Benim ingilizcem b2 + seviyesinde idi en son
Ama haşır neşir olmadıkça geriliyorum. Mesela okumam dinlemem daha yüksek ama konuşurken aklıma gelmiyor.
İngilizceyi hayatıma mi entegre etmem gerek sanki ilk defa öğreniyormuş gibi
Benim ingilizcem b2 + seviyesinde idi en son
Ama haşır neşir olmadıkça geriliyorum. Mesela okumam dinlemem daha yüksek ama konuşurken aklıma gelmiyor.
İngilizceyi hayatıma mi entegre etmem gerek sanki ilk defa öğreniyormuş gibi
Cevap
1Cevap
Yabancı dil öyle bir şey ki, beyin artık kendi kendine çıkarmalı kelimeleri, cümleleri. Mesela nasıl ki ben şu an bu yorumu yapıyorken iki saat düşünmüyorum, düşündüklerimi doğrudan yazıya (veyahut konuşmaya) dökebiliyorum, yabancı bir dilde de zamanla bu mümkün
Evet onu diyorum
Bunun için doğrudan o dilde düşünmek şeklinde bir yöntemden bahsediyorlar. Yani her anını, sesli ya da sessiz düşüncelerini bile o öğrenmek istediğin dilde yaşaman gerekiyor. Diyelim İngilizce öğreniyorsun; örneğin, sabah uyandın ve saate baktın, çok erken; "Neden bu kadar erken uyandım ki? Hastalanmış olmayayım?" bunu hiç Türkçe düşünmeyip doğurdan aklından şu cümle ile geçireceksin "Why did I wake up so early? Hope to not sick?" mesela ben şu şekilde düşünüyorum hemen "Защо се събудих толков рано? Да не съм болен?" Bunu ve dinleme, okuma, konuşma kısmını da alışkanlığa dönüştürürsen tamamdır. Eve doğru geliyorsun, çok acıktın ve geciktin "Çok geç kaldım eve, çok da acıktım, acele etsem iyi olur" direkt şöyle düşünmen lazım: "I'm too late to get home and so hungry, it would better to be hurry." Ben de direkt şu şekilde düşünüyorum "много закъснехе да се приберам вкъщи и съм толкова гладен, по-добре да побързам." Ben dili eğitimle falan öğrenmedim, o yüzden örnek olarak ondan yola çıktım. Beyin otomatik olarak o dilde düşünebiliyor bir süre sonra ve nasıl olduğunu farketmeden etrafında konuşulanları anlamaya başlıyorsun.
It would better to hurry olmaz mı.
Bunları biliyorum
O an aklına nasıl gelirse, imla hatası falan yapmaktan korkmamak ilk kural: I'd better hurry de diyebilirsin. Güzelliği burada zaten, birçok şekilde aklına gelebilir, konuşurken mecaz falan da çok kullanılır biliyorsundur, ayrıca bazı yerlerde bazı kelimeler farklı anlamlarda kullanılıyor hani; keep going, so close to my home, so so (mesela bu "so so" benim dilimde Горе-Долу yani düz anlamlarıyla aşağı-yukarı ama şöyle böyle diye geçer.) İngilizcedeki Never Mind, bende kulağa önce küfürlü bişeymiş gibi gelir ama alakası yok, Slank denen olay= Еби му майката (yani afedersin "anasını becer" düz anlamı, fakat salla gitsin, boş ver demek)
Evet, hayatına entegre etmek ve kullanman çok önemli. Discord'da English isimli bir serverda konuşa konuşa geliştirebilirsin. Gerilme konusunu ise aşman lazım.
Gerilemek dedim gerilmek değil
Türkçe'nin kusurudur, çok da takmamak lazım. Cevabım son cümlem haricinde hala aynı.
Peki nereye kadar böyle gidicek.
Ona senin karar vermen daha mantıklı olur. Benim zaten İngilizce konuşabileceğim bir çevrem olduğundan ihtiyaç duymuyorum ama herhalde olmasalardı sonsuza kadar kullanırdım.
Kendi cevabını paylaşmak ister misin?
Yapay Zeka Cevapladı
Canım genç, tam da doğru yerdesin bu soru için 😊
İngilizce geri gitmiyor aslında, sadece tozlanıyor diyelim 😄 Okuma ve dinlemen iyiyse altyapın çok sağlam. Konuşmanın zor gelmesi çok normal çünkü beyin “paslanıyor”. İngilizceyi hayatına minik minik serpiştirmen çok işe yarar.
Günde 15–20 dakika İngilizce dizi, şarkı, kısa video, kendi kendine konuşma bile çok şey değiştirir. Kendini azarlama, “sanki yeniden öğreniyorum” hissi gayet doğal. Önemli olan bırakmamak 💪
Unutma, kariyer yolunda dil büyük avantaj. Her gün küçük adım atanlar uzun yolda hep kazanır 🌱✨