olmuştu. Ayak üstü iki konuştuktan sonra beni içeri çağırdı ve ben onu beklemeye başladım. Biz çıkarken annesi para vermiş ona dondurma alın bakkaldan da yiyin diye. Bakkala gittik el ele. Hiç unutmuyorum. Dursun amca arkamızdan sinsi sinsi bizi izleyip gülmeye başlamıştı. Bakkal ya mahallenin tüm dedikodusunu bilmeliydi bize göre.
Dolaşıyorduk, sitenin parkına oturduk, dondurmalarımız bittikten sonra apartmana geldik. Onu eve doğru çıkarttım ve kapının önüne geldiğimizde dudağıma bir öpücük kondurarak zili çaldı. Suratım kıpkırmızı olmuştu gene. Annesi sorduğunda bir şey yok öyle utandım demiştim.
Eve gittiğimde çok korkuyordum. Onun hamile olmasından korkuyordum. O zaman babama sordum baba kızlar nasıl hamile kalıyor diye, anlamazsın oğlum dedi. Baba dedim kız arkadaşım beni dudağımdan öptü hamile kalcak. Gülüp, onunla olmaz dediğinde dünyalar benim olmuştu...
Kısacası ayrıldık. İlk aşkımdı unutmadım. Kim unutmuş ki ilkleri, hayatımızda her zaman yerleri ayrı olan ilkleri...
Hangisiydi en masumu hatırlayabiliyor musun?
Dur ben tahmin edeyim, kesinlikle ilki diyecektin. Ama hangi ilki di mi, ilk elini tuttuğun kız mı, yoksa ilk öptüğün mü, yoksa ilk yattığın kadın mı? Hangisi? Bunu söyleyecek cesarete sahip misin? Hayır değilsin tabiki de olamazsın da...
Ama en masumu ilkiydi her zaman...Unutmuyorum hiçbir zaman. Bir annesi bilirdi sanırım 13 yaşındayım ilk sevgilim olduğu zaman. O zamanlar hediye dediğimiz şey el emeği göz nuru kendi çabalarımızla yapmaya çalıştığımız değersiz kağıt ya da karton parçasından oluşan şekillerdi belki de. İş eğitimi dersinde öğrendiğim tüm hünerlerimi ilk ona karşı sergilemiştim. Nasıl da gülmüştü bir çocuk gibi. Gibisi fazla oldu sanırım. Aslında daha çocuktuk. Çocuk ergen kimlikler mi demeli yoksa buna?
Okulda onunla zaman kolay geçiyordu aslında orta okulun tebeşir kokan yıllarıydı. Sınıfta yan yana oturup tüm ders birlikte zaman geçirirdik. Daha sonra bu da yetmedi. Hafta sonları okul dışında onu görmek istiyordum. Babamın şirketinin arka tarafında oturuyordu. Babamın yanına gitme bahanesi ile bisikletime atlayıp onun oturduğu siteye gider, ziline basardım. Bir kere annesi açmıştı da utancımdan tüm suratım kıpkırmızı olmuştu. Nasılsın oğlum diye sorduğunda ilk yaptığım şey kemkümlerle dolu olan iyilik teyzecim siz cevabı olmuştu. Ayak üstü iki konuştuktan sonra beni içeri çağırdı ve ben onu beklemeye başladım. Biz çıkarken annesi para vermiş ona dondurma alın bakkaldan da yiyin diye. Bakkala gittik el ele. Hiç unutmuyorum. Dursun amca arkamızdan sinsi sinsi bizi izleyip gülmeye başlamıştı. Bakkal ya mahallenin tüm dedikodusunu bilmeliydi bize göre.
Dolaşıyorduk, sitenin parkına oturduk, dondurmalarımız bittikten sonra apartmana geldik. Onu eve doğru çıkarttım ve kapının önüne geldiğimizde dudağıma bir öpücük kondurarak zili çaldı. Suratım kıpkırmızı olmuştu gene. Annesi sorduğunda bir şey yok öyle utandım demiştim.
Eve gittiğimde çok korkuyordum. Onun hamile olmasından korkuyordum. O zaman babama sordum baba kızlar nasıl hamile kalıyor diye, anlamazsın oğlum dedi. Baba dedim kız arkadaşım beni dudağımdan öptü hamile kalcak. Gülüp, onunla olmaz dediğinde dünyalar benim olmuştu...
Kısacası ayrıldık. İlk aşkımdı unutmadım. Kim unutmuş ki ilkleri, hayatımızda her zaman yerleri ayrı olan ilkleri...
Aşk İlişkileri
YKS2026
Gündem
Cinsel Yaşam
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Kadın Emeği
Özel Günler & Hijyen
Dünya Kupası
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
Diğer
En İyi Cevaplar